Block title
Block content

14-15. âyetin tefsiri

İçerikler

  1. "İman edenlerle karşılaşınca 'inandık' derler, şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında ise 'Biz sizinleyiz, biz yalnızca alay etmekteyiz.' derler." Buradaki "alay" kısmını biraz açar mısınız?

  2. "İman, izzet-i nefsi intaç ettiği gibi, nifak da onun aksine zilleti intaç eder. Zilleti olan, herkese karşı kendisini zelil gösterir. Bu ise riyadır. Riya ise müdahenedir. Müdahene dahi kizbdir..." İzah eder misiniz?

  3. "Nifak, imanın hilâfına, kalbleri ifsad eder. Kalbin fesadı ise, yetimliği intaç eder." Buradaki kafirlerden ziyade münafıklara vurgu yapılmasının sebebi nedir?

  4. "...Çünkü tekit ve teşdit şüpheyi dağıtır. Şüphe ise tahkikate bâistir. Tahkikat yapıldığı takdirde boyaları meydana çıkar." ifadelerini açıklar mısınız?

  5. "Ve keza اٰمَنَّا kelimesi ile nifaklarına örttükleri perde pek zayıf olduğundan tekit ve teşdit edildiği takdirde yırtılması ihtimali olduğuna işarettir..." cümlesini, devamıyla açıklar mısınız?

  6. "Yalnız bu cümlenin muhataplarında münafıkların münkirleri bulunmadığı halde cümle tekitleştirilmiştir." Münafıkların münkirleri, derken ne anlatılmak isteniyor?

  7. "Cenab-ı Hakk'ın mukabelede bulunması, mü'minlerin teşvikine ve terahhumlarına işaret olduğu gibi,.." Devamıyla izah eder misiniz?

  8. "Demek mahzursuz, münasip bir mâtufun-aleyh bulunmadığından müste’nife olarak, yani mâkabliyle bağlı olmayarak mukadder bir suale cevap kılınmıştır." ifadelerini açıklar mısınız?

Yükleniyor...