"Mevcudat ise, mütedahil daireler gibi birbiri içinde iken, hükümleri zeval noktasında ayrı ayrı oluyor." Kalp ve ruh gibi latif şeylerin haricî vücutları var mı, onlara da mevcudat denilir mi?
Değerli Kardeşimiz;
Var edilen her şey, belli bir süre bu varlığını devam ettirdikten sonra zevale meyledecek ve ölümü tadacaktır. Ancak, varlıkta kalma süreleri her şey için farklıdır. Bir yaprağın, bir ağacın, bir böceğin, bir arının ve nihayet bir insanın ve kainatın ömür süreleri birbirinden farklı olmakla birlikte hepsi zevale doğru yol almakta, zail olmaktadırlar.
"Mevcudat" denildiğinde, bütün yaratılmış varlıklar anlaşılır. Kalp ve ruh da yaratılmış olmalarından dolayı onlar da mevcudattandır.
"Harici vücut" tabiri, genelde cisimlere ve maddelere unvan olduğu için, insanlar harici vücut denilince madde ve cisimleri anlıyor. Hâlbuki istisnasız her yaratılmış varlığın harici bir vücudu vardır. Harici vücud sahibi olmayanlar, hayatsız kanunlardır. Mesela, ağaçtaki büyüme kanununun hariçte vücudu yoktur, ağacın kurumasıyla o da kaybolur. Yer çekime de öyledir. Kıyametin kopmasıyla bu kanun da kaybolacaktır.
Ruh ve kalbin latif ve nurani olması, onların çıplak ve vücutsuz olduğu demek değildir. Onların da kendine mahsus bir harici vücutları vardır; ama madde ve cisme göre çok latif ve nuranidirler.
Ruh, Allah’ın irade sıfatından gelen bir emirle ayakta duran bir kanundur. Allah bu kanuna harici bir beden elbisesi giydirir. Bu ruh kanununun cesetten hariç, müstakil bir varlığı bulunuyor. Ölümle ceset dağılır, ama ruh ölmez.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Bu alemler gibi mi iç içe geçmişler acaba?
Bitki alemi,Hayvanlar alemi,İnsanlar Alemi, gibi..
Yani neden böyle bir örnek veriliyor buradan tam anlayamadım. Sonrasında gelen cisim,kalp,ruh tam alakası ve bağlantısı nedir acaba? Tam akli olarak bağdaştıramadım. Göremediğim kısım nedir ki?
Sizin bitki, hayvan ve insan alemleri üzerinden kurduğunuz mantık çok haklı; ancak metnin buradaki asıl amacı alemlerin iç içeliğinden ziyade, "var olmak ne demektir?" sorusuna cevap vermektir.
1. Kanunlar ve Ruh Arasındaki Fark (Görünmez Ama Var)
Metin, her yaratılan şeyin bir "harici vücudu" (yani kendine has bir varlık formu) olduğunu söylerken bir ayrım yapıyor:
Hayatsız Kanunlar: Yer çekimi veya büyüme kanunu gibi şeyler tek başına bir "varlığa" sahip değildir. Yer çekimini tutamazsınız, bir kutuya koyamazsınız. Sadece madde üzerindeki etkisini görürsünüz. Madde yok olunca kanun da biter.
Ruh ve Kalp: İşte kırılma noktası burasıdır. Ruh da yer çekimi gibi gözle görülmez, bir "kanundur" (Allah'ın emridir); ancak yer çekiminden farkı, Allah'ın ona müstakil, bağımsız bir varlık (harici bir vücut) ve şuur vermiş olmasıdır.
2. Cisim, Kalp ve Ruhun Bağlantısı Nedir?
Sizin sorduğunuz o kopuk bağlantı aslında bir "zarf-mazruf" (kap ve içindeki) ilişkisidir:
Cisim (Madde): Ruhun ve kalbin bu dünyada yaşayabilmesi için giydiği kaba, yoğun ve ölümlü bir elbisedir.
Kalp ve Ruh (Mana): Bu elbisenin içine yerleştirilmiş, maddeden çok daha ince, nurani ve kalıcı olan asıl varlıktır.
Metin, bitki veya insan alemi gibi hiyerarşik bir sınıflandırma yapmıyor. Şunu demeye çalışıyor: Nasıl ki gözümüzle gördüğümüz bitki, hayvan ve insanın bir bedeni varsa; gözümüzle göremediğimiz kalp ve ruhun da kendine has, maddeden bağımsız bir yapısı/bedeni vardır.
Özetle Göremediğiniz Kısım:
Siz haklı olarak "alemler arası bir geçiş veya ilişki" arıyorsunuz. Oysa metnin anlatmak istediği tek şey şudur: Bir şeyin gözle görülmemesi (ruh veya kalp gibi), onun yer çekimi gibi soyut bir kuraldan ibaret olduğu anlamına gelmez. Ruh, bedenden çıkınca da tek başına var olmaya devam edebilen, canlı bir cevherdir. Bedenden (cisimden) ayrılınca yok olmaz, çünkü cisim onun aslı değil, sadece geçici elbisesidir.