Yirmi Altıncı Söz'de geçen "kalp ve ruh ve sırrın derece-i hayatları" ifadesiyle, Birinci Mektup'ta söz edilen "meratib-i hayat beştir" ifadeleri birbirinden farklı mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Birinci Mektup'ta bahsedilen hayat tabakaları farklı olmakla birlikte, hakiki hayat tabakalarıdır. Burada geçen hayatın mertebe ve dereceleri ise izafi bir mertebedir.

Bu Yirmi Altıncı Söz'ün Hatimesinde geçen hayat mertebeler izafidir. Yani insanın fıtri cihazlarına göre şekillenen bir hayat telakkisi hâkimdir. Şayet insan sadece maddeye ve cisme mahkûm bir itikat taşıyorsa, bu insanın hayatı bir an, bir seyyaledir. Yani zamanın en küçük birimi olan salise içine sıkışmış bir hayat telakkisidir.

Aynı insan inkâr ve inadı bırakıp, kalp ve ruhuna, iman ve ibadet ile inkişaf ve nuraniyet verse, o zaman mazi ve istikbal bir anda hayatlanır, salise içine sıkışmış bedeni bir anda ruhlar âlemi ile ta ebedî hayatla irtibatlanır.

İmanda yokluk ve hiçlik kavramı olmadığı için, ne mazi ademdir, ne de istikbal ademdir. Her ikisi de hayattardır.

İşte bu hayat dereceleri kişinin iman ve ubudiyetine göre şekilleniyor. Diğer tabaka-i hayatlar, inansak da inanmasak da vardırlar ve bakidirler. Ama kişi kendi hayat derecelerini inkâr ve küfür ile kendi âleminde yok edebiliyor. Bu yüzden insana göre değiştiği için izafi oluyorlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...