"Ahlâk-ı âliyeyi ve yüksek huyları hakikate yapıştıran ve o ahlâkı daima yaşattıran, ciddiyet ile sıdktır. Eğer sıdk kalkıp araya kizb girerse,.." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"İkinci nükte: Ahlâk-ı âliyeyi ve yüksek huyları hakikate yapıştıran ve o ahlâkı daima yaşattıran, ciddiyet ile sıdktır. Eğer sıdk kalkıp araya kizb girerse, rüzgârlara oyuncak olan yapraklar gibi, o adam da insanlara oyuncak olur."(1)
"Sıdk" hem doğruluk hem hakikat-i hale muvafık ve mutabık olmak hem de sözünde durmak manasında kullanılıyor. Yani yüksek ahlak sahibi birisi daima doğru, dürüst, sözünün eri ve hakikate mutabık olur.
"Kizb" ise sıdkın aksine yalancılık, hakikate zıt olmak ve dürüst olmama halidir ki; bu vasıftaki bir insandan herkes nefret eder, hiç kimse ona itibar etmez.
Temeli yalancılık ve cıvıklık olan bir adamın, yüksek ve güzel ahlak sahibi olması mümkün değildir. Bir binanın sağlamlığı temelin sağlam olmasıyla mümkündür Aynı şekilde doğruluk ve ciddiyet temeli ile yüksek ve güzel ahlak arasında da doğru nisbet bulunuyor.
Habib-i Kibriya Efendimiz (asm) hayatı boyunca en yüksek ve en güzel ahlak üzerine yaşamıştır, buna düşmanları bile şahittir. Şayet -hâşâ- o yalancı ve ciddiyetsiz birisi olsa idi, bu yüksek ve güzel hayatı üzerinde göstermesi imkânsız olurdu.
Güzel ve yüksek ahlak hayatında sabit ise, doğru ve ciddi olduğu da sabit olur demektir. Sıdk ile güzel ahlak arasında lüzumiyet bulunuyor; birisi varken diğerinin olmaması düşünülemez.
Ciddiyetsiz ve yalan söyleyen insanları kimse dikkate almaz, hatta onunla alay ederler. "İnsanlar elinde oyuncak olmak" tabiri de insanlar tarafından ciddiye alınmaması ve sözlerinin muteber sayılmaması demektir.
Meselâ, devamlı yalan söyleyen birisinin getirdiği bir habere hiç kimse inanmaz. O haber başka güvenilir bir kaynak tarafından teyit ettirilmek istenir ki, bu da bir insan için ağır ve yaralayıcı bir durumdur.
Aynı durum cıvık, gevşek ve ciddiyetten uzak insanlar için de geçerlidir. Fazla şaka ve gevşeklik, insanın vakarını izale ettiği gibi, diğer insanlar nezdinde de itibarının buharlaşmasına neden olur. Hâliyle insanı güçlü, sözü dinlenir ve itimat edilir kılan en mühim iki sıfat ciddiyet ve sıdktır, yani doğru sözlü olmaktır.
“Zâtında gâyet kemâldeki ahlâk-ı hamîdesini ve vazifesinde nihayet hüsnündeki secâya-yı galiyesini ve kemâl-i emniyetini ve kuvvet-i îmânını ve gâyet itminanını ve nihayet vüsûkunu gösteren fevkalâde takvâsı, fevkalâde ubûdiyeti, fevkalâde ciddiyeti, fevkalâde metâneti; dâvâsında nihayet derecede sâdık olduğunu güneş gibi âşikâre gösteriyor.” (19. Söz)
Habib-i Edib Efendimiz (asm.)’in “El-Emin” sıfatına ve en güzel ahlâk sahibi olduğunu en azılı düşmanları dahi tasdik etmişlerdir.
(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi 23 ve 24. Ayetlerin Tefsiri.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü