"Meyelan" insanda Allah'ın bir tecellisi midir; yoksa acizlik, fakirlik gibi Allah'ta olmayan bir şey midir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsandaki irade ve iradenin aslını ve esasını teşkil eden meyelan ve meyelandaki tasarruf da itibari emir sınıfındandır. Bu yüzden illet-i tamme, yani bir fiilin oluşmasında lüzumlu tüm sebepler, itibari emirlerde işlemez ve gerekmez.

İradenin tercih etme anında, harici ve cismi, hiçbir sebep müdâhil olamaz. Harici ve cismi şeyleri yaratan kudrete tesir etmez. Yani "illet-i tamme istemez" denilirken, Allah’ın kudret sıfatının müdâhil olmadığı vurgulanıyor. Yoksa, meyelan veya meyelandaki tasarruf, İlahi plan ve tecellinin tamamen dışında bir şeydir demek, hatalı olur.

Varlık sınıfından mümkünatın üç kısmı vardır.

Biri mevcut, yani varlık sahasına çıkmış, harici vücudu olan her şey. Bu mevcudatı yaratan ve idare eden; Allah’ın kudret sıfatıdır. Burada kulun hiçbir müdahalesi olamaz.

Mümkinatın ikinci sınıfı ise, “madum”dur. Yani, varlık sahasına çıkması mümkün ve caiz olup da henüz varlık sahasına çıkmamış olan şeylerdir.

Mümkinatın üçüncüsü, irade ve ruhun mahiyeti ile alakalı olan kısmı ise, itibari ve nispi şeyler dediğimiz; “mevcut ile madum” arası olan varlıklardır.

Bu üçüncü sınıf olan itibari ve nisbi emirler ne mevcuttur ne de mâdumdur; ikisi arasında bir makam ve mevkie sahiptirler. Bu sınıfta Allah’ın kudret sıfatının taalluk ve tecellisi yoktur, mec’uldür; ama mahlûk değildirler. Yani Allah’ın planı ve tercihidirler; ama kudretin sahası olan mahlûkat sınıfından değildirler.

İnsanda tecelli eden her şeyin Allah’ta da tasavvur edilmesi caiz değildir. Yani Allah, insanda meyil duygusunu yarattı ya da varlığını murat etti diye, Onda da meylin olması gerekmiyor. Mahlûkat ile Allah’ı kıyaslamak şirk olur. Allah mahlûkattan ve onun sıfatlarından münezzeh ve mukaddestir.

- MEYELAN HAKKINDA

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 6.756
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
çok teşekkürler
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nur mektupları

Emr-ii itibariler, biz öyle itibar ettiğimiz için olmuyorlar mı... biz insan olarak "sağ ve sol" kavramını emr-i sabitlere nispeten var kabul ediyoruz... yoksa hakikatte bir vucutları yoktur... yani varda biz ona var demiyoruz, var olanlara nispeten öyle bir varlığı kabul ediyoruz buna göre" HAKİKATTE VAR OLAN BİR VARLIKTIR" sözünü nasıl anlayalım.

Allah razı olsun.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

"HAKİKATTE VAR OLAN BİR VARLIKTIR" maksat mahluk olarak değil işlevsel olarak var anlamına geliyor sağ sol mahluk olarak olmasa da işlevsel ve kavramsal olarak vardır şayet hiç olmamış olsalardı sağa git dediğimizde nereye gideceğimizi bilemezdik. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...