Risale-i Nurlarda Eski Said ve Yeni Said'e ait hayatın neşredilmesinin hikmeti nedir? İstenseydi, siyasetle alakalı olan kısımlar neşredilmeyebilirdi?
Değerli Kardeşimiz;
Üstad Hazretlerinin Eski Said ve Yeni Said şeklinde hizmet tarzını belirleyen en mühim sebep, bulunduğu dönemin şartları ve içtimaî yapının durumudur. Her iki dönem çok farklı bir hüviyete girmiştir. Eski Said dönemi içtimai ve siyasi ağırlıklı bir dönemken, yeni Said dönemi imani ve fikri bir dönemdir.
Eski Said dönemi, Osmanlının son dönemlerine denk geliyor ki, o zamanın şartları ve içtimai yapısı çok farklıdır. Bu dönemde İslam toplumu savaş ve siyasi çalkantılardan gözünü açamayacak bir vaziyette idi. İnkârcılık ve felsefe tohum şeklinde yeni yeni yeşermekte idi. Üstad bu dönemde siyasi ve içtimai fikirleri ile toplumu yönlendirmeyi tercih etmiştir. Nitekim bütün zamanlarda geçerli olacak, çok faydalı teşhis ve tedaviler de ortaya koymuştur.
Yeni Said döneminde ise, Osmanlı yıkılmış, yerine yeni bir rejim kurulmuş. Tohum halindeki inkârcılık ve felsefe ağaç şekline gelmiş, dünyanın yarısını komünizm vasıtası ile tesirine almıştır. Ekser insanlar bu inkârcılık felsefesi karşısında imanlarını kaybetmiştir. Elbette bu inkârcı felsefeye, kuvvetli ve ikna edici bir fikir ve tefekkür ile karşı koymak gerekirdi ki, Risale-i Nurlar bu vazifeyi ifa etmiştir. Üstad Hazretleri bu dönemde bütün gayret ve himmetini milletin imanın kurtulmasına sarf ediyor. Zaten en elzem ve en ehemmiyetli olan da budur.
Her iki dönem de hayatın şartları ve ihtiyaçlarıdır. Üstad Hazretlerinin içtimaî ve siyasi meselelere getirdiği çareler, her zaman için zaruri şeylerdir. Bu yüzden, siyasi ve içtimaî risalelerin, Risale-i Nur külliyatının içinde bulunmaları ve neşredilmeleri hayatidir ve elzemdir diye düşünüyoruz. Bugün İslam toplumları siyasi ve içtimaî açıdan Üstad Hazretlerinin tespitlerine ve ortaya koymuş olduğu reçetelere en az iman hakikatleri kadar muhtaçtır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü