"İhtiyar kadınlara ve genç kızlara bir ihtar" başlıklı yazıda Üstadımızın bekâr kalmaya bir teşviki mi var? Bugünkü şartlarda dindar kızların büyük bir kısmının bekâr kalması gerekmez mi?
Değerli Kardeşimiz;
Bir insanın kiminle evlendiği, sadece bu dünya saadetini değil, ebedî saadeti de alakadar hayatî bir meseledir. Evlendiği kimse sefih ve farzlara dikkat etmeyen birisi ise, hem dünya hayatı hem de ahiret hayatı büyük bir tehlike içinde demektir. Dünyaya ait en küçük tehlikeyi ve zararı dikkate alıp, ona karşı tedbir almak mâkul kabul edilirken, ahirete bakan büyük bir tehlikeye hiç ehemmiyet vermemek mâkul addedilemez.
Dindar bir bayanın evleneceği kocanın kendi gibi dindar olması, hem dünya açısından hem de ahiret açısından hayatî bir ehemmiyeti haizdir. Bu yüzden, acele edip evde kalırım korkusu ile rastgelen insanla evlenmemesi gerekir. Üstad Hazretlerinin bu ihtar ve ikazı ağır değil, bilakis tehlikenin büyüklüğüne uygun, yerinde bir ikazdır.
Üstad Hazretleri hanımlara “evlenmeyin” derken, dindarlık noktasında size denk birini bulamadığınız zaman, geçim derdinden korkup ahlaksız ve serserilere varmak yerine, bekâr kalmak sizin için daha hayırlıdır diyor. Mutlak olarak bekâr kalın demiyor. Sadece dünya rahatını düşünerek, serseri ve ahlaksız erkeklere varmayın diyor. Din ve diyanet noktasında denk bir erkek bulduğunda evlenmesi gayet normal ve elzemdir. Üstad da bu durumda evlenin diyor.
Evlenmek insanlık için fıtrî ve umumî bir yoldur. Bunun aksini savunup bütün insanları bekâr kalmaya davet etmek hem fıtrata hem de İslam’a zıttır. Onun için asıl ve doğru olan aile kurmaktır.
İmam-ı Gazalî’nin Huzeyfe’den ve Ebû Umame’den (ra) rivayet ettiği bir hadiste Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyuruyor:
"Hicri ikinci asırdan sonra insanların en hayırlısı geçim derdi az ve çoluk çocuğu olmayan kimsedir."
Yine İmam-ı Gazalî’nin Ebû Hüreyre’den rivayet ettiği bir hadiste Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyuruyor:
"Bir zaman gelecek; kişinin helâki karısının, anne ve babasının ve çocuklarının elinde olacak. Çünkü bunlar onu fakirlikle ayıplarlar. Ve gücünün yetmediği şeyleri kendisinden isterler. Adam da bu sebeple tehlikeli işlere girer. Böylece dini gider, kendisi de helâk olur."(İhya, II/66)
İmam Gazali’nin “İhyâ-u Ulûmi’d- Din” adlı eserinde geçen bu hadisler sahih hadislerdir. Bu hadislerde, Peygamber Efendimiz (asm) umumi olarak herkesi evlenmemeye teşvik etmiyor. Bu dönemlerde insanların ekserisi geçim belası yüzünden haramlara gireceğini ve dünyaya dalacağını haber veriyor. Burada, hadisler hayatın bazı gerçeklerine işaret ediyor ve belalara karşı bizi tedbirli olmaya davet ediyor. Onun için biz de tedbir olarak evlenirken dindar, şuurlu ve kanaatkâr bir eşle evlenmeliyiz. Aksi hâlde sıkıntı çekme ve haramlara girme tehlikesi ile karşı karşıya kalırız.
Üstad'ın izahlarını, yukarıdaki hadislerin izahı şeklinde kabul edebiliriz.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü