"Bâri", "Fâtır" ve "Hâlık" farklı mıdır?
Değerli Kardeşimiz;
Cenab-ı Hakk'ın yaratma (halk) fiilinin farklı boyutlarını ve mertebelerini ifade eden Hâlık, Fâtır ve Bâri isimleri arasındaki farklar, özellikle Risale-i Nur'da ve umumi İslami literatürde şöyle izah edilir:
Bu üç isim, yaratmanın üç ana aşamasına işaret eder ve Haşr Sûresi'nin son ayetlerinde peş peşe zikredilmeleri de bu sıralamaya ve farklı manalara işarettir:
"O, Allah'tır ki, Halik'tır (Yaratıcı), Bâri'dir (Yoktan var eden, kusursuz yapan), Musavvir'dir (Şekil ve suret veren)..." (Haşr, 59/24)
Hâlık yaratma fiilinin en genel ve kapsamlı adıdır. Her şeyi yoktan var eden, varlık sahasına çıkaran, genel takdir ve planlamayı yapan manasındadır.
Yaratılışın planlama, takdir ve ölçülendirme safhasına bakar. Bir şeyin var olmadan önce, Allah'ın ilminde ve iradesinde belirlenmesi, genel kaderinin çizilmesidir.
Mesela bütün kâinatı, galaksileri, dünyayı ve içindeki bütün varlıkları ilk örneksiz ve umumi olarak var eden odur (c.c).
Fâtır (Yararak, çatlatarak yaratan); bir şeyi parçalayarak, yararak, çatlatarak içinden bir şey çıkaran ve bir şeyi yoktan, örneksiz ve özel bir fıtrat / program vererek yaratan.
Yaratılışın ilk icad ve hususiyet verme safhasına işaret eder; "fıtrat" kelimesi ile de yakından ilgilidir.
Mesela tohumu yararak fidanı, çekirdeği çatlatarak ağacı çıkarması. Yumurtadan kuşu, rahimden canlıyı çıkarması Fâtır isminin tecellileridir. Her varlığa, o varlığa mahsus özel bir donanım, istidat ve tabiat (fıtrat) vermesi bu isimle ilişkilidir. Risale-i Nur'daki bir ifadeyle, kâinatın gündüzünü geceden, baharı kıştan çeviren (kalbeden) de Fâtır-ı Hakîm'dir.
Bâri' (Kusursuz ve seçerek yoktan var eden); maddeleri kusursuzca, uygun ölçülerle ve birbirinden farklı özellikler vererek yoktan var eden. "Berâe" kökünden gelir, ayırma, temizleme, kusurdan arındırma, seçme manaları taşır.
Yaratılışın kusursuzlaştırma, şekillendirme ve ayırt edici özellikler verme safhasına bakar. Bir varlığın ilk varlık kazanma ve temizlenme mertebesidir.
Mesnevi-i Nuriye'deki "Mesela, bir zîhayat vücuda geldiğinde Bâri' isminin cilvesine mazhardır." ifadesi, bir canlının ilk varlık sahnesine çıkarken, var olduğu maddelerden kaynaklanabilecek kusur ve noksanlardan arındırılarak tertemiz, tam ve seçkin (imtiyazlı) bir surette yaratılışına işaret eder. Her bir zîhayatın özüne (ruh ve kalıbına) ayrı ayrı hüsün ve ziynet vermesi, onu diğerlerinden ayırt edici özelliklerle donatması Bâri' isminin tecellisi oluyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü