Block title
Block content

Hatime, Dördüncü Fıkra

İçerikler

  1. "Hakikat ilmini, hakikî hikmeti istersen, Cenâb-ı Hakkın marifetini kazan. Çünkü, bütün hakaik-i mevcudat, ism-i Hakkın şuââtı ve esmâsının tezâhürâtı ve sıfâtının tecelliyâtıdırlar. Maddî ve mânevî, cevherî-arazî, herbir şeyin,.." İzah?

  2. "Hakikat ilmini, hakikî hikmeti istersen, Cenâb-ı Hakkın marifetini kazan..." Dördüncü Fıkra'nın giriş kısmını nasıl anlamalıyız?

  3. "Ey nefis! Eğer şu dünya hayatına müştaksan, mevtten kaçarsan kat'iyyen bil ki: Hayat zannettiğin hâlât, yalnız bulunduğun dakikadır..." Buranın devamında nefse nasıl bir nasihat vardır?

  4. "Faniyim fani olanı istemem." cümlesini "Faniyim fani olandan istemem." şeklinde anlayabilir miyiz? Fani olsak da eşimizi çocuğumuzu sevmeyecek, istemeyecek miyiz?

  5. "Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim. Hiç-ender-hiçim, fakat bu mevcudatı birden isterim." izah?

  6. "Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem... İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim... Hiç-ender-hiçim, fakat bu mevcudatı birden isterim." Bir taraftan hiçbir şey istemiyor. Son cümlede ise her şeyi istiyor. Tezat yok mu?

  7. "Hayat-ı maddiye-i nefsiyeyi bırak, kalp ve ruh ve sırrın derece-i hayatlarına çık." Bu cümlede geçen "sır"dan kasıt nedir?

  8. "Hayat-ı maddiye-i nefsiyeyi bırak; kalb ve ruh ve sırrın derece-i hayatlarına çık... Senin için meyyit olan mazi, müstakbel, onlar için hayydır..." ifadelerini izah eder misiniz?

  9. "O dakikadan evvel bütün zamanın meyyittir." cümlesini açıklar mısınız?

  10. Aşire, en küçük zaman dilimi midir? Eğer en küçük zaman dilimi ise, mevcudat film kareleri gibi art arda farklı konumlarda, yoktan var edilip o şekilde mi hareket yaratılıyor? Eğer böyle ise "ân-ı seyyale"yi nasıl anlamalıyız?

  11. Ruh ve kalp dairelerinde yaşamak, ne demektir?

  12. Yirmi Altıncı Söz'de geçen "kalb ve ruh ve sırrın derece-i hayatları" ifadesiyle, Birinci Mektup'ta sözedilen "merâtib-i hayat beştir" ifadeleri birbirinden farklı mıdır?

Yükleniyor...