Risalelerin lüzumsuz olduğu söyleniyor. Yeni bir okuyucu olarak; Risaleler hakkında denk geldiğim tenkitlere bakışım nasıl olmalı, ne yapmalıyım?
Değerli Kardeşimiz;
Bu zamanda insanların en büyük sıkıntısı imandaki zafiyet ve noksanlıklardır. Bu zafiyet ve noksanlıklar giderilmeden imanla kabre girmek çok zordur. Yani iman sağlam olmadan ahiret kurtulmaz. Risale-i Nur ise sağlam bir iman dersini veriyor. Bu açıdan bakıldığında senin ebedî saadetini kurtaran, sana sağlam bir iman dersi veren eserlere lüzumsuz demek tam manası ile cahilliktir.
İman kuvvettir, ibadet ise yüktür; iman gücü olmadan ibadet yükünü taşımak mümkün değildir. Risale-i Nur'un tahkiki iman dersleri imanın gücünü ziyadeleştiriyor ve pekiştiriyor. İmanı güçlü olmayan ve ibadete karşı içinde bir arzu olmayan birisine fıkıh anlatmak aklı kıt insanların işi olabilir. Meselâ; Allah’ın varlığından şüphe eden birisine, "Abdest nasıl alınır?" diye vaazda bulunan birisi isabetli davranmış olmaz.
İman ağacın kökü, ibadet gövdesi, güzel ahlak da meyvesidir. Ağacın kökü sağlamsa ibadet ve ahlak da ona göre sağlam olur. Kök çürük ve zayıfsa ibadet ve ahlak da o nispette çürük ve zayıf olur. Bu durumda akil bir adam ağacın dal ve budaklarını ilaçlamak yerine, kökünün sağlamlaştırılması ile uğraşır.
Bu zamanda materyalist felsefe ve seküler felsefi akımlar yüzünden iman sarsılmıştır. İslam ağacının kökü olan imana hücum her taraftan sel gibi geliyor. Böyle bir durumda ve ortamda yapılacak en iyi şey imanın takviyesi, izahı ve ispatı olacaktır. Risale-i Nur'un iman üzerine odaklanıp hep imana vurgu yapmasının nedeni de budur. Bu inceliği anlamayan bazı kişiler, Risale-i Nur'u anlamadıklarından tenkit ediyorlar.
Risale-i Nur'un tahkiki iman dersleri ile kalbinde iman inkişaf eden birisi ibadete, amele yöneliyor. Dolayısı ile fıkıh öğrenmeye içinde bir arzu ve bir iştiyak oluşuyor. Ama imanı sağlam olmayan zahiri ve şekilci muhafazakârların eline güç ve mal geçtiğinde acımasız, şöhrete ulaştığında sapkın, mevki ve makam eline geçtiğinde kolayca rüşvetçi olabiliyorlar. Demek insanı iyi bir insan yapan şey zahiri ve şekilci bir şekilde fıkıh bilgisi değil, sağlam bir imandır.
Samimi, olgun ve kâmil bir Müslüman; meşrebi ve mesleği farklı olmuş olsa da diğer meslek ve meşreplere düşmanlık beslemez, onlar aleyhinde konuşmaz, farklı tarikat ve cemaatleri karalamaz. Said Nursi ve Risale-i Nur'un milyonlarca insanın imanını kurtarması ve onları ibadete yöneltmesini lüzumsuz gören bir adamın kendisi değersiz ve lüzumsuzdur.
Risale-i Nur bu zamanın en tesirli ve en muazzam bir manevî tefsiridir. Risale-i Nurlar bu zamanın manevî hastalıklarının ilacı ve şifasıdır. Risale-i Nur Kuran’ın hakiki ve manevî bir tefsiridir ve bütün âlim ve evliyaların takdir ve tahsinine mazhardır. Risale-i Nur İslam binasının temeli olan imanı takviye ve teyit ettiği için ekmek ve su gibi hayati bir öneme sahiptir. İnsan meyve yemeden yaşayabilir, ama ekmek ve su olmadan yaşayamaz. Risale-i Nur ekmek ve su mesabesinde olan imanı telkin ve inşa ediyor.
Böyle bir tefsire lüzumsuz diyebilmek için ya vicdansız bir cahil olmak ya da bilerek ve isteyerek dinsiz ve sapkın komitelere hizmet ediyor olmak lazımdır. Çünkü gayesi sadece iman olan bir harekete ancak iman düşmanları cephe alabilirler.
Risale-i Nur hakkında bir tenkit ile karşılaştığımızda bunun cevabını bilen mercilere, tecrübeli Nur talebelerine veya Sorularlarisale.com sitemiz gibi yerlere sorabiliriz...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar
İslam ağacının kökü olan imana hücum her taraftan sel gibi geliyor... diyorsunuz.
Ama imana hücum öyle SÜREKLİ karşımıza gelmiyor. TV ye, sürekli Allahı inkar eden adamlar çıkmıyor. Bazen ehli bidanın hocalarının saçma fetvalarını duyuyorum. Ama haşa SÜREKLİ inkar görmedim. Yada ALENEN o kadar çok görmedim.Ateizm oranı artıyor kabul ediyorum. Risalelerin bu fikirleri çürüttüğü hatta o çürütmenin içinden HAYRET dolu bir imanı verdiği de açık. Ama DÖRT bir yandan insana hücum nasıl oluyor?
Risaleler ihtiyaç olan hemen hemen her şeyi lüzümunca açıklıyor. Bazı yerler vardı ki, Üstad bunu neden yazmış, zaten böyle yani yeterince açık demiştim. Daha sonra öyle hale giriftar oldum ki, o bahis ilaç gibi geldi