Binlerce hissiyat ve latifeler insana dercedilmiş ve çoğu bilinmiyor. Bunlar bizim imanımıza nasıl katkı sağlıyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir şeyin mahiyetini bilmek ayrı, varlığını bilmek ayrıdır. Çok şeylerin varlığını biliriz ve sezeriz; ama mahiyeti bizce meçhuldür. O şeylerin mahiyetini bilmememiz, çalışmasına ya da bize menfaat sağlamasına bir zarar vermez.

Meselâ, ruhun mahiyeti bizce meçhuldür; lakin bizim ile olan münasebeti sürekli ve daimidir. Namaz kılarız ruhumuz gıdalanır, oruç tutarız ruh inkişaf eder, zekât veririz ruh huzur bulur. Ama bunların ruh ile olan münasebetinden hiç haberimiz olmaz.

Yine midemizin nasıl ve ne şekilde çalıştığını bilmeyiz; lakin yemek yer, su içeriz, o da bundan istifade eder. Midenin doyması için onun mahiyetini bilmek şartı yoktur.

Yine gözün mekanik aksamını bilmeyiz; ama o sürekli görür.

Biz yemek yeriz; o yemek göze görme kuvveti, kulağa işitme kuvveti, beyne düşünme kuvveti olur. Aynı şekilde kılmış olduğumuz namazlar, okuduğumuz Kur’ân-ı Kerîm, yapmış olduğumuz zikir ve tesbihler, etmiş olduğumuz hayır ve haseneler ruha gıda, kalbe kuvvet, vicdana ışık olur.

Bedenin iyi ve dengeli beslenmesi, kötü ve dengesiz beslenmesinden nasıl üstünse, aynı şekilde ilim ve imanda inkişaf etmiş birisinin manevî duygularının inkişaf ve inbisatı ile imanı zayıf ve ilimden mahrum kalmış birinin inkişaf ve inbisatı da bir değildir.

Evet, insanın mahiyeti ve iç dünyası kâinattan geri kalmayacak bir sanatta ve mahiyettedir. Cenâb-ı Hakk’ın böyle bir sanatı ve mahiyeti Habib’ine göstermemesi düşünülemez. Derecesine göre büyük zatlar da bu âlemden müstefit olup, o âlemi tanımışlardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 2.906
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...