Hz. Hamza ve diğer şehitlerin ya da alimlerin mematlarında, diğer hayattaki insanlara yardım edeceğini söyleyen ayet, hadis veya Üstad dışında bir alim var mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şehitlerin -diğer veliler gibi- bazen temessül etmeleri ve dünyada bazı kimselere görünmeleri, onların yardımına koşmaları Ehl-i sünnet akidesine göre caizdir ve vakidir.

"Allah yolunda öldürülenlere; 'ölüler' demeyin. Bilakis onlar diridirler. Fakat siz bunun farkında değilsiniz." (Bakara, 2/154),

"Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklanmaktadırlar." (Al-i İmran, 3/169)

mealindeki ayetlerde şehitlerin diğer ölülerden farklı bir konumda olduklarını ve kabir / berzah âlemindeki hayatları diğer ölülerin durumundan çok farklı olduğunu göstermektedir.

Kur'an-ı Kerim’deki şu ayetler, İslam dininde şefaat ve himmet gibi şeylerin de hak ve hakikat olduğuna yeterli delil teşkil eder:

“O, onların yaptıklarını da yapacaklarını da açıkladıklarını da gizlediklerini de bilir. Onlar sadece onun razı olduğu kimse hakkında şefaat ederler. Ona duydukları tazimden ötürü çekinir, titrerler.” (Enbiyâ, 21/28)

Taberi’ye göre bu ayette Allah Teâlâ, meleklerin, İsa’nın ve Üzeyr’in (aleyhimüsselâm) şefaat sahibi olduğunu isbat etmiş, bir kısım sahte ilahların ve putların ise şefaat edemeyeceklerini istisna ederek belirtmiştir.(1)

Kurtubî, İbn Abbas’tan (r.anhüma) gelen bir rivayete dayanarak, bu ayette şefaatle muhatap olacak insanların "Lâ ilâhe illallah" diyenler, Mücâhid’den gelen bir tevile göre ise, Allah’ın razı olduğu herkes olduğunu nakleder.(2) Suyûtî’ye göre ise meleklerin şefaati tevhid ehli için söz konusudur.(3)

“Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda etmez.” (Müddessir, 74/48)

Suyûtî, tefsirinde Hasan-ı Basri’nin “Biz, şehidin ailesinden yetmiş kişiye şefaat edeceğini konuşurduk.” dediğini ve Sevgili Peygamberimizin (asm) ise,

"Ümmetim içinde bir adam bulunur ki, onun şefâatiyle Allah Benî Temîm kabilesinden daha fazla insanı (cehennemden çıkarıp) cennete girdirir."(4)

buyurduğunu kaydeder.

“Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında, hiç kimse şefâat edemez.” (Meryem, 19/87)

Ebu Suûd, bu ayeti önceki ayetlerle irtibatlandırarak şöyle tefsir eder:

“Yani mezkûr müttakîler, ancak İslam’a girmiş olanlara şefaat edebilirler. Bu ise diğer insanları Müslüman olmaya teşvik anlamı taşır.”

Dipnotlar:

1) bk. Taberî, Muhammed ibn Cerîr, Câmiu'l-Beyân an Te’vîli Âyâti’l-Kur’ân, Dâru’l-Fikr, Beyrut, 1405, 25, 105.
2) bk. Kurtubî, el-Câmiu li Ahkâmi’l-Kur’ân, Tahran, Ahmed Abdulalîm el-Berdûnî, 2. basım, Dâru’ş-Şa’b, Kahire, 1372, 11, 281.
3) bk. ed-Dürrü’l- Mensûr, 5, 624.
4) bk. Suyûtî, Celâleddîn, Ed-Dürrü’l-Mensûr fi’t-Tefsîr bi’l-Me’sûr, 8, 37.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...