Türkçe 1920x1200
İçerikler
Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan. Ramazan-ı Şerîf'teki oruç doğrudan doğruya nefsin Firavunluk cephesine darbe vurur, kırar; aczini, zaafını, fakrını gösterir; abd olduğunu bildirir. (Mektubat)
Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin! (Buharî, 3:72)
Sen, ey mağrur nefsim! Üzüm ağacına benzersin. Fahirlenme! Salkımları o ağaç kendi takmamış; başkası onları ona takmış. ( Sözler | Yirmi Altıncı Söz)
Madem meşru daire, ruh ve kalb ve nefsin bütün lezzetlerine safâlarına, keyiflerine kâfidir. Gayr-ı meşru daireye girme. Çünkü o dairedeki bir lezzetin bazan bin elemi var. Hem hakikî ve daimî lezzet olan iltifâtât-ı Rahmâniyeyi kaybetmeye sebeptir. (Sözler)
Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın kusurunu örterse, Allah da kıyamet günü onun kusurunu örter. (Müslim, Birr ve Sıla, 58)
Nimete bakıldığı zaman Mün’im, san’ata bakıldığı zaman Sâni, esbaba nazar edildiği vakit Müessir-i Hakikî zihne ve fikre gelmelidir. (Bediüzzaman, Mesnevi-i Nuriye)
Hayat veren yalnız Odur. Öyle ise, her şeyin Hâlıkı dahi yalnız Odur. Çünkü, kâinatın ruhu, nuru, mayası, esası, neticesi, hülâsası hayattır. Hayatı veren kim ise, bütün kâinatın Hâlıkı da Odur. Hayatı veren elbette Odur, Hayy u Kayyûm'dur. (Bediüzzaman, Mektubat)
Selâmet ve emniyet yalnız İslâmiyette ve imandadır. Öyle ise biz daima “Elhamdü lillâhi alâ dini’l-İslâm ve kemâli’l-îman” demeliyiz. İslamiyet & İman (Sözler)
Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar. Bu pekçok uhrevî faydaları kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kudsî pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhûr-u selâsenizi (üç aylarınızı) tebrik ediyoruz. (Şuâlar)
Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler, ben yine bu dinden, bu tebliğden vazgeçmem. Ya Allah, bu dini hâkim kılar, yahut ben bu uğurda canımı veririm. (Hadis-i Şerif Meâli - Taberî, 2/218-220)
Evet, biz bir cemaatiz. Hedefimiz ve programımız, evvelâ kendimizi, sonra milletimizi idam-ı ebedîden ve daimî, berzahî haps-i münferitten kurtarmak ve vatandaşlarımızı anarşilikten ve serserilikten muhafaza etmek ve iki hayatımızı imhâya vesile olan zındıkaya karşı Risale-i Nur’un çelik gibi hakikatleriyle kendimizi muhafazadır. (Şualar)
Bir hadis-i şerifte Resulullah (asm) şöyle buyuruyor: Kıyâmet yaklaştığında zamanın akışı hızlanır; Sene, ay gibi; ay, hafta gibi olur. Cuma’dan Cuma’ya olan vakit de, hurma dalının yaprakları ile birlikte ateşte yanması gibi kısalır.” (Hadis-i Şerif Meali - Ramuz el-Ehadis)
Rivayet-i hadiste vardır ki, her sabah bir melâike çağırıyor: “Ölmek için tevellüd edip dünyaya gelirsiniz; harap olmak için binalar yapıyorsunuz” diyor. (Hadis-i Şerif el-Aclûnî)
Dua eden adam anlar ki, Birisi var, onun hâtırât-ı kalbini işitir, herşeye eli yetişir, herbir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına medet eder. (Sözler)
Benim Rabb-i Rahîmim dünyayı bana bir hane yaptı. Ay ve güneşi o haneme bir lâmba; ve baharı, bir deste gül; ve yazı, bir sofra-i nimet; ve hayvanı bana hizmetkâr yaptı. Ve nebâtâtı o hanemin ziynetli levazımatı yapmıştır. (Sözler)
Ölüm, Nevruz günümüzdür, baharımızdır. (Bediüzzaman Said Nursi)
Aranızda iki şey bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarılırsanız, yoldan sapmazsınız. Biri Allah'ın Kitabı, diğeri de benim Sünnetimdir. Bunlar, Kevser Havuzuna varıncaya kadar birbirinden ayrılmazlar. (Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir - 3923)
Herkes her risalenin her mes'elesini anlamasına muhtaç değil. Ne kadar anlarsa kâfidir. (Barla Lâhikası)
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara va’dolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur. İnkâr edenlerin sonu ise ateştir. Râd Sûresi, 35
Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim. Siz inşaallah cennet-âsâ bir baharda gelirsiniz. Şimdi ekilen nur tohumları zemininizde çiçek açacaklar. (Emirdağ Lâhikası)
Andolsun, eğer onlara, “Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?” diye soracak olsan, mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. (Ankebût, 63)
Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. (Maide, 5/90)
Bir büyük infilak olacak. O infilak ve inkılaptan sonra, Kur'an etrafındaki surlar kırılacak. Doğrudan doğruya Kur'an, kendi kendini müdafaa edecek. Ve Kur'an'a hücum edilecek; i'cazı, onun çelik bir zırhı olacak. Mektubat
İlimlerin esası, ilimlerin şâhı ve padişahı, imân ilmidir. (Sözler)
Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik. (Ahzab Suresi - 45 ve 46. Âyet Mealleri)
Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir. (Lem'alar)
Kim bir kavme benzemeye çalışırsa ondandır. (Hadis-i Şerif Meali - Ebu Davud)
KAR'ı pek bâridâne ve tatsız telâkki ederler. Halbuki, o bârid, tatsız perdesi altında o kadar hararetli gayeler ve öyle şeker gibi tatlı neticeler vardır ki, tarif edilmez. (Sözler)
Kıyamet saatinin gelmesini acele ile isteyenler, ona inanmayanlardır. Müminler ise O'nun gerçekten vaki olacağını bilir ve ondan kaçınırlar. Kıyamet hakkında münakaşa edenler, haktan ve gerçekten çok uzak, derin bir sapıklık içindedirler. (Şûrâ Sûresi)
Hayatım hayatınla devam edecek… İstikbalde Nur bayramları olacak, ben o bayramları göremeyeceğim, sen o bayramları görecek ve gelip kabrimde bana anlatacaksın. Üstad Bediüzzaman Said Nursi
Hortumlu sivrisinek dünyaya geldiği dakikada hanesinden çıkar, durmayarak insanın yüzüne hücum eder, uzun asâsıyla vurur, âb-ı hayat fışkırtır, içer. Hücumdan kaçmakta, erkân-ı harp gibi maharet gösterir. Acaba bu küçük, tecrübesiz, yeni dünyaya gelen mahlûka bu san’atı ve bu fenn-i harbi ve su çıkarmak san’atını Kim öğretmiş? Ve nereden öğrenmiş? (Mesnevi-i Nuriye)
Ahmed İbnu Hanbel’in Müsned’inde Hafsa validemizden (r. anhâ) rivayet edilmiştir: “Dört şey var ki, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (yaşadığı müddetçe) hiç bırakmadı: Aşûra orucu, Her aydan üç gün (oruç), Zilhicce’den on gün (oruç), Sabah namazından önce iki rek’at. Kütüb-i Sitte
Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz. Ali İmran-103.
İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır. Enfâl Sûresi - 74
Üç şey vardır ki, onlar kimde bulunursa, Yüce Allah onu her yönüyle himâyesi altına alır ve onu Cennetine koyar Zayıfa merhamet, Anne babaya şefkat, Emri altındakilere iyilik. Hadisi Şerif Meali - Camiü’s-Sağir - 3416
Kötü sözler söylemeden ve günah işlemeden hacceden, anasından doğduğu gündeki gibi günahsız olarak (memleketine) döner. Hadis-i Şerif Meali - Buhârî
Hiç bir kul, kurban günü, Allah indinde kan akıtmaktan daha sevimli bir iş yapamaz. Zîra, kesilen hayvan, kıyamet günü boynuzlarıyla, kıllarıyla, sınnaklarıyla gelecektir. Hayvanın kanı yere düşmezden önce Allah indinde yüce bir mevkiye ulaşır. Öyle ise, onu gönül hoşluğu ile ifâ edin. Tirmizî, İbn-i Mâce
Kâinat bir şeceredir. Anâsır onun dallarıdır. Nebatat yapraklarıdır. Hayvanat onun çiçekleridir. Bu semerelerden en ziyadar, nurlu, ahsen, ekrem, eşref, eltaf Seyyid-ül Enbiyâ vel Mürselîn, İmâm-ül Müttakîn, Habîb-i Rabb-ül Âlemîn, Hazret-i Muhammed'dir.
Şimdi kuşlara bak: Onların söyleşmeleri ve cıvıldaşmaları bir Sâni-i Hakîmin intak ve söyletmesi olduğuna delil-i kat’î ise, hayret verir bir tarzda birbirine o seslerle müdavele-i hissiyat ve ifade-i maksat etmeleridir. (Sözler)
Allah sizin görünüşünüze, malınıza, mülkünüze bakmaz; yalnızca kalplerinize ve amellerinize bakar. (Müslim, Birr ve Sıla, 34.)
Evet, bir incir çekirdeğinden koca bir incir ağacını ve ince bir sap ile koca bir kavunu bağlayıp çıkaran kudrete hiçbir şey ağır gelmez. Mesnevi-i Nuriye
Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. (Al-i İmran 169)
Sivrisineğin gözünü halk eden, güneşi dahi o halk etmiştir. (Mesnevi-i Nuriye)
Evet, herbir nebâtın çiçek açması zamanında ve sünbül vermesi ânında, tebessümkârâne mânevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri, kendileri gibi güzel ve zâhirdir. (Sözler)
Elimizde Nur var, topuz yok. Nur kimseyi incitmez, ışığıyla okşar. (Kastamonu Lâhikası)
Elveda Ya Şehr-i Ramazan Evet, Ramazan-ı Şerifte güya âlem-i İslâm bir mescid hükmüne geçiyor. Öyle bir mescid ki, milyonlarla hâfızlar, o mescid-i ekberin köşelerinde o Kur’ân’ı, o hitab-ı semâvîyi arzlılara işittiriyorlar. (Mektubat)
Hem madem muntazam bir fiil fâilsiz olmaz, Mânidar bir kitap kâtipsiz olmaz, San’atlı bir nakış Nakkâşsız olmaz. Elbette, şu kâinatı dolduran ef’âl-i hakîmânenin bir fâili ve yeryüzünün mevsim be mevsim tazelenen hayretfezâ nukuşlarının,mânidar mektubatının bir kâtibi, bir Nakkâşı vardır. (Sözler)
Ramazan ayına bu ismin verilmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir. Hadisi Şerif Meali - Camiü’s-Sağir - 2596

















































