30. Söz - On Beşinci Bölüm
“Her zerrede, hem hareketinde, hem sükûnetinde iki güneş gibi iki nur-u tevhid parlıyor.” cümlesini nasıl anlayabiliriz? Buradaki “tevhid nurları” neler olabilir?
“Her bir zerre, eğer memur-u İlâhî olmazsa ve Onun izni ve tasarrufuyla hareket etmezse ve ilim ve kudretiyle tahavvül etmezse…” şeklinde devam eden yeri izah eder misiniz?
Havanın zerresinden maksat nedir? Yani oksijen midir, azot mudur veya hidrojen midir? Burada kastedilen zerre mahiyeti itibariyle nasıl anlaşılmalıdır?
Hava zerresinin özellikle örnek olarak verilmesinin hikmeti nedir? Yani havanın zerresi ile diğeri unsurların zerreleri arasında, bu hakikatlerin tezahürü için bir fark var mıdır?
“Şu zerre-i havaiye bütün onlara girer veya girebilir ve gayet hakîmâne ve üstadâne, yanlışsız olarak işler, vaziyetler alır. Vazifesi bittikten sonra kalkar, gider.” Zerrenin mezkur vazifesinin daha iyi anlaşılabilmesi için örnek verir misiniz?
Program Adı: Sorularla Sözler