SÜLEYMAN ALTUĞ

Süleyman Altuğ Ağabeyimiz Isparta’nın Sav köyündendir. Sav, 1940’lı yıllardan itibaren bir köy olarak topyekûn seferber olup, bin kalemle Risale-i Nur’u el yazısı ve teksir makinesi marifetiyle binlerce nüsha çoğaltıp, Anadolu’ya yayan "Medrese-i Nûriye"dir. Şimdi kasaba, o tarihlerde köy olan Sav’ın Yukarı Mahallesi’nde "Gül Hanedanı" mensupları; Hafız Mehmed Gül, Mustafa Gül, Ali Gül, Ahmed Gül ve onların evlat ve taallukatı Nur’un yorulmaz ve tok olmaz kâtipleriydi. "Aşağı Mahalle"de ise başta Hacı Hafız Mehmed Avşar, aynı adlı oğlu Hafız Mehmed ve onun da oğulları ile Ahmed Altuğ, Süleyman Altuğ, Şükrü Altuğ üç kardeş ve daha başkaları vardı… Bu fedakâr Nur şakirdleri destanlar yazmıştı Sav’da…

Bu kitapta kendi adıyla hatıralarını yayınladığımız Ahmed Altuğ, Risalelerdeki sıfatıyla Sav’ın "Baş Talebesi" idi. "Savalı Ahmed" de diyor ona Hz. Üstad. Ahmed Altuğ’un kardeşleri vardı; Süleyman ve Şükrü…

Sav ve Sav kahramanları hakkında bilgi kaynaklarımız Sav’ın kadim ağabeyleri Tevfik Gül (1913-2004), Hasan Kurt (1920-2010) ve Abdulkadir Zeybek (1938-) ağabeylerimizdir. Üçü de o günleri yaşamış ve hizmet seferberliği içinde bulunmuşlardır. Kendilerine yaptığımız müteaddid ziyaretlerde Süleyman Altuğ hakkında bize şunları anlatmışlardır:

Süleyman Altuğ, İki Ayaklı Teksir Makinesidir

Savalı Ahmed’in kardeşi Süleyman Altuğ, elinden hiç kalem bırakmayan bir zattı. Devamlı Nurları yazar, çoğaltırdı. Tâhirî Mutlu Ağabey, onun için: “İki ayaklı teksir makinesi” derdi. Tâhirî ağabeyin bu ifadesi Süleyman Altuğ’un, tıpkı ağabeyi Ahmed Altuğ gibi kalemini makine süratinde çalıştırdığına işarettir. Altuğ kardeşler Hasan Can dayının akrabalarıdır, hala çocuklarıdır. Hani Hz. Üstadın Denizli hapishanesine götürülürken beraber kelepçelendiği 90 yaşındaki Hasan Dayı…

Bediüzzaman’ın Emirdağ Lahikası kitabında; Ahmed Altuğ’un Sav’ın baş talebesi olduğundan, kardeşi Süleyman’dan, kızı Hatice’den ve dedesi saydığı Hasan Dayı’dan bahseden şöyle bir ifadesi vardır:

“Medrese-i Nuriye’nin eski ve yeni kahramanlarından Marangoz Ahmed'in mektubu, üç-dört cihetten beni mesrur ve minnetdar eyledi. O medresenin baş talebesi namını verdiği Ahmed ise, hem şehid Hâfız Ali'nin vazifesini yaptığını, hem Süleyman gibi kıymetli kardeşiyle ve küçük kerimesiyle üç tane Asâ-yı Musa'yı yazmaları ve mübarek Hasan Dayı'nın hafidi olması, beni meraktan kurtardı, hem çok memnun eyledi.” (Emirdağ Lahikası-I, 101. Mektup, s. 159)

Savlı ağabeylerimizin verdiği bilgiye göre Altuğ kardeşler, Hasan dayının öz torunları değil, kardeşinin torunlarıdır. Hz. Üstad’ın onlar için "Hasan Dayı’nın hafidi" demesi bu sebepledir.

Şualar kitabında, Hz. Üstad'ın Denizli’ye götürülürken beraber kelepçelendiği Hasan Can’dan şu şekilde bahis vardır:

“Hem ben pek çok alakadar olduğum Sava köyünden çok muhterem bir ihtiyar ile ellerimiz birbiriyle kelepçe edilip geldiğimiz, beni pek çok memnun edip, bununla o mübarek köyün bana şiddet-i alakasını anladım. O kardeşime ayrıca selam ederim.” (Şuâlar, 13. Şau, s. 308)

Risale-i Nur’da, Savalı Ahmed ve kardeşi Süleyman’ın isimleri “Ahmed ve kardeşi Süleyman” şeklinde, çoğu Kastamonu Lahikası'nda, ikisi de Emirdağ Lahikası’nda olmak üzere sekiz kere geçmektedir.

“Kalemlerini, ümmiliğime yardım veren Medrese-i Nuriye'nin üstadı Hacı Hâfız ve mahdumu ve iki kardeş Mustafa ve Sâlih ve iki kardeş Ahmed ve Süleyman ve beş kardeş beraber talebe olup…” (Kastamonu Lahikası, 159. Mektup, s. 245)

“Hâfız Ali'nin mektubunun âhirinde, Medrese-i Nuriye kahramanlarından ve Hüsrev sisteminde Ahmed ve kardeşi Süleyman hakkında takdiratı, bizi mesrur eyledi.” (bk. age., 161. Mektup, s. 246)

Savlı Ağabeylerimiz bize şu bilgileri de aktardılar:

Süleyman Altuğ İnayet-i ilahi ile hicazda kaldı, mezarı orada. 1984 senesinde hac farizasını bitirip, Medine’den dönüş hazırlığı yaptığı sırada vefat ediyor. Cennet-ül Bakı Kabristanı’na defnediyorlar. Sahabe-i kiram efendilerimizle koyun koyuna yatıyor şimdi orada.

(bk. Ömer ÖZCAN, Ağabeyler Anlatıyor-VIII)

Kategorileri:
S
Okunma sayısı : 836
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...