Mahlûkatın yaratılmasındaki intizamat ve tanzimatın ispat ettiği şuunât hikmet-i tammenin biraz daha izahını yapar mısınız?

Soru Detayı

Devamında gelen sorularda inayet-i tamme, rahmet-i vasia, Rezzâkiyet ile şefkatkârane bir Rububiyet nazara verilerek bu şuunât hakkında da açıklamalar isteniyor. Bu soruların tamamına cevap olması noktasında bazı temel açıklamaların yapılması gerekiyor.

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Önce sualin şıklarında yer alan şuûnât mefhumu üzerinde kısaca duralım:

Üstad Hazretleri eşyanın yaratılmasında ve tefekkür edilmesinde Zât, şuunât, sıfat, ef’al ve esmâ sıralamasını yapar. Allah’ın bir şeyi yaratmayı dilemesinin ilk merhalesi o şeyle alâkalı şuûnâta taalluk eder. Şuunât, İlâhî sıfatları icraya ve tecelliye sevk eder. Bu sevk ile yaratılacak şeyin mahiyetine göre İlâhî fiiller icraat gösterirler ve sonunda o şeyin yaratılmasıyla da esmâ tecellî eder.

Üstad Hazretleri insan mahiyetinin “sıfat ve şuunât-ı İlahiyenin bir mikyası” olduğunu beyan etmesinden hareketle şöyle bir misâl verebiliriz. İnsan bir muhtacın haline acıyıp şefkat gösterdiğinde ona yapılacak yardımın da ilk adımını atmış demektir. Bu acıma ve şefkat şuunâta misâldir. Sonra yardım yapmayı irade eder ve kudretini sarf ederek gerekli yardımda bulunur. İşte bu irade ve kudret sıfatlarını harekete getiren şefkat ve merhamet olmuştur.

Bu konuda en mühimmisâl şu hadîs-i kudsîdir: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmeye muhabbet ettim ve mahlûkatı yarattım.”

İşte yaratma fiilini icraya sevk eden “bilinmeye muhabbet” olmuştur, bu ise İlâhî bir şe’ndir. İkinci safhada irade, kudret ve sair İlâhî sıfatlarla mahlûkatın yaratılması tahakkuk etmiştir.

Zât, şuunât, sıfat,..sıralamasına şöyle de bakabiliriz: Rububiyet, hakimiyet, Rezzâkiyet, malikiyet,.., şuunât-ı İlâhiyedendirler. Meselâ, terzik yani rızıklandırmak fiildir, Rezzâk (rızık verici) isimdir, rezzâkiyet (rızık verici olma) ise şuunâttandır. Hiçbir rızık yaratılmadan da Allah’ın rezzâkiyeti vardı. Bunu tezahür ettirmek dilediğinde sıfatlarının icrasiyle rızıkları yarattı ve Rezzâk ismini tecellî ettirdi.

Konumuza dönecek olursak: Hikmet sahibi olmak, inayet, rahmet, kerem şuunât-ı İlâhîyedendirler. Bu şuunât İlâhî sıfatları icraata sevketmiş ve sonunda iâşe-i umumiye ortaya çıkmıştır.

Bu derste, önce şuunât-ı İlâhîye dikkat çekilmiş ve sonra bunlar İlâhî isimlerle irtibatlandırılmıştır. Hülasa olarak arz edelim:

“O hikmet-i âmme, bizzarure bir Hakîmi gösterir."

“O inayet-i tamme, bizzarure inayetkâr bir Hâlık-ı Kerîmi gösterir."

“O rahmet-i vâsia, bizzarure bir Rahmân-ı Rahîmi gösterir."

“Rızka muhtaç zîhayatların lâyık ve mükemmel bir tarzda iâşeleri,… , bizzarure bir Rezzâk-ı Kerîmi gösterir."

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...