Block title
Block content

İkinci Maksat, Birinci Esas

İçerikler

  1. "Âlem-i berzah ve âlem-i ervahta bulunan ve ahirete gitmek için bekleyen hadsiz ervah-ı bakiye kafileleri" ne anlama gelmektedir? Âlem-i berzah ve âlem-i ervahın farkı var mı?

  2. "Değil ruh-u beşer, hattâ en basit tabakat-ı mevcudat dahi, fenâ için yaratılmamışlar, bir nevi bekàya mazhardırlar. Hattâ, ruhsuz, ehemmiyetsiz bir çiçek dahi, vücud-u zâhirîden gitse, bin vech ile bir nevi bekàya mazhardır." İzah eder misiniz?

  3. "Ebedî, sermedî, misilsiz bir cemâl, elbette âyinedar müştakının ebediyetini ve bekàsını ister..." Devamıyla birlikte izah eder misiniz?

  4. "Evet, şu âlem-i berzahta, âlem-i ervahta bulunan ve âhirete gitmek için bekleyen hadsiz ervâh-ı bâkiye kafileleri ile bizim mabeynimizdeki mesafe o kadar ince ve kısadır ki, burhan ile göstermeye lüzum kalmaz." cümlesinin ve kısa mesafenin izahı nasıl?

  5. "Hattâ ruhsuz, ehemmiyetsiz bir çiçek dahi, vücud- u zahirîden gitse, bin vecihle bir nevi bekaya mazhardır. Çünki sureti, hadsiz hâfızalarda bâki kalır." “Hadsiz hafızalarda kalması” nasıl oluyor?

  6. "Ruh, katiyen bâkidir. Birinci Maksat'taki melâike ve ruhanîlerin vücutlarına delâlet eden hemen bütün deliller, şu meselemiz olan bekà-i ruha dahi delildirler. Bence mes’ele o kadar kat’îdir ki, fazla beyan abes olur..." İzahı?

  7. "Ruh, katiyen bâkidir. Birinci Maksat'taki melâike ve ruhanîlerin vücutlarına delâlet eden hemen bütün deliller, şu meselemiz olan bekà-i ruha dahi delildirler.” Bu cümleyi izah eder misiniz?

  8. “... Ervah-ı bâkiye kafileleri ile bizim mabeynimizdeki mesafe o kadar ince ve kısadır ki, bürhan ile göstermeğe lüzum kalmaz.” Aramızdaki mesafenin o kadar ince ve kısa olması ne demektir?

  9. “Ehl-i keşf-el kuburun onları görmeleri, hattâ bir kısım avamın da onlarla muhabereleri” ifadesi nasıl anlaşılmalıdır?

  10. “Fakat şu zamanda maddiyyun fikri herkesi sersem ettiğinden, en bedihî bir şeyde zihinlere vesvese vermiş.” Maddîyyun fikrinin herkesi sersem etmesinin ruhun varlığı ve bekası konusunda zihinlere vesvese vermesi nasıl oluyor? Biraz açıklar mısınız?

  11. “İşte şöyle vesveseleri izale için hads-i kalbînin ve iz’ân-ı aklînin pek çok menba’larından, bir mukaddime ile dört menbaına işaret edeceğiz.” Hads-i kalbi ve iz’ân-ı aklî tabirlerini izah eder misiniz? Bunlar ruhaniyat için nasıl delil oluyor?

  12. “Umumun da rü’ya-yı sadıkada onlarla münasebet peyda etmeleri, muzaaf tevatürler suretinde âdeta beşerin ulûm-u mütearifesi hükmüne geçmiş.” Rüyayı sadıka nedir? Onlarla münasebet peyda edilmesi nasıl anlaşılmalıdır? Rüyalar nasıl sadık rüya oluyor?

  13. "Belki ceset ruhun hanesi ve yuvasıdır, libası değil. Belki ruhun libası, bir derece sabit ve letafetçe ruha münasip bir gılâf-ı lâtifi ve bir beden-i misalîsi vardır." İzah eder misiniz?

  14. "Belki ruhun libası bir derece sabit ve letafetçe ruha münasib bir gılaf-ı latifi ve bir beden-i misalîsi vardır." Buradaki "gılaf-ı latif" ve "beden-i misalî" arasında fark var mı?

  15. "Enfüsîdir. Yani, herkes hayatına ve nefsine dikkat etse, bir ruh-u bâkiyi anlar. Evet, her bir ruh, kaç sene yaşamışsa, o kadar beden değiştirdiği halde, bilbedâhe aynen bâki kalmıştır." İzah eder misiniz?

  16. "Evet, koca bir ağacın bir derece ruha benzeyen programını ve kanun-u teşekkülâtını, bir nokta gibi en küçük çekirdekte derc edip muhafaza eden bir Zât-ı Hakîm-i Zülcelâl, bir Zât-ı Hafîz-i Bîzevâl..." İzah eder misiniz?

  17. "Gayet kat’î bir hads ile belki müşahede ile sabittir ki, ceset ruhla kaimdir. Öyle ise, ruh onunla kaim değildir. Belki ruh binefsihî kaim ve hâkim olduğundan, ceset istediği gibi dağılıp toplansın, ruhun istiklâliyetine halel vermez." İzahı?

  18. "Haricî vücud giydirilmiş ve zîşuur ve zîhayat ve nurânî kanun-u emrî olan ruh-u beşer..." Sevgi, öfke gibi hisler de kanun-u emri midir? Bir de melekler zahiren idare eder, deniyor. Ruhlu olan insanın atom ve zerrelerini ruh mu idare ediyor, melekler mi?

  19. "Her bir ruh, kaç sene yaşamışsa, o kadar beden değiştirdiği halde, bilbedâhe aynen bâki kalmıştır." cümlesine binaen, beyin hücreleri ömür boyu değişmediği için, ruhun beyin hücrelerine bağlı olduğunu söyleyenlere cevabımız nasıl olmalıdır?

  20. "Kanun-u emrî olan ruh-u beşer..." Buradaki "kanun-u emri" ifadesini izah eder misiniz?

  21. "Madem bir parçacık ruha benzeyen o çiçeğin kanun-u teşekkülü..." ile "Zîşuur ve zîhayat ve nuranî kanun-u emrî olan ruh-u beşer..." cümlelerini izah eder misiniz?

  22. "Mevt ile bütün bütün çıplak olmak dahi, ruhun bekàsına tesir etmez ve mahiyetini de bozmaz. Yalnız, müddet-i hayatta tedricî ceset libasını değiştiriyor; mevtte ise birden soyunur." İzah eder misiniz?

  23. "Öyle ise, mevt hengâmında bütün bütün çıplak olmaz; yuvasından çıkar, beden-i misalîsini giyer." İzah eder misiniz?

  24. "Ruh'un libası bir derece sabit ve letafetçe ruha münasip bir gılaf-ı latifi ve bir beden-i misalisi vardır. Öyle ise mevt hengamında bütün bütün çıplak olmaz. Yuvasından çıkar, beden-i misalisini giyer..." İzahı?

  25. Kılıflı ve kılıfsız ruh veya ene derken ne şekilde anlamamız gerekir? "Beden ruhun yuvasıdır kılıfı değildir, beden öldüğünde ruha şefaf bir libas giydirilir..." ifadeleri doğru mudur?

  26. Ruh için kullanılan; "Tedrici ceset libasını değiştiriyor." ifadesi ile "Ceset ruhun libası değil." ifadesini nasıl anlayabiliriz?

  27. Ruhun beden-i misalisi sürekli üzerinde midir?

  28. Yirmi Dokuzuncu Söz'de geçen "beden-i misali" kavramındaki "misali" kelimesi neyi ifade ediyor? Misali beden, parapsikolojide geçen "astral beden" kavramına mı denk geliyor? Rüyada beden-i misali ile mi algılıyoruz?

  29. "Âfâkîdir. Yani, mükerrer müşahedat ve müteaddit vakıat ve kerrat ile münasebattan neş’et eden bir nevi hükm-ü tecrübîdir." Bu cümleyi, "Mânevî hedâyâmız onlara gidiyor; onların nuranî feyizleri de bizlere geliyor." cümlesiyle birlikte izah eder misiniz?

  30. "Alem-i melekût ve ervahta, ölmüş, vefat etmiş insanların ervâhı pek çok kesretle vardır ve bizimle münasebettardırlar." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  31. "Amerika var ve orada insanlar bulunur, o insanların vücutlarına hiç vehim hatıra gelmez..." Üstad'ın Amerika insanı kavramını kullanmasının hikmeti nedir?

  32. "Halbuki, en zayıf olan kavânîn-i emriye, sebat ve bekàya mazhardırlar." cümlesini izah eder misiniz?

  33. "Hayat, kesrette bir tarz-ı vahdeti temin eder, bir nevi bekàya sebebiyet verir. Demek vahdet ve bekà, ruhta esastır ki, ondan kesrete sirayet eder." ifadesini izah eder misiniz?

  34. "Hem hads-i kat’î ile vicdanen hissedilebilir ki, insan öldükten sonra esaslı bir ciheti bâkidir. O esas ise ruhtur." İzah eder misiniz?

  35. "Manevî hedayamız onlara gidiyor, onların nurani feyizleri de bizlere geliyor." Manevi hediyenin içinde neler var? Ayrıca ölmüş insanların nurani feyizleri bize nasıl geliyor? Bunu nasıl hissedebiliriz? Nurani feyz nedir?

  36. "Mânevî hedâyâmız onlara gidiyor; onların nuranî feyizleri de bizlere geliyor." Nasıl anlamalıyız, vefat edenlere okuduklarımız onlara ulaşınca, onlar da bize dua mı ediyorlar?

  37. "Maruz-u tagayyür olan bütün nevilerde birer hakikat-i sabite vardır ..." İzah eder misiniz?

  38. "Ruh ise, tahrip ve inhilâle maruz değil. Çünkü basittir; vahdeti var... Ruhun fenâsı, ya tahrip ve inhilâl iledir. O tahrip ve inhilâl ise, vahdet yol vermez ki girsin, besâtet bırakmaz ki bozsun. Veyahut idam iledir." İzah eder misiniz?

  39. "Ruh ise, tahrip ve inhilâle mâruz değil. Çünkü, basîttir, vahdeti var. Tahrip ve inhilâl ve bozulmak ise, kesret ve terkib edilmiş şeylerin şe'nidir." Ruhun terkip olmadığını Üstad diyorsa doğrudur; fakat ispatı nasıl olmalıdır?

  40. "Ruh, zîhayat, zîşuur, nuranî vücud-u haricî giydirilmiş, câmi, hakikattar, külliyet kesb etmeye müstaid bir kanun-u emrîdir..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  41. "Ruh, zîhayat, zîşuur, nuranî vücud-u hâricî giydirilmiş, câmi’, hakikattar, külliyet kesb etmeye müstaid bir kanun-u emrîdir." Bu tanımı detaylı olarak izah eder misiniz?

  42. "Ruh, zîhayat, zîşuur, nuranî vücud-u hâricî giydirilmiş, câmi’, hakikattar, külliyet kesb etmeye müstaid bir kanun-u emrîdir." Ruhun; cami ve külliyet kesbetmeye müstaid olma özellikleri arasındaki farkı izah eder misiniz?

  43. "Ruhun fenâsı, ya tahrip ve inhilâl iledir. O tahrip ve inhilâl ise, vahdet yol vermez ki girsin, besâtet bırakmaz ki bozsun. Veyahut idam iledir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  44. "Rûhun fenâsı, ya tahrip ve inhilâl iledir. O tahrip ve inhilâl ise, vahdet yol vermez ki girsin,.." Ruhun ölmesi mümkün mü?

  45. "Sabıkan beyan ettiğimiz gibi, hayat, kesrette bir tarz-ı vahdeti temin eder, bir nevi bekàya sebebiyet verir. Demek vahdet ve bekà, ruhta esastır ki, ondan kesrete sirâyet eder." İzah eder misiniz?

  46. "Şimdi alem-i melekut ve ervahta, ölmüş, vefat etmiş insanların ervahı pekçok kesretle vardır ve bizimle münasebettardırlar. Manevi hedayamız onlara gidiyor; onların nurani feyizleri de bize geliyor." ifadesini açar mısınız?

  47. "Zira, fenn-i mantıkça kat’îdir ki, zâtî bir hassa bir tek fertte görünse, bütün efratta dahi o hassanın vücuduna hükmedilir. Çünkü zâtîdir." Mantıktaki bu kaideyi konumuz açısından izah eder misiniz?

  48. "Ziruh" ve "zişuur" arasında ne fark vardır? Her ruh sahibi şuurlu olmaz mı?

  49. İkinci Menba ile Üçüncü Menba aynı şeylerden bahsediyor gibi görünüyor, arasındaki farkları açar mısınız?

  50. İnsan ruhunun "külliyet kesbetme" özelliğini izah eder misiniz?

Yükleniyor...