"Riyadan beni bir derece kurtardınız... Beni de tam ihlasa sokarsınız." ifadelerini nasıl anlayabiliriz?
Değerli Kardeşimiz;
"Hem itiraf ediyorum ki, samimî ihlâsınızla, şan ve şeref perdesi altında nefsimi okşayan riyâdan beni bir derece kurtardınız. İnşaallah tam ihlâsa muvaffak olursunuz, beni de tam ihlâsa sokarsınız." (Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a)
Hem itiraf ediyorum ki, samimî ihlâsınızla, şan ve şeref perdesi altında nefsimi okşayan riyâdan beni bir derece kurtardınız."
Üstad'ımızın bu ifadelerini iki şekilde anlamak mümkün:
Birisi, ihlasın ıslah edici hususiyetidir. Yani ihlas öyle manevî bir iksirdir ki, insanı samimiyete yöneltir ve kendi içine çeker. Bir insanın küçük bir hareketinden, sözünden veya sohbetinden etkilenmemiz hatta gözlerimizin yaşarması, onun ihlas ve samimiyetinden dolayıdır. İhlas iklimi içinde bulunup da ondan etkilenmemek, tıpkı sağanak bir yağmurun altında ıslanmamak gibi vahim bir durumdur.
Diğer bir mana olarak, Üstadımız bu ifadeleri, nefsi ile olan mücadelesini bizlere de aktarmış oluyor ve bizi riyadan sakındırıyor.
"İnşallah tam ihlâsa muvaffak olursunuz, beni de tam ihlâsa sokarsınız."
Büyük zatların nefisleri ile mücadelesi de büyük olur. Bu yüzden, en büyük ve en çetin imtihana onlar tabi tutulmuş, akıl almaz eza ve cefalara maruz kalmışlardır.
Allah, imtihanın icabı olarak büyük zatlara kuvvetli ve şerli düşmanları musallat etmiştir, ta ki mücadele ve terakkileri de ona göre olsun. İşte Üstat Hazretleri de kendi âlemindeki bir mücadelesini bu şekil tasvir ediyor.
Bütün insanlar sizi salih ve veli bilip teveccüh etse, şöhretiniz de cihana duyulsa; bunun yanında kuvvetli bir nefse sahip olsanız, elbette imtihan ve mücadele çetin ve zorlu geçer. İşte Üstat bu zorlu nefis mücadelesinin neticesindeki muvaffakiyeti kendine vermeyip, talebelerine atfediyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar