İradeyi güçlendirmenin yolları nelerdir, Risalelerde bu konuda bilgi var mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir gemi için dümen ne ise, insan için irade de odur. İnsan irade ile devamlı beyne mesajlar gönderir. Beyin net mesajlar ister. Kararsızlık insanı ruhen zayıflatır. Bir ordu komutanı askerlerine, "Şöyle yapsanız herhalde iyi olur.”; "Sanıyorum şöyle yapmanız gerekiyor." gibi ifadeler kullansa kimseyi harekete geçiremez. Başarılı bir komutan, net ifadelerle emir ve direktiflerini verir. Onun gibi, "Bugün şu kitabı okusam herhalde iyi olur." "Sanıyorum ders çalışmam gerekiyor" tarzında hareket eden birisi hedefe varamaz. "Mutlaka okumalıyım, çalışmalıyım" diyen birisi ise, adım adım hedefine ulaşır.

İnsanın fiilleri meyillerden doğar. Meyiller ise akıl ve latifelerle beslenir. İnsandan güzel fiillerin meydana gelmesi, bütün bunların irade dümeni ile güzel şeylere yönlendirilmesiyle mümkündür. Mesela, birkaç gün sonra zor bir imtihanı olan bir talebe, "Mutlaka başarmalıyım!" derse, ciddi olarak çalışmaya meyleder. Kendisi ders çalışırken dışarıda oyun oynayan arkadaşlarını görse bile, iradesi buna engel olur, oyunu en azından imtihan sonrasına erteler.

"Sabah saat beşte uyanmalıyım" diyen birisi, saatini kurmasa bile o vakitte uyanır. Saatini sabah beşe kuran, fakat iradesini buna yönlendirmeyen ise, çalan saati duymayacaktır.

İmanlı ve takva biri, nefsine hâkim olmak için oruç tutar. Eğer imanı zayıf ise, iyi b,r dini bir terbiye almamışsa, nefsi onu gayr-i meşru yollara sevk eder.

Alışkanlıklar zamanla insan kalbinin derinliklerine kök salar. Öyle ki, kişi istese bile iradesini isteği dışında kullanır.

İlim zekâya, amel iradeye bakar. Sadece ilmî terbiye gören birisi, ibadetlerini aksatabilir. Sözgelimi, sigara içen herkes bunun zararlı olduğunu bilir. Fakat sigarayı bırakmak, sadece ilimle olmadığından, ancak kuvvetli bir irade gösterebilenler bırakmakta muvaffak olurlar.

Kur'an-ı Kerim, sadece ilmin yetmediğini beyan sadedinde şunu ders verir:

"Onlara o herifin kıssasını oku ki, ona ayetlerimizi sunmuştuk da o onlardan sıyrıldı çıktı. Derken onu şeytan arkasına taktı da sapkınlardan oldu. Eğer dileseydik biz onu o ayetlerle yükseltirdik. Lakin o, yere (süfli şeylere) saplandı ve hevasının ardına düştü. Artık onun meseli, o köpeğin meseline benzer ki, üzerine varsan dilini sarkıtır solur, bıraksan yine dilini sarkıtır, solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan kimselerin meselidir." (A'raf, 7/175,176)

Ayet, ilminin hilafına amel eden kötü alimi anlatmaktadır. Böylelerinin dalalete düşmesi bilmemekten değil, irade terbiyesinin olmayışındandır.

İslamiyet, insanları başıboş bırakmaz, onları yönlendirir. "Şu haramdır, uzak dur! Bu helaldir, istifade et!" der. Bu yönden baktığımızda, irade eğitiminin esasının dindarlık olduğunu söyleyebiliriz.

Dine kuvvetli inanan birisi, iradesini dinin gösterdiği esaslar doğrultusunda kullanır, haramdan kaçar, helalden yararlanır. Dini bir terbiye almayan birisi ise, iradesinin dizginini nefis ve şeytana verir. Nefis ve şeytan, böyle kişilerin iradelerini şehvet tarlalarına, isyan bataklıklarına yönlendirir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...