Risalelerde "Kulakları çınlasın!" ifadesi geçiyor. Halbuki kulak çınlaması "Biri benden bahsediyor." anlayışı İslam'da yoktur. İslamda olmayan bir şeyi nasıl Üstadımız söylüyor? Ayrıca uğurlu saymak anlayışından da bahsediyor? Uğursuzluk da İslamda yok!

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kulakları çınlasın" tabiri, halk dilinde birisi tarafından olumlu ya da olumsuz anılmak anlamında kullanılır. "Filancanın kulağını çınlatalım." denildiğinde, genelde onun hakkında iyi ve güzel konuşmak anlaşılır. Bu anlamda kulak çınlatmak zararsız bir kavramdır.

Ayrıca hadiste kulak çınlaması hayırla tevil edilir:

"Kulağı çınlayan beni hatırlasın, bana salevat-ı şerife getirsin. Sonra da 'Beni hayırla anana Allah rahmet etsin!' desin."(1)

Erzurumlu İbrahim Hakkı (k.s.) Hazretleri de "Marifetname"sinde "çınlama"dan değil de "seğrime"den söz ederek şöyle der:

"Kulak seğrir; sağ ve solda hoş haberdir. Boğaz da kulakla seğirirse; sağda mal, solda gamdır."(2)

Uğur, hayır ve iyilik anlamında, uğursuzluk ise şer ve kötülük anlamında kullanılabilir, bunda bir mahzur yok. Lakin "Şu yer şu eşya şu adam bana uğursuz geldi." demek caiz değildir. Bu anlamda uğursuzluk İslamda bulunmuyor.

Mesela, içkiye işaret ederek "Uğursuz meret." demek caizdir, çünkü içki hem haram hem de kötülüklerin anasıdır.

Dipnotlar:

(1) bk. İbnu’l-Cevzî, el-Mevzuat, 3/76.
(2) bk. Marifetname, 44. Kısım, 8. Bölüm.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

turkkamuran

Dibnotta el mövzuat isnadı bu hadisin mevzu hadis olduğu anlamına mı geliyor?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Müellif, eserine aldığı rivayetlerin uydurma olduğundan şüphe etmemekle beraber birçok hadis âlimi zayıf, hasen, hatta bazı sahih hadisleri de mevzû kabul ettiğini ileri sürerek onu eleştirmiştir. Bilindiği kadarıyla İbnü’l-Cevzî’yi bu konuda önce İbnü’s-Salâh eş-Şehrezûrî suçlamış, daha sonra Bedreddin İbn Cemâa, Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr, İbnü’l-Mülakkın ve Ömer b. Reslân el-Bulkīnî gibi âlimler de Şehrezûrî’nin görüşlerine katılmıştır. İbnü’l-Cevzî’nin, seneddeki râvilerden birinin zayıflık veya yalancılıkla itham edilmesine aldanıp o hadisin başka bir tarikten gelip gelmediğini araştırmaması, bu yanılgının önemli sebeplerinden biri olarak kabul edilmiş; uydurma denecek kadar zayıf rivayetleri derlediği el-ʿİlelü’l-mütenâhiye fi’l-eḥâdîs̱i (aḫbâri)’l-vâhiye adlı eserindeki birçok rivayeti el-Mevżûʿât’ta da zikretmesi ise onun dikkatsizliğiyle açıklanmıştır. Süyûtî’ye göre eserde mevzû sayılmaması gereken 300 kadar hadis vardır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...