Türkçe 1920x1200
İçerikler
"Şükrün envâı var. O nevilerin en câmii ve fihriste-i umumiyesi, namazdır."
(Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Beşinci Risale olan Beşinci Mesele)
"Bütün kâinata taallûk eden bir emanet beraberindedir. Hem şu kâinatın rengini değiştirecek bir nur beraberdir."
(Sözler, Otuz Birinci Söz, Miraç Risalesi)
"Nev-i beşer âhir vakitte ulûm ve fünuna dökülecektir, bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise ilmin eline geçecektir."
(Sözler, Yirminci Söz, İkinci Makam, Bir nükte-i mühimme ve bir sırr-ı ehem)
"Rahmeten li’l-Âlemîn olan rahmet-i mücessemeye vesile ise, salâvattır. Evet, salâvatın mânâsı rahmettir."
(Lem'alar, On Dördüncü Lem'a, İkinci Makam, Altıncı Sır)
"Allah’ı sevmek, onun marziyatını yapmaktır. Marziyatı ise, en mükemmel bir surette zat-ı Muhammediyede (a.s.m.) tezahür ediyor."
"Kur’ân-ı Hakîmin hizmeti, beni şiddetli bir surette siyaset âleminden men etti. Hattâ düşünmesini de bana unutturdu."
(13.Mektup, 2.Sual)
(13.Mektup, 2.Sual)
"Medar-ı ezvak olan gençlik gidiyor; menşe-i ahzân olan ihtiyarlık, yerine geliyor."
(Lem'alar, Yirmi Altıncı Lem'a, Sekizinci Rica)
"Takvayla ve niyet-i içtinabla yüzer amel-i sâlih işlenmiş hükmündedir."
(Kastamonu Lahikası, 103.Mektup)
"Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı âlem-i berzahta onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar."
(Mektubat, Birinci Mektup)
"Bütün yıldızları elinde tutmayan, bir tek zerreye Rab olamaz."
(Sözler, Otuz İkinci Söz, Birinci Mevkıf)
"Abd ile Mâbud arasında en yüksek ve en lâtif olan nisbet, ancak ibadettir. Evet kemâlât-ı beşeriyenin en yükseği, şu nisbet ve münasebettir."
(İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 21-22.Âyetin tefsiri)
(Mesnevi-i Nuriye, Habbe)
(Şuâlar, On Üçüncü Şuâ)
"Nedendir ki şu azîm ticarete girmiyorsun? Rabb-i Kerim, senin yanında emaneten koyduğu mülkünü senden satın almak istiyor; tâ ki zayi olmaktan muhafaza etsin."
(Nur'un İlk Kapısı)
"Nâmahreme nazar etme. Çünkü rivayet var: İmam-ı Şâfiî’nin (r.a.) dediği gibi, haram nazar, nisyan verir."
(Kastamonu Lahikası, 91.Mektup)
"Eğer bir adamın iyilikleri fenalıklarına kemiyeten veya keyfiyeten ziyade gelse, o adam muhabbete ve hürmete müstehaktır."
(Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, On Üçüncü İşaret)
"Kalblerin en lâtifi, en şefiki, “kısm-ı sâni” ile tâbir edilen kadın kalbidir."
(İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 25.Âyetin tefsiri)
"Nur şakirtleri mümkün olduğu kadar her yerde küçücük bir dershane-i Nuriye açmak lâzımdır."
(Emirdağ Lâhikası-II, 143.Mektup)
"Acz, nidânın mâdenidir. İhtiyaç duanın menbaıdır."
(Mesnevi-i Nuriye, Hubâb)
"Ahlâk-ı âliyeyi ve yüksek huyları hakikate yapıştıran ve o ahlâkı daima yaşattıran, ciddiyet ile sıdktır. Eğer sıdk kalkıp araya kizb girerse, rüzgârlara oyuncak olan yapraklar gibi, o adam da insanlara oyuncak olur."
(İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 23-24. âyetin tefsiri)
"Adâvet etmek istersen, kalbindeki adâvete adâvet et, onun ref’ine çalış."
(Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, Birinci Mebhas, Dördüncü Vecih)
"Karanlıklı bu hayat-ı dünyeviyenin en nurani Leyle-i Kadri, Ramazandır."
(Mektubat, 29.Mektup, 2.Risale, 7.Nükte)
"Ramazan-ı Şerifteki oruç, doğrudan doğruya nefsin firavunluk cephesine darbe vurur, kırar. Aczini, zaafını, fakrını gösterir. Abd olduğunu bildirir."
(Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, İkinci Risale olan İkinci Kısım)
"Beşerin musibetini ikileştiren sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün ilacı oruçtur."
(Yirmi Dokuzuncu Mektup, İkinci Risale olan İkinci Kısım, Sekizinci Nükte)
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
"Ramazan-ı Şerifteki savm, İslâmiyetin erkân-ı hamsesinin birincilerindendir. Hem şeâir-i İslâmiyenin âzamlarındandır."
(Yirmi Dokuzuncu Mektup, İkinci Risale olan İkinci Kısım, Birinci Nükte)
(Altıncı Söz)
(Şualar, On Dördüncü Şuâ)
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
(Mektubat, Yirmi Üçüncü Mektup, Yedinci Sual)
"Miracın hikmeti o kadar yüksektir ki, fikr-i beşer ulaşamıyor. O kadar derindir ki, ona yetişemiyor. O kadar incedir ve lâtiftir ki, akıl kendi başıyla göremiyor."
(Sözler, Otuz Birinci Söz, Üçüncü Esas)
"Bu geceler elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için, elden geldiği kadar Kur’ân’la ve istiğfar ve salâvatla meşgul olmak büyük bir kârdır."
(Şualar, On Dördüncü Şuâ)
(Emirdağ Lâhikası-I, 17.Mektup)
(Emirdağ Lâhikası-II, 73.Mektup)
اَللّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فيِ رَجَبٍ وَ شَعْبَانَ وَ بَلِّغْنَا رَمَضَان
“Allahümme barik lenâ fi Recebe ve Şaban. Ve belliğnâ Ramazân.”
“Allah'ım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır.”
(Hadisi Şerif Meali - Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
Şu güzeran-ı hayat bir uykudur, bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi, bir rüzgâr gibi uçar gider.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
(Sözler, Yirmi Sekizinci Söz, Giriş)
(Mektubat, Hakikat Çekirdekleri)
"Sizler her zamandan ziyade bu fırtınada tesanüdünüzü ve ittihadınızı ve birbirinin kusuruna bakmaması, birbirini tenkit etmemesi, Risale-i Nur’un vazife-i kudsiye-i imaniyesi hesabına mükellef ve muhtaçsınız."
"Bir adamın kıymeti himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir."
(Hutbe-i Şamiye)
"İnsanın helâl sa’yiyle, meşru dairede gördüğü zevkler, lezzetler, keyfine kâfidir; harama girmeye ihtiyaç bırakmaz."
(Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas, Üçüncü Nükte)
"Akaidî ve imanî hükümleri kavî ve sabit kılmakla meleke haline getiren, ancak ibadettir."
(İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 21-22.Âyetin tefsiri)
"Kalb-i insanîden hürmet ve merhamet çıksa; akıl ve zekâvet, o insanları gayet dehşetli ve gaddar canavarlar hükmüne geçirir, daha siyasetle idare edilmez."
(Şuâlar, Beşinci Şua, İkinci Makam, On Beşinci Mesele)
Bu Nur, eser-i tefsîridir o semavî kitabın,
İlân eder hakikati, emr-i hakkı bildirir.
İsyanlara, zulümlere mâruz olan cihanın,
Bu asırda gözyaşını nur saçarak dindirir.
Bu eserdir muztarip gönüllere tesellî.
Bu kararsız âlemin her buhranında nur saçar.
Bu eserdir her zulmette selâmetin rehberi.
Ehl-i iman bu sayede, bu eserle hür yaşar.
(Emirdağ Lâhikası 1 - Risale-i Nur)
"Bu dehşetli tahrip edicilere karşı ancak ve ancak hakikat-ı Kur’âniye etrafında ittihad-ı İslâm dayanabilir."
(Emirdağ Lâhikası-II, 19.Mektup)
"İttihad-ı İslâmın tam zamanı gelmeye başlıyor. Birbirinizin şahsî kusurlarına bakmamak gerektir."
(Hutbe-i Şâmiye)

















































