Block title
Block content

Üçüncü Düstur

İçerikler

  1. "Bütün kuvvetinizi ihlâsta ve hakta bilmelisiniz." cümlesindeki "hak" kelimesinden kasıt nedir?

  2. "Evet, kuvvet hakta ve ihlasta olduğuna" Risale-i Nur hizmeti delil oldu mu?

  3. "Halbuki, kendi memleketimde ve İstanbul’da, burada benimle çalışan kardeşlerimden yüz, belki bin derece fazla yardımcılarım varken, burada ben yalnız, kimsesiz, garip, yarım ümmî;.." İzah eder misiniz?

  4. "Memleketimde ve İstanbul'da ettiğimiz hizmet (...) ve şan ve şeref perdesi altında nefsimi okşayan riyadan beni bir derece kurtardınız." Burada Eski Said dönemine mi işaret ediliyor?

  5. Üstad kuvvetin hakta ve ihlasta olduğunu belirttikten sonra; haksızların ihlaslarından dolayı kuvvet kazandıklarını söylüyor. Kuvvet hakta ise haksızlar nasıl kuvvet kazanıyor? Haksızların ihlasını nasıl anlayabiliriz?

  6. "... Böyle mânevî kahramanları arkanızda zahir, başınızda üstad bulmak isterseniz ..." cümlesini açar mısınız?

  7. "Beni de tam ihlasa sokarsınız." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  8. "Bilirsiniz ki, Hazret-i Ali (r.a.), o mucizevâri kerametiyle ve Hazret-i Gavs-ı Âzam (k.s.) o harika keramet-i gaybiyesiyle, sizlere bu sırr-ı ihlâsa binaen iltifat ediyorlar..." Hz. Ali ve Gavs-ı Azam'ın kerametleri nelerdir?

  9. "Hazret-i Ali (r.a.), o mucizevâri kerametiyle ve Hazret-i Gavs-ı Âzam (k.s.) o harika keramet-i gaybiyesiyle, sizlere bu sırr-ı ihlâsa binaen iltifat ediyorlar. Ve himayetkârâne teselli verip hizmetinizi mânen alkış..." neden sadece Nur talebelerine?

  10. "Hazret-i Ali (r.a.), o mucizevâri kerametiyle ve Hazret-i Gavs-ı Âzam (k.s.) o harika keramet-i gaybiyesiyle,.. Eğer bilerek bu ihlâsı kırsanız, onların tokadını yersiniz." Tokadın onlardan geldiğini nasıl anlayabiliriz, neden özellikle bu iki zat?

  11. "Hem itiraf ediyorum ki, samimî ihlâsınızla, şan ve şeref perdesi altında nefsimi okşayan riyâdan beni bir derece kurtardınız. İnşaallah tam ihlâsa muvaffak olursunuz, beni de tam ihlâsa sokarsınız." Üstadı nasıl riyadan kurtarıyorlar, açar mısınız?

  12. "Kardeşlerinizin nefislerini nefsinize şerefte, makamda, teveccühte, hattâ menfaat-i maddiye gibi nefsin hoşuna giden şeylerde tercih ediniz." cümlesini örnekleyerek açıklar mısınız?

  13. "Kardeşlerinizin nefislerini nefsinize; şerefte, makamda, teveccühte, hattâ menfaat-i maddiye gibi..." Sıralamaya göre sanki maddi menfaat şereften daha ehemmiyetli olduğu anlaşılıyor. Üstad neden "hatta şerefte" demiyor da bu şekilde söylüyor?

  14. "Mümkün ise, nefsinize bir hodgamlık gelmemek için, istemeyen bir arkadaş ile yaptırması hoşunuza gitsin." Bu cümledeki "istemeyen bir arkadaş" derken arkadaşın mı yapmak istememesi, yoksa senin mi o arkadaşın yapmasını istememeni kastediyor?

  15. Hazreti Ali'nin, Risale-i Nur talebelerini manen alkışlaması, ne demektir?

Yükleniyor...