"İmam-ı Şâfiî (r.a.) gibi çok büyük müçtehidler demişler: Besmele tek bir ayet olduğu hâlde, Kur’an’da yüz on dört defa nazil olmuştur." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmam Şafi Hazretleri; “Besmele tek bir âyet olduğu hâlde, Kur’ân’da yüz on dört defa nâzil olmuştur.” (bk. Lem'alar, On Dördüncü Lem'a) demekle besmelenin insan hayatında ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulamıştır.

Kur’ân-ı Kerîm’de her bir sure başında besmeleye yer verilmesi, besmelenin Allah katında ne kadar ehemmiyetli olduğunu gösteriyor. Kim Allah’ın değer verdiğine değer verirse, Allah da ona değer verir. Bu bakımdan, her işimizde besmele dilimizin virdi olmalıdır.

İnsan besmele çektiğinde Allah, Rahmân ve Rahîm isimlerini hatırlamakla sonsuz bir ilim, irade ve kudrete istinad etmiş oluyor.

"O (mektup) Süleyman'dandır, rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla (başlamakta)dır." (Neml, 27/30)

Âyeti nâzil olduktan, sonra Peygamber Efendimiz (asm) hayatının sonuna kadar, bütün Müslümanlar da o günden sonra her işe başlarken artık hep "Bismillâhirrahmânirrahîm"i kullanmışlardır.

Ayrıca Hz. Peygamber (asm) “Besmelenin yazıldığı ilk satıra, başka hiçbir şeyin yazılmamasını” da emretmiştir.(1)

“Davud oğlu Süleyman (a.s.) ve benden başka hiçbir peygambere indirilmeyen bir ayet bana indirildi. Bu ayet 'Bismillâhirrahmanirrahim'dir."(2)

“Besmele ile başlanmayan her önemli iş sonuçsuz kalır.”(3)

Hadîsi de besmelenin ehemmiyetini güzel bir şekilde izah etmektedir.

İslam, kişinin her hayırlı işe Allah’ın adı ile başlamasını emreder. Eğer bu şuurlu bir şekilde ve samimiyetle yapılırsa, şu üç güzel neticeyi doğuracaktır:

Birincisi, kişiyi kötülükten uzak tutar. Çünkü Allah ismi, onu kötü bir niyettten veya davranıştan alıkoyar.

İkincisi, kişi meşru bir işe başlarken Allah’ın adını anarsa, onun her hareketi Allah'ın rızasına uygun olur.

Üçüncüsü, kişi, Allah’ın ihsanına mazhar olur ve şeytanın desiselerinden korunur. Çünkü kim Allah’a yönelirse, Allah da ona teveccüh eder.(4)

Dipnotlar:

1) bk. DİA Besmele md. Kurtubî, I, 92; Kalkaşendî, VI, 211-215’den.
2) bk. İbn Kesîr, Tefsir, İstanbul, 1984, I, 33.
3) bk. Münavî, Feyzu’l-Kadir, V, 13.
4) bk. Mevdudî, Tefhim, trc. Komisyon, İstanbul, 1996, I, 40.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...