"Risale-i Nur doğrudan doğruya Kur’ân’ın bâhir bir burhanı ve kuvvetli bir tefsiri ve parlak bir lem’a-i i’câz-ı mânevîsi ve o bahrin bir reşhası..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Malum olduğu üzere Kur’an tefsirleri lafzi ve manevî olmak üzere iki sınıftır. Lafzi tefsirler; ekseri olarak Kur’an’ın zahiri cümle ve lafız kalıplarını gramer kaidelerine göre yorumlayan tefsirlerdir.
Manevî tefsirler ise; Kur’an’ın remzi, işari ve deruni manalarını asrının ihtiyacına ve idrakine uygun bir şekilde izah edilmesidir.
Risale-i Nurlar lafzi değil, manevî bir tefsirdir. Manevî tefsirler doğrudan zamanın ihtiyaçlarına bakarken, lafzi tefsirler Kur’an’ı intizam üzerine takip eder.
Risale-i Nur gibi manevî tefsirler Kur'an’ın daha çok remzi ve işari tefsiridirler. İlmi ve kesbi olmayıp, vehbi ve ledünni tefsirlerdir.
Allah’ın kerem ve şefkatinden zamanın manevî dertlerine şifa olması için verilen bir ikramdır. Bu tefsirin yazılmasında müfessirin fikir ve ilminden ziyade, Allah’ın ilhamı ve vehbi ilim galiptir. İslam tarihinde bu gibi tefsirler diğer klasik tefsirlere nisbeten daha çok ilgi ve alaka görmüşlerdir. Bunun sebebi, zamanın yaralarına tam ilaç olması ve avama hitap etmesidir. Risale-i Nurlar bu ikinci sınıf tefsirlerdendir; kesb ve ilimden ziyade vehbe ve ilhama mazhar olan bir tefsirdir. İmam Rabbani’nin Mektubat’ı, Mevlana’nın Mesnevisi, Geylani Hazretlerinin Fütuhul Gaybı da bu manadaki tefsirlerden bazılarıdır.
Risale-i Nurlar klasik tefsirler gibi Kur’an ayetlerini baştan alarak sonuna kadar tefsir etmiyor. Sadece günümüzün manevî hastalıklarına deva olan veya dinsiz filozofların tenkidine maruz kalmış ayetleri tefsir etmiştir. Ayetlerin sair lafzi ve kesbi tabirlerini klasik tefsir kaynaklarına havale etmiştir.
Risale-i Nur'da geçen ayetlerin ekserisi imana dair ayetlerden müteşekkildir. Zira bu asır, fen ve felsefeden gelen dinsizlik akımlarının tesirinde olmasından, birçok ehl-i iman şek ve şüpheden kendilerini kurtaramıyor. Bu yüzden, Üstad Hazretleri bütün gayret ve mesaisini imanın taklitten tahkike çıkarılması ve dinsiz felsefeye karşı sağlam itikadı tesis etmek üzerine teksif etmiştir. İslam’ın diğer hususlarını sair kaynaklara havale etmiştir.
Bir binanın en mühim yeri temelidir, zira bina temel üstünde durur. İslam binasının temeli imandır, sair kısımlar ise bu temel üstünde yükselir. Bu zamanın din düşmanları İslam binasının temeli olan imana hücum ediyorlar. Risale-i Nur, İslam binasının temeli olan imanı müdafaa ediyor ve milyonlarca insanın tahkiki imanı kazanıp, imanla kabre girmelerine vesile oluyor.
Risale-i Nurların manevî tefsir olmasını böyle anlamak gerekir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü