"Din propagandasını yapan dindarların serbestiyet kanunu geri kalmış. Fakat solcular hakkındaki kanunu tâcil edip tasdik etmişler." Burada neden bahsediliyor?
Değerli Kardeşimiz;
(Demokrat dindar milletvekillerine bir hakikati ihtar)
"Bugünlerde hastalığım itibarıyla kışın pek şiddetli hiddetine tahammül edemedim. Çok tecrübelerimle, umumî bir hatanın neticesinde hava ile zemin, zelzele ile fırtına ile gazab-ı İlâhîyi haber vermek nev’înden hiddet ediyorlar gibi âdete muhalif bir vaziyet gösterdiler. Ben de bundan bir mânevî fırtınaya alâmet hissettim. Kalbime geldi ki: 'Acaba yine İslâmiyet ve hakaik-i imâniye zararına bir hatâ-yı umumî mi meydana geldi?'”
"Âdetim olmadığı halde ve dünya siyasetini terk ettiğim halde bu nokta için sordum: 'Ne var? Cerideler ne haber veriyorlar?'”
"Bana dediler ki: 'Din propagandasını yapan dindarların serbestiyet kanunu geri kalmış. Fakat solcular hakkındaki kanunu tâcil edip tasdik etmişler.'”(1)
Emirdağ Lâhikası-II (1949-1960) yılları arasında telif edildiği ve "demokrat dindar milletvekillerine" denildiğinde göre, bu kanunlar Demokrat Parti döneminde vuku bulmuş demektir.
Kanunun maddesi ve hangi kanunlar olduğu hususunda elimizde bir bilgi bulunmuyor. Buradaki ifadeye göre, dini neşriyat ve propaganda hakkındaki kanun taslağı henüz çıkarılmadan, solculuk hakkındaki kanun taslağının fikir hürriyeti mahiyetinde kanunlaştırıldığını anlıyoruz.
Anayasanın 163. maddesinin Türk Ceza Kanununun ilk kabul edildiği tarihteki şekliyle dinî veya dinî hissiyatı veya dinen mukaddes sayılan şeyleri alet ederek, her ne suret ve sıfatla olursa olsun, Devletin emniyetini ihlal edebilecek harekete halkı teşvik edenleri cezalandırmakta, dinî fikirlere ve hislere dayanan siyasî cemiyetlerin kurulmasını yasaklamakta idi. Bu maddenin kaynağı İtalyan "Zanardelli Kanunu" olmayıp "Hıyanet-i Vataniye" Kanunudur. Madde şimdiki halini 10.6.1949 tarihli ve 5435 sayılı Kanunla almış, 22.1.1983 tarihli ve 2787 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle de cezaları ağırlaştırılmıştır. Maddeye 24.7.1953 tarih ve 6187 sayılı Vicdan ve Toplanma Hürriyetinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesi hükmü, cezası ağırlaştırılarak, dördüncü fıkra olarak alınmış, propagandanın bazı mahallerde veya bazı mensuplar arasında yapılması ağırlaştırıcı sebep olarak ihdas edilmiştir.
163. madde dini propagandanın önünde ciddi bir engel teşkil etmekte idi. Ve dinî propaganda fikir hürriyeti şumulüne alınmamaktadır. Solculuk, fikir hürriyeti şumulüne alınarak neşir ve propagandasına izin verilmiştir. Biz şimdiye kadar solculuktan mahkum olan kimseyi duymadık. (Silahlı sol örgütler bahsimizin dışında).
(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II, 65. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü