Derdimizi, şekva etmeden birisiyle paylaşmak, sabr-ı cemîle muhalif midir? Hakiki sabreden bir kul olmanın ölçüsü nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Ağlamayı ve sızlanmayı Allah’ın kapısında yapmak güzel bir kulluk iken, sair insanların nazarında yapmak isyan ve fısk oluyor. Yalnız, derdimizi şikâyetsiz olarak birileri ile paylaşmak sabra muhalif olmaz. Zira Allah devayı sebepler eli ile gönderiyor. Biz bütünü ile sebeplerden yüz çevirirsek, âdetullaha muhalefet etmiş oluruz.
Meselâ; bir yerimiz ağrıyor, ama sabra muhalif olur zannı ile hekime müracaat etmiyoruz. Bu sabır değil, eziyet olur. Şikâyet etmeden, devayı sebeplerde aramak caizdir, sabra muhalif değildir.
"Musibetin darbesine karşı şekvâ suretiyle elbette âciz ve zayıf insan ağlar. Fakat şekvâ Ona olmalı; Ondan olmamalı." (Mektubat)
Musibeti veren Allah'tır. Allah bir kuluna musibet verirse, elbette mükâfatını da kat kat verir.
İşte Allah tarafından verilen ve çok hikmetlerle bezenen musibetlere karşı, insanın sabırlı olması gerekir. Allah insana yüklenemeyeceği bir musibet vermez.
Şayet insan zafiyetinden dolayı, hissî olarak musibeti kaldıramayacak durumda ise, Allah'ı insanlara şikâyet eder gibi, "Of! Of! Ben ne yaptım da bu şeyler başıma geldi" gibi sözler söylememelidir.
Şayet bir insan musibetin sıkıntısını ve elemini çekemiyor ve takat getiremiyorsa o zaman; "Ya Rabbi! Ben bu musibeti kaldıramıyorum, onun elemine dayanamıyorum. Bu musibeti ya kaldır ya da hafiflettir" demeli, O’na sığınıp, niyazda bulunmalıdır. Yani musibeti Allah’a şikâyet etmelidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar