"Evet, zeminin yüzünde kemal-i hikmetle terbiye edilen ve kemal-i inayetle tezyin edilen…" Külliyetten cüziyete doğru bir maksat üzere planlanan bu paragrafı izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Yeryüzündeki bütün varlıklar kemal-i hikmetle terbiye ediliyorlar. Her canlının her organından rızkına, iaşesine kadar her şeyi kendisine en faydalı bir şekilde yaratılıyor ve mükemmel bir terbiye görüyor. Bu hikmetli terbiye sonsuz bir inayetten haber veriyor. Bu sonsuz inayet ise yine sonsuz bir rahmetten geliyor.
“Sıfat mevsufsuz olamayacağından” bu hikmet, inayet ve rahmet; Hakîm, Kerîm, Rahîm ve Rezzâk olan Allah’ın varlığını ve birliğini gösterirler. Ziyayı görüp de ışığı inkâr etmek ne kadar büyük bir cehalet ise, bu rahmeti, inayeti ve hikmeti görmemek yahut inkâr etmek de ondan çok daha ileri bir kalp körlüğüdür.
Sonsuz bir rahmetten haber veren bu icraatları serseri tesadüfe, kör kuvvete, sağır tabiata, cansız ve cahil sebeplere isnad etmek, ancak kör, sağır ve camid olmakla izah edilebilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Bu pencerede inayet kelimesi nedir? Nasıl kullanılmış normal yardım dışında bahsediliyor sanırım? Bunu detaylı izah eder misiniz?
Burada geçen inayet kelimesi, kelime anlamı olarak "yardım etmek, lütfetmek, gözetmek ve korumak" demektir. Ancak sorduğunuz gibi, bu metindeki kullanım sıradan bir "fukaraya yardım etme" ya da "birinin elinden tutma" şeklindeki dar anlamının çok ötesindedir.
Buradaki inayet, teolojik ve felsefi bir kavram olarak, "bütün yaratılışın ardındaki bilinçli şefkat, kasıtlı güzelleştirme ve mükemmel uyum" anlamında kullanılmıştır.
Detaylarını ve ne kastettiğini şu başlıklar altında inceleyebiliriz:
1. Ölçülü ve Kasıtlı Bir Güzelleştirme (Tezyin)
Metinde inayet kelimesi hemen ardından gelen "tezyin edilen" (süsleme, tezyinat) ifadesiyle bağlanıyor. Eğer dünyadaki düzen sadece kuru bir yardımdan ibaret olsaydı, canlıların sadece hayatta kalmasına yetecek asgari şartlar sağlanırdı.
Örneğin; beslenmemiz için sadece tatsız, kokusuz bir çorba yeterliyken; yeryüzünün binbir çeşit renk, koku ve tatta meyvelerle süslenmesi sıradan bir yardım değildir. İşte bu, inayettir. Yani yardımın içinde bilinçli bir ikram, bir şefkat ve sanatsal bir tezyin (süsleme) vardır.
2. İnayet Delili (Gaye ve Nizam)
İslam felsefesinde ve kelamında "İnayet Delili" diye bir kavram vardır. Bu delil der ki: “Kâinattaki her şey, tam da insana ve canlıların hayatına en uygun, en faydalı olacak şekilde tasarlanmıştır.”
Güneşin mesafesi tam yaşama uygundur.
Atmosfer bizi korur.
Gözümüzün yapısı ışığa, midemiz gıdalara göre ayarlanmıştır.
Metindeki "kemal-i inayetle" (mükemmel bir inayetle) ifadesi, kâinattaki hiçbir şeyin tesadüfi olmadığını, her şeyin canlıların konforu ve faydası gözetilerek, yüksek bir şefkatle var edildiğini anlatır.
3. "Hikmet" ile "İnayet" İlişkisi
Metnin başında "kemal-i hikmetle terbiye edilen" deniyor.
Hikmet: Her şeyi yerli yerine koymak, faydalı ve amaçlı yapmaktır. Bir fabrikanın çarklarının tıkır tıkır işlemesi hikmettir.
İnayet: O işleyen sistemin içine sevgi, şefkat ve estetik katmaktır. O fabrikanın işçilerine her gün en sevdikleri yemeklerin ikram edilmesi, salonların çiçeklerle süslenmesidir.
Dolayısıyla buradaki inayet, yaratıcının yarattığı mahlukata karşı olan özel ilgisini, onu yalnız bırakmadığını, her ihtiyacını en estetik ve en şefkatli şekilde karşıladığını ifade eden külli (kapsamlı) bir kavramdır.