Dünyevi duamıza tasarruf sahibi zatları vesile edebiliyoruz. Üstad Hazretlerine tevessülden hicap duyuyoruz, ne dersiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Bediüzzaman Said Nursi gibi yüksek bir şahsiyeti dünyevi maksatlara vesile etme noktasında hissettiğiniz hicap, aslında onun davasının mahiyetinden ve şahsiyetindeki istiğna sırrından kaynaklanan fıtri bir edeptir. Ancak bu durumu dengeli bir zemine oturtmak için şu birkaç nükteyi nazara alabiliriz:

  • Şefaat ve Vesilelik Hakikati

Kur'an ve sünnet çizgisinde, salih kulları duaya vesile kılmak (tevessül), o kişinin Allah katındaki makamını ve sevgisini şefaatçi yapmaktır. Hz. Üstad, ömrünü iman ve Kur'an hizmetine adamış, ahirete müteveccih bir şahsiyettir. Onu vesile ederken aslında onun şahsını değil, onun vesile olduğu o muazzam Kur'an hizmetini ve o hizmetteki ihlasını şefaatçi yapıyoruz demektir.

  • "Dünyevi" Maddi mi, Manevi mi?

Dünyevi ihtiyaçlarımız eğer ubudiyetimize engel teşkil ediyorsa veya rıza-yı ilahiye giden yolda birer basamak olacaksa, onlar aslında dünyevi görünümlü uhrevi işlerdir. Hz. Üstad'ın bizzat kendisi, talebelerinin maişet darlıklarında veya sıkıntılarında inayet-i ilahiyenin Risale-i Nur talebeleri üzerindeki tasarruflarından bahseder. Dolayısıyla meşru ve hayırlı bir dünya ihtiyacı için "Ya Rabbi, bu kulunun senin dinine hizmetindeki ihlası hürmetine..." demek, makamına aykırı bir talep değildir.

  • Hizmet ve Şükür Odaklı Talep

Hz. Üstad'ı vesile kılarken duyulan o hicabı aşmanın yolu, talebin niyetini kontrol etmektir. Eğer istenen dünyevi meta sadece nefsi bir arzu içinse, evet, böyle bir şahsiyeti buna alet etmek ağır gelebilir. Fakat "Ya Rabbi, hizmetime engel olan şu sıkıntımı Hz. Üstad'ın davasındaki sadakati hürmetine gider." veya "Zihnimi bu dünyevi meşgalelerden kurtar ki Nurlarla daha çok iştigal edebileyim." tarzındaki dualar, aslında yine ahirete bakan dualardır.

  • İstiğna ve Edep Dengesi

Hz. Üstad hayatı boyunca kimseden hediye almamış, minnet altına girmemiştir. Sizin hissettiğiniz hicap, onun bu istiğna sıfatına olan hürmetinizdir. Bu edep güzeldir; ancak unutmamalıyız ki veliler, vefatlarından sonra tasarrufları daha geniş bir surette devam eden diri ruhlardır. Onlar, talebelerinin ve sevenlerinin dertleriyle alakadardırlar.

Netice itibarıyla; hicap duymanız kalbinizin bir inceliğidir. Ancak onu duanıza vesile ederken, "Ben bu dünyevi ihtiyacı, senin rızana daha iyi bir kul olmak ve Üstad'ın açtığı yolda daha selametle yürümek için istiyorum." niyetiyle isterseniz, o hicap yerini mutmain bir kalbe bırakacaktır. Esas olan, vesileyi gaye yapmamak ve her şeyi doğrudan doğruya Müsebbibü'l-Esbab olan Allah'tan beklemektir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Tevessül" hususunu izah eder misiniz?

- "Tevessül" konusundaki iddialara cevap verir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 104
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...