"Hatib-i Bağdadînin فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسِينَ اَلْفَ سَنَةٍ sırrındaki tefekküründen mütehassıl vâkıayı andırır bir tekid-i i’câz-ı Nebevîdir, dedim." Bu cümleyi izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Başladım, yarım sahife yazdım, kalemden boya kesilmedi. Bundaki hikmeti düşündüm, kalem kurudu. Sonra birçok defalar kalemi dikkatle boyaya batırarak yazdım, tecrübe ettim. Yarım satır, nihayet bir satıra kâfi gelebildi. Bu da Hatib-i Bağdadînin فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسِينَ اَلْفَ سَنَةٍ sırrındaki tefekküründen mütehassıl vâkıayı andırır bir tekid-i i’câz-ı Nebevîdir, dedim."(1)

On Dokuzuncu Mektup, on iki gün gibi hem harika hem de kısa bir süre içinde telif edilmiştir ki, bu da bast-ı zaman kerametini akla getiriyor. Evliyaların hayatında bast-ı zaman kerameti çoklukla görülen bir keramettir.

Hatib-i Bağdadî'nin, ayetin ve haşiyenin de işareti ile vakası bast-ı zaman vakasıdır. Evet bu muhterem zat Kur’ân-ı Kerîm'in tamamını bir gün ve gecede okurdu ki, bu ancak bast-ı zaman ile mümkündür. Hayatını tahkik ettiğimizde bir gecede belki daha az bir zamanda defalarca Kur’an hatmettiğini görüyoruz. Zaten haşiye de duruma işaret ediliyor ki büyük bir ihtimalle bir dakika içinde bast-ı zaman ile Kur’an hatmetmiştir. Ayette de ahiretteki zaman kavramına bir gönderme vardır. Yani ahiret aleminin bir dakikasında burada bir aylık iş yapılabilir denilmek isteniyor.

(1) bk. Barla Lahikası, (37. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...