Bekârken Risaleleri çok okurdum; evlilik sonrası süre azalıp, nazarım daha çok aileye müteveccih oldu. Ne tavsiye edersiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bekârlık hayatı ile evlilik hayatı arasında çok fark vardır. İkisinin de kendine has şartları vardır. Bekârlık hayatındaki şartları evlilikte de aramak muhali talep etmektir. Muhali talep etmek ise Üstad'ın ifadesi ile kendine fenalık etmektir. Bekâr iken tek kişilik düşünüyor ve tek kişilik sorumluluk yükleniyorduk. Evli iken iki kişilik ve çocuklar olunca da çok kişinin sorumluluğunu taşımaya başlıyoruz. Ancak bütün bunlar bizleri okumaktan alıkoymalıdır demek değildir. Demek istediğimiz, eskisi gibi bir kenara çekilip kitap okuyamayız. Bu kez eşimizle, çocuklarımızla birlikte nasıl kitap okuyacak, namaz kılacak, ibadet edecek ve güzel ahlakı yaşayacağız, gibi sorulara cevap olacak programlar ve düşünce kalıpları geliştirmeliyiz.

Ne yazık ki, camiamızda aile, hizmete bir engel gibi gösterilegelmiştir. Bu psikolojiden ve ön yargıdan kurtulmamız gerekir. Aile hayatı, taşların yerli yerine oturmasıdır. Kişiliklerin yerini bulması demektir. Ama bu bir anda olmuyor. İhmal ederek, iki de bir soluğu medresede alarak ise hiç olmuyor. Bu durumda ömür boyu taşlar oturmuyor. Ömür boyu sıkıntılar devam ediyor.

Evlilik bir şahsı manevidir; koca ise çobandır. Görevi kendini kurtarmak değil, ailece kurtulmanın yollarını aramaktır. Programını medrese üzerine değil, evini medrese yapmak üzerine yapmak durumundadır. Sadece kendini değil, ailesini kurtarma formüllerini geliştirmeye kafa yormak mecburiyetindedir. Eşlerin duruma, çevrenin şartlarına göre formülleri farklı farklı olabilir.

Evlendikten sonra, çocukları oluncaya, hatta büyüyünceye kadar, yoğun bir kitap okuma programına giren ailelerin sayısı az değildir. Çocuklar okumayı söktükten sonra evde okuma programı yapan ailelerin örneklerini vermek mümkündür. "Okumaya yeni başlayan bir çocuğun eline Risale mi verilmeli, hikâye kitapları mı verilmelidir?" konusu da ayrı bir tartışma mevzuudur. Bir koca bu ayrıtıya kadar kafa yormanın peşinde olmalıdır. Fedakâr kaptan sadece kendini değil, gemiyi kurtarandır.

Bir diğer konu ise, Risale okuma üzerinde o kadar tahşidat yapıyoruz ki, bir gün okumayınca kendimizi günah işlemiş gibi hissediyoruz. Bu psikolojiden de kurtulmamız gerekiyor. Zira okumadan taviz vermemek için, bu sefer aile sorumluluğundan taviz vermek durumda kalınıyor. Risale okumak adına bazen asli, hatta aile gibi üzerimizde farz olan görevlerimizi ihmal ediyoruz.

Belli bir aşamadan sonra okuduklarımızı hayata taşıma üzerine yoğunlaşmamız lazım. Okuma azmi, yaşama azmine inkılap etmelidir. Huzurlu bir aile kurmanın çok büyük bir kazanç olduğunu ve bütün hayatımızı etkileyeceğini unutmamak gerekir. Okumam gerekir diyerek, aileyi ihmal etmek pahasına soluğu ikide bir medresede almak, gelecek hayatımızı riske atmak demektir.

Hâsılı bu konu çok su götürür. Tek noktaya odaklaşmak, başka şeylerin ihmalini netice verdiği için, her açıdan bakmak ve her boşluğu görmek durumundayız; aksi takdirde acı tecrübeler bize baktıracaktır.

Evlilik, aile gemisine kaptan olmak demektir. Kaptanın birinci vazifesi ise gemiyi sahili selamete çıkarmaktır, sadece kendini değil!..

Yaşadığınız durum, aslında herkesin başına gelebilecek bir haldir. Evlilik, kişinin duygu ve düşüncelerini eşine ve evliliğin sorumluluklarına yoğun olarak çevirdiği bir durumdur. Bundan dolayı evliliğin ilk yıllarında görülen bu durumun bir mahzuru yoktur; ancak uzun sürerse, Allah korusun manen kopmalar başlayabilir.

Burada size tavsiyemiz, öncelikle bekârlık hayatınızda olduğu kadar Risale-i Nurlar ile meşgul olamayacağınızı kabul edin ve bunun manevî baskısından kurtulun. Eskisi kadar yoğun olmak için de kendinizi zorlamayın. Aksi hâlde, bu hususta eşinizle yaşayacağınız bir sıkıntı, kartopu gibi büyüyerek daha büyük sıkıntılara yol açabilir.

Her meselede olduğu gibi, ev, eş ve Risale-i Nurlarla meşguliyet hususunu da dengede götürmek lazımdır. Yani eşinizin şikâyet etmeyeceği kadar Risale-i Nur ile meşguliyet ve manevî hayatınızı canlı tutacak kadar da eşinize ilgilenmeniz en doğrusudur. Unutmayın huzurlu ve eşlerin birbirinden memnun olduğu bir evlilik hayatı sizin Risale-i Nur hizmetiniz için de olmazsa olmazdır.

Burada yapılacak şey, öncelikle zamanınızı iyi tanzim etmenizdir. Günlük Risale-i Nur okuma saatleri mutlaka planlanmalı, ancak okuma vaktini belli bir zamana yerleştirmek yerine, boş ve uygun zamanlarda okumak şeklinde planlanırsa, hem sıkıntı yaşanmaz hem de boş vakitler daha faydalı bir şekilde değerlendirilmiş olunur. Aksi hâlde o saatte eşiniz veya evinizle ilgilenmeniz gerekebilir, bu ise huzursuzluğa sebep olur.

Normalde sosyal medya, telefon konuşmaları vb gibi zamanınızı çok alan meşguliyetler konusunda farkındalık oluşturun. Bu gibi şeyler için ne kadar zaman harcadığınızı not edin. Bu durum zamanınızı daha verimli kullanmanıza vesile olacaktır.

Okumaya muvaffak olunmadığı zamanlarda, iş yaparken dahi külliyatı sesli dinlemeniz de sizi manevî olarak doyuracağı gibi, imani hakikatlerin bütün latifelerinize sirayet etmesine de vesile olacaktır. Dolayısıyla kaybınızı bu şekilde telafi edebilirsiniz.

Eşinizin zamanına göre, her gün kısa da olsa bir zaman dilimi içinde birlikte okumak veya mütalaa etmek de çok faydalıdır. Bu, birlikte zaman geçirmenizi sağlayacağı gibi, duygu ve düşünce birlikteliğinize de güç verecektir. Yalnız bu süre uzun olmamalı ki, devam etsin. Aksi hâlde kesintiye uğrar ve tamamen bırakmak mecburiyetinde kalabilirsiniz.

Ortak arkadaşlarınızı Nur camiasından seçerseniz birlikte olduğunuzda okuma yapabilirsiniz. Aynı şekilde yakın dostlarınızla da birlikte olduğunuzda Risale-i Nur'dan bir bölüm okumayı alışkanlık hâline getirirseniz inşallah manevî hisseniz devam edecektir.

Alışkanlıklar bir faaliyetin devam etmesinde en sağlam davranışlardır. Bundan dolayı namaz sonrasında, sabah kahvaltıdan sonra, akşam çay saatinde Risale-i Nur okumayı alışkanlık hâline getirirseniz, zorlanmadan manevî bağlarınız devam edecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 6.423
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Vbdestabe
Asrın hastalıklardan biri olan günahkar hissetme hastalığını çok güzel bir şekilde izhar etmişsiniz. Özellikle okumayı yaşamaya inkılap etmeye azmetmelisiniz sözünüze katılıyorum... Bu desise-i Şeytaniye yüzünden allah korusun hanımına karşı adavet,evliliğe karşı şekva meydana gelir. Böyle bir durumda kaş yapayım derken gözü oyarız.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
DUACI18
Cevaplarınız anlaşılır ve net bir biçimde çok güzel ALLAH razı olsun evli olan kişiler kendileri okurken eşlerini ve cocuklarınıda teşvik etmelidirler slm ve duayla
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yosgatlee

Yorumlarınızı okudum istifadeli oldu. Yazarın dediği gibi evide medrese havasına çevirirseniz, kitap okumanız dahada ziyadeleşir. çoluk çocuk okumuş olursunuz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Salimbdk

Allah razı olsun bekarlar içinde evlilik öncesi bir cevap olmuş oldu 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...