Bir psikolog; Mevlâna’nın Mesnevisi ve Üstad'ın Risale-i Nurlarını, psikolojik rahatsızlıkları olan kişilerin yüksek sesle okumalarının iyi geleceğini söylüyor, ne dersiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Kur’an ve onun manevî tefsirleri insan ruhu için bir şifa kaynağıdır. Bu husus ayette şu şekilde beyan ediliyor:
"Ey insanlar! İşte size, Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdeki dertlere bir şifa, müminlere doğru yolu gösteren bir hidâyet ve rahmet geldi. De ki: 'Allah’ın lütfuyla, rahmetiyle, evet sadece bununla ferahlanın! Çünkü bu, onların dünya malı olarak topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır.' ” (Yunus, 10/57-58)
Bununla beraber müspet ilimlerden de istifade etmek gerekir diye düşünüyoruz. Zira müspet ilimler Allah’ın tekvini şeriatının meseleleridirler. Her iki şifa metodunu birbirinin alternatifi gibi görmek ve öyle lanse etmek doğru olmaz kanaatindeyiz.
İnsan maddî hastalıklara maruz kaldığı gibi, manevî hastalıklara da maruz kalabilir. İşte hayatını ve gençliğini haram dairede geçiren birisi hem maddî hem de manevî hastalıklara müptela olur. İçki içenin nasıl ciğerleri hastalanır iflas ederse, bununla beraber insanın manevî aza ve cihazları da hastalanıp zedelenir.
Maddî hastalıkların belirtileri ağrı ve sızılardır, manevî hastalıkların belirtileri ise psikolojik bunalımlar ve asabi hastalıklardır. Malum hastane sadece maddî rahatsızlıklara bakmaz ruhi sıkıntılara da bakar.
Mesela, evham insanın akli melekelerinin zaafından ortaya çıkan manevî bir hastalıktır. Çağımızın en büyük vebalarından birisi stres hastalığıdır ki, bunun temelinde de israf ve gayrimeşru hayat tarzları vardır. Risale-i Nurlar gibi Kur’an’ın manevî tefsirleri de bu gibi manevî hastalık ve buhranların şifasıdır inşallah.
Üstad'ın bir doktora yazmış olduğu mektuptan bir pasajını bu vesile ile buraya almakta fayda vardır:
"Hakikat nazarında herkesten ziyade hasta olan, maddî ve gâfil doktorlardır. Eğer eczahane-i kudsiye-i Kur’âniyeden tiryâk-misâl imanî ilâçları alabilseler, hem kendi hastalıklarını, hem beşeriyetin yaralarını tedavi ederler, inşaallah. Senin şu intibahın senin yarana bir merhem olduğu gibi, seni dahi doktorların marazına bir ilâç yapar."
"Hem bilirsin, meyus ve ümitsiz bir hastaya manevî bir tesellî, bazan bin ilâçtan daha ziyade nâfidir. Halbuki, tabiat bataklığında boğulmuş bir tabip, o biçare marîzin elîm ye’sine bir zulmet daha katar." (Barla Lahikası, 68.Mektup)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar