"Ölsem, vazife-i Nuriye daha ziyade ihlâs ile rekabetsiz, ittihamsız inkişaf eder." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey nefis! Ey zevke müptelâ bedbaht kör hissiyat! Binler dünyevî zevki alsan, şu vaziyette yine bozulur; o zevk ayn-ı elem olur. Madem yüzde doksan mazideki ahbab âdetâ, güya beni berzaha çağırıyorlar. Bu hazır zamandaki on dosttan ben kaçmaya mecbur oluyorum. Elbette bu ihtiyarlık ve yalnızlık hayata, berzah hayat-ı mâneviyesi bin derece müreccahtır diye, bu iki hakikatle, hadsiz şükürler olsun, o ikinci nefs-i emmare tam susturuldu, kalb ve ruhtan gelen zevke razı oldu. Şeytan dahi sustu, hatta damarlarımdaki maddî hastalık da gayet hafifleşti."

"Elhasıl: Ölsem, vazife-i Nuriye daha ziyade ihlas ile rekabetsiz, ittihamsız inkişaf eder." (Emirdağ Lahikası-I, 149. Mektup)

Üstadımız bu dersi, nefis, evham ve zevke meftun kör hissiyata veriyor. Bazen -güya- hayatta kalıp rahatladıkça iman ve Kur'an hizmetine daha çok faydası olacak hissiyle nefis Üstada karşı çıkıyor. Üstad da kendi vefatıyla, iman hizmetinin zahmetsiz ve rekabetsiz daha da inkişaf edeceğini nefsine ifade edip ikna etmeye çalışıyor. Bu izahlardan sonra, hem hakiki hem de mecazi nefisler tam susturuldu. Ayrıca insanlara da bununla bir ders vermiş oluyor. Kimse kendisini vaz geçilmez görmemeli. "Ben yapıyorum" diye zannedilen hizmetlerin sen olmadan da inkişaf edeceğinin hatta daha fazla yayılabileceğinin dersini veriyor.

Zira günümüzde enaniyet ve bencillik çok fazla inkişaf ettiği için, insanlar her şeyi ene ve benlik ölçüsü ile tartıp biçiyor. Şahsi faziletler insanların benliğini ve egosunu tetikleyip ya hasetlik duygusunu ya da rekabet duygusunu tahrik ediyor.

Üstadımız da bu zaman koşullarında şahsın ve şahsi faziletin ene ve egoyu tahrik etmesi kuvvetle muhtemel olmasından dolayı, kendinin ölmesinin hizmette bir kayıp değil artı olacağını ifade ediyor.

Risale-i Nur'un telif sürecinin tamamlanmasından sonra Üstadımız şahsı ile uğraşanların çokluğuna binaen, iman hizmetinin şahsın ölmesi ile rahat bir nefes alacağını düşünerek ne kadar büyük bir fedakarlık örneği gösteriyor.

Üstadımızın bu ifadelerini sadece tevazu ve nefsi ikna olarak düşünmek yanlış olur. Üstadımız şahsiyetçiliği ve onun ene mikrobunu tetiklemesini şahsının ölmesi ile çözümlüyor ise, bizim de iman hizmetinde ene ve şahsiyetçiliği manen idam etmemiz icap eder. Ta ki ene ve rekabet hissini tahrik etmesin.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...