Canlı bomba olup sivilleri öldürmek cihad mıdır? Risalalerde bu konu nasıl geçiyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İslam hukukunda ve Ehl-i sünnet inancında dâhilde, yani Müslümanların birbiri ile harb etmesi caiz değildir. Bu cihad değil, fitne ve fesat olarak kabul edilmiştir. Harb ve cihat ancak haricî düşmanlara karşı yapılır.

İslam dininde idareci zalim ve haksız da olsa dâhilde silahlı mücadele caiz değildir. Zalim ve haksız idareciyle mücadele ilim ile olur. Emevi hükümetinin zalim idarecilerine rağmen, İmam-ı Azam ve İmam-ı Ahmed bin Hanbel gibi büyük imamlar silahla mücadele yoluna gitmemişler, dâhilde fitneye geçit vermemişlerdir.

“Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre de itaat edin.”(Nisa Suresi 4/59) ayeti kerimesi de önce Allah’a, sonra Resulüne daha sonra da idarecilere itaati emretmektedir.

Başta Peygamber Efendimiz (asm.) olmak üzere, bütün ehlisünnet âlimleri, devlet reislerine itaat edilmesi üzerinde ısrarla durmuş ve isyanı kesin olarak yasaklamışlardır. Peygamber Efendimiz (asm.) adaletle hükmetmeyen devlet reislerine dahi isyan etmeyi yasaklamıştır. İslam, milletin birlik ve beraberliğini bozacak her türlü menfi faaliyeti yasaklamıştır. Vatanın ve milletin muhafazası, namus ve iffetin hıfzı, mal ve canın emniyeti hep devletin varlığı ve devamı ile kaim olduğu için, Hz. Peygamber (asm.) itaatin ehemmiyeti üzerinde ısrarla durmuş, Müslümanları her türlü isyan ve bozgunculuktan, nifak ve şikaktan şiddetle men etmiştir. İtaatteki hikmet ve maslahatı idrak etmeyen nice milletler, Cenab-ı Hakk’ın en büyük ihsanlarından biri olan “devlet” nimetini ellerinden kaçırmışlar; birlik ve bütünlüklerini, istiklaliyetlerini muhafaza edememişlerdir. Tarih bunun acı misalleriyle doludur.

Hariçteki düşmanlara karşı harpte ise şahıslar veya gruplar kendi başlarına hareket etmeyip İslam ordusuna, yani nizamî bir harekete dâhil olmak zorundadırlar. Her kafasına esen, ben cihada gidiyorum deyip kendini öldürtmesi cihad değil, intihardır. Bu sebeple nizamî bir ordu savaşır, şahıslar da bu ordu içinde vazife alırlar.

Bomba bağlayıp, sivil ve asker tefrik etmeden insanları öldürmek cihad değildir. İslam hukukunda böyle bir hareket asla caiz değildir. Savaş ancak düşman askerleri ile olabilir. Düşman memleketinin sivillerini öldürmek savaş değil, cinayettir.

Bu husus ayetlerde şu şekilde izah ediliyor:

"Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir." (Mâide, 5/32)

"Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez." (En'âm, 6/164)

Üstad Hazretleri bu iki ayetten şu mânayı çıkarmıştır:

"Nasıl ki, sen bir gemide veya bir hanede bulunsan, seninle beraber dokuz mâsum ile bir câni var. O gemiyi gark ve o haneyi ihrak etmeye çalışan bir adamın ne derece zulmettiğini bilirsin. Ve zalimliğini, semâvâta işittirecek derecede bağıracaksın. Hattâ bir tek mâsum, dokuz câni olsa, yine o gemi hiçbir kanun-u adaletle batırılmaz."(1)

Ayrıca Emirdağ Lahikası'nda da şöyle buyurmaktadır:

"Evet, mesleğimizde kuvvet var. Fakat bu kuvvet, âsâyişi muhafaza etmek içindir. وَلاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى düsturu ile -ki 'Bir câni yüzünden onun kardeşi, hanedanı, çoluk çocuğu mesul olamaz.'- işte bunun içindir ki, bütün hayatımda bütün kuvvetimle âsâyişi muhafazaya çalışmışım. Bu kuvvet dahile karşı değil, ancak hâricî tecavüze karşı istimal edilebilir. Mezkûr âyetin düsturuyla vazifemiz, dahildeki âsâyişe bütün kuvvetimizle yardım etmektir. Onun içindir ki, âlem-i İslâmda âsâyişi ihlâl edici dahilî muharebat ancak binde bir olmuştur. O da aradaki bir içtihad farkından ileri gelmiştir. Ve cihad-ı mâneviyenin en büyük şartı da vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır ki, 'Bizim vazifemiz hizmettir; netice Cenâb-ı Hakka âittir. Biz vazifemizi yapmakla mecbur ve mükellefiz.'”(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi İkinci Mektup.

(2) bk. Emirdağ Lahikası-II, (151. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...