Üçüncü Sır

İçerikler


  1. "Kâinatı şenlendiren ve karanlıklı mevcudatı ışıklandıran rahmettir." ifadesi ne demektir?

  2. "Ve bu fânî insanı ebede namzet eden ve ezelî ve ebedî bir Zata muhatap ve dost yapan, bilbedahe, rahmettir." Bu cümleyi izah eder misiniz?

  3. Ebede namzed olmanın rahmetle ilişkisi nedir?

  4. "... 'Bismillâhirrahmânirrahîm' de, o hakikate yapış ve vahşet-i mutlakadan ve hadsiz ihtiyâcâtın elemlerinden kurtul. Ve o Sultan-ı Ezel ve Ebedin tahtına yanaş ve o rahmetin şefkatiyle ve şefaatiyle ve şuââtıyla..." İzah eder misiniz?

  5. "Sultan-ı Ezel ve Ebedin tahtına yanaş ve o rahmetin şefkatıyla ve şefaatıyla ve şuaatıyla o Sultana muhatab ve halil ve dost ol!" Allah'a dost, halil ve muhatap olabilmek için ne yapmalıyız?

  6. Bütün mahlukatın insanın etrafına inayetle toplanması ve hacetlerimize "lebbeyk" demeleri, her bir makam sahibine göre ayrı ayrı mıdır?

  7. Rahmetin hikmet, inayet ve ilmi tazammun etmesini nasıl anlamalıyız?

  8. Besmelenin nurları sadece rahmet açısından mı görülebilir?

  9. Böyle bir rahmetin, insanlardan küllî ve halis bir şükür, ciddî ve safî bir hürmet istemesi ne demektir? Bu mukabeleyi herkes yapabilir mi, yoksa burada özel makam sahipleri mi kastedilmektedir?

  10. "Kainat simasında, öyle bir sikke-i rahmet içinde, bir hatem-i Rahimiyeti ve bir nakş-ı şefkati dokuyor ve öyle bir hatem-i inayeti nescediyor ki, güneşten daha parlak." cümlesini izah eder misiniz?

  11. “Nakş-ı azam olan insan” ifadesini nasıl anlamalıyız? Her insan bu anlamda nakş-ı azam tabiri içerisine girer mi?

  12. "Nebâtî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve fedâkârâne şefkatleriyle..." Buradaki "nebati valide"yi nasıl anlayabiliriz, onların da mı şefkati var?

  13. “Ey insan, eğer insan isen bismillahirrahmanirrahim de!” cümlesinde, neden sadece Müslümanlara değil de bütün insanlara hitap edilmiş? Zira besmeleyi Müslümanlar söylerler.

  14. Bugün türlerin sayısı milyonu geçmiş bulunuyor. Üstadımız ise 400.000 muhtelif taifeden söz ediyor. Bu meseleyi nasıl anlamamız lazım?

  15. "Kemâl-i intizamla, hikmet ve inâyetle terbiye ve idare eden..." İntizamla nasıl idare ediyor? "Küre-i arzın simasında hâtem-i ehadiyeti vaz’ eden, bilbedâhe, belki bilmüşahede, rahmettir." Ehadiyetle rahmetin ilgisi nedir?

  16. Hatem-i Rahmaniyetin içerisinde gösterilen "sikke-i ehadiyete" birkaç örnek verilebilir mi?

  17. İnsanın sima-i manevisinden maksat nedir, biraz açar mısınız?

  18. İnsan simasında, küre-i arz simasında ve kâinat simasında; niçin diğer isimler değil de hep ism-i Rahmanın tezahürü nazara veriliyor? Niçin diğer mahlukata göre insan, ism-i Rahmanı tamamıyla gösterir bir mahiyettedir?

  19. "Sana bu simayı veren ve o simada böyle bir sikke-i rahmeti ve bir hâtem-i ehadiyeti vaz’ eden Zat..." ifadesini devamıyla açıklar mısınız?

  20. “Rahmetin vücudu güneş kadar aşikâr” olduğu halde, ekser insanların bundan gafil olmaları nedendir?

  21. "Ey insan! Bil ki, o rahmetin arşına yetişmek için bir mi'rac var. O mi'rac ise, Bismillahirrahmanirrahim'dir." Besmelenin, rahmetin arşına miraç olmasını nasıl anlamalıyız?

  22. "Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın yüz on dört sûrelerinin başlarına..." Kur’an-ı Kerim’de kaç surenin başında besmele geçiyor?

  23. "Besmelenin azamet-i kadrine en kat’î bir hüccet şudur ki; İmam-ı Şâfiî (r.a.) gibi çok büyük müçtehidler demişler: Besmele tek bir âyet olduğu halde, Kur’ân’da yüz on dört defa nâzil olmuştur.” İzah eder misiniz?

Yükleniyor...