Rüyada Nasaraların görünmesi ve Nasaraların risaleleri Hz. İsa'nın sözleri olarak kabul etmesini, nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Rüyanın her tarafını birebir hakikate tatbik etmek doğru olmaz. Rüyadaki hâdiseler tabir ve tevil ile hakikate yansıtılır.

"Allahu a'lem bu rü'yanın bir tabiri şudur ki: Üstadımızın Kur'an-ı Hakîm'den aldığı ve neşrettiği Risale-i Nur vasıtasıyla Nasara'nın bir kısmı İslâmiyeti kabul edecek ve Nasara Müslümanları veya Hristiyan mü'minleri hükmüne geçip Üstadımızın sözlerini İsa Aleyhisselâm'ın sözleri nev'inden hüsn-ü kabul edeceklerine işarettir."

Burada bir rüya tabir ediliyor. Risale-i Nur birçok Hristiyan’ın Müslüman olmasına vesile olacak. Bu yeni Müslüman olan Hristiyanlar Nasara Müslümanları veya Hristiyan mü'minleri hükmüne geçip yani bu isimle anılıp Risale-i Nurun iman hakikatlerini sanki İsa (as)’ın sözleri gibi güzelce kabul ve tasdik edecekler, diye te’vil ediyor.

Rüyada Hristiyanların Risale-i Nurlara Hazret-i İsa (as)’in sözleri nazarı ile bakmasında, şöyle bir nükte olabilir:

Risale-i Nurlar bu ahir zamanın fitne ve inkârlarına mukabele edip, imanı ve Kur’an’ı hakkı ile müdafaa ettiği için ve milyonlarca ehl-i imana sığınak ve binlerce Hristiyan’ın hidayetine vesile olduğu için, bir cihetle Hazret-i İsa (as)’in ahir zamandaki vazifesini ifa ediyor ve ona hakikatli bir vekil oluyor. Rüyadaki nisbet bu manaya işaret ediyor, denilebilir.

Risale-i Nurlardaki şu ibareler bu manaya işaret kabilindendir:

"Evet, Risale-i Nur'da öyle bir kuvvet vardır ki, Avrupa'nın en müannid filozoflarını dahi teslime mecbur eder. Her ruhun bir ihtiyac-ı hakikîsi olan hakikî iman nurunu arayan Hıristiyan muvahhidler, elbette Risale-i Nur'u görseler, Hazret-i İsa Aleyhisselâmın vesâyâsı nev'inden kabul edip sarılacaklardır..."(1)

Bu zamanda İslam ve iman hakikatlerini bu asrın insanlarının anlayabileceği bir seviyede izah ve ispat eden Risale-i Nurdur. Şayet Avrupa'nın en inatçı filozofları Risale-i Nuru okuyup anlasalar inadı bırakıp imana gelirler. Risale-i Nurda bu kuvvet, bu ispat ve bu ikna vardır.

Avrupa’nın akl-ı selim insanları bir tevhid arayışındalar. Bu arayış Risale-i Nur ile tanıştığında düğüm çözülür. Yani Hristiyan muvahhidler, elbette Risale-i Nur'u görseler, tanısalar, okuyup anlasalar, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın manevî bir vekili olarak kabul edip sarılacaklardır. Risale-i Nur bu zamanda İsa (as)’ın da bir vekili ve manevî bir temsilcisi kabilindendir.

(1) bk. Barla Lâhikası, (136. Mektup: Dereli Hafız Ahmed Efendinin fıkrasıdır).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.358
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

taner_tonkur

Allah c.c. razı olsun.Selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...