"Tam muvafık ve dindar ve ahlâklı bir zevc bulmadan kendilerini açık-saçıklıkla satmasınlar. Eğer bulunmadı... Mücerred kalıp..." Bu erkânlara mı has, yoksa herkes için geçerli mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Üçüncüsü: Kadınlığın fıtratında çocuk okşamak ve sevmek meyelânı var. Ve bir evlâdının dünyada ona hizmeti ve âhirette de şefaati ve validesi öldükten sonra ona hasenatıyla yardımı, o meyl-i fıtrîyi kuvvetlendirip evlendirmeye sevk etmiş. Halbuki şimdi terbiye-i İslâmiye yerine terbiye-i medeniye ile on taneden bir iki hakikî evlât, kendi validesinin şefkatine mukabil fedakârâne hizmet ve dindârâne dualarıyla ve hasenatlarıyla validesinin defter-i a'mâline haseneler yazdırmak ve âhirette salih ise validesinin şefaat etmek ihtimaline mukabil, ondan sekizi o hâleti göstermediğinden, bu fıtrî meyil ve nefsânî şevkle o biçare zaifeler böyle ağır bir hayata kat'î mecbur olmadan girmemek gerektir."

"İşte bu işaret ettiğimiz hakikate binaen, bekâr kalmak isteyen Nur şakirtlerinden olan kızlara derim ki:

"Tam muvafık ve dindar ve ahlâklı bir zevc bulmadan, kendilerini açık saçıklıkla satmasınlar. Eğer bulunmadı; Nurun bir kısım fedakâr şakirtleri gibi mücerret kalıp tâ ona lâyık ve ebedî bir arkadaş olacak ve terbiye-i İslâmiyeyi almış vicdanlı bir müşteri ona çıksın. Ve saadet-i ebediyesi, muvakkat bir keyf-i dünyevî için bozulmasın. Ve medeniyetin seyyiatı içinde boğulmasın."(1)

Burada, Nur talebesi hanımların kendine uygun ahlaklı ve dindar birisini bulmadan evlenmemeleri tavsiye ediliyor. Evlenmeyi icap ettiren fıtrî temayüller hanımları rastgele evlenmeye zorlayabilir. Bu yüzden, bu fıtrî meyillere göre hareket edilmemeli, evlenilecek kişinin ahlaklı ve dindar olmasına bakılmalıdır.

Hatta bazı kadınlar evde kalma korkusu ile daha da ileri gidip erkeğe kendini beğendirme gayesi ile açılıp saçılabilir. Nur talebesi hanımlar böyle yapmaktansa, vakıf hanımların yaptığı gibi uygun bir namzet bulana kadar bekâr kalmayı tercih etmelidirler. Sırf evlenmek ve rahat bir dünya hayatı sürmek için ebedî hayatlarını tehlikeye atmamalıdırlar. Bu tavsiyeler sadece erkânlar için değil, bütün Nur şakirdi hanım talebeler içindir.

Sefih, iffetsiz ve ahlaksız bir erkekle evlenmektense, dindar ama bekâr bir hayat yeğdir. Bu bütün Müslüman hanımlar açısından da böyledir.

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II, 45. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.947
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

nmceyhan

neden dindar ve ayrı olarak ahlaklı diyor. dindar insan zaten ahlaklı olmaz mı? ahlakı ayrı olarak zikretmesinin sebebi nedir?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Herkesin siması farklı olduğu gibi, mizacı da farklıdır. Dolayısı ile dindar olan bir insan her açıdan iyi bir insandır anlmına gelmemektedir. Dinsiz bir adam da her açıdan kötü ve ahlaksız bir adam demek değildir. Herkesin bir huyu vardır ve din ile onu terbiye etmeye çalışmak gerekir. Ama ne yazık ki, herkes islamı yeteri kadar hayatına taşıyamıyor. Bu günkü müslümanların hali ortadadır. Çalışkanlık müslümanın ahlakı iken, müslüman tembel. Tembellik de kafirin hakkı iken onlar çalışkan. Dolayısı ile sadece beş vakit namaz kılmak bir adamın iyi olması için yetmiyor. Bazı alimler ticaret, yolculuk yapılmadan bir insanın sadece namazına bakarak karar vermemek gerektiğini söylerler. Üstad aradaki bu farka işaret ediyor.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Kahriyat
Vakıf hanımlar demekle tam olarak ne kast ediliyor. BazılBazıları tarfindan hanımlardan vakıf olunmaz deniliyor bunu açarmışsınız.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Hanımlardan vakıf olunmaz demek şahsi bir bakış açısıdır bizim kanaatimize göre hanımlardan da vakıf olabilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hudanur99

"Tam muvafık ve dindar ve ahlaklı" diye ayrı ayrı belirtildiği için "tam muvafık" denmesinde farklı bir mana varmış gibi geliyor, "tam" muvafık ifadesinden kasıt nedir, sanki 'maddi manevi her yönden birbirine uygun olmak gerek' gibi düşündürdü

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Olabilir. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
talebe495

Burada üstad eş seçimi noktasında tam muvafık diye bir kayıt koymuş ve bunu dindarlık ve ahlaktan ayrıca zikretmiş bu durumda başka noktalarda muvafakatına da bakılacak anlamına geliyor ama bu durumda tam ifadesi kafa karıştırıcı oluyor çünkü biz nasıl tam uygun olduğunu anlayalım kalbi mutmain edici güven hasıl edici şekilde denilebilir mi? Örneğin maddiyat hususunda muvafakat konusu hem önemli ama aynı zamanda başka şeyler daha önemli bu konuya ne kadar pay vermeli tam uygununu mu beklemeli kafam karışıyor benim (kız ailesinin daha zengin olması problem olabiliyor gerçekten)

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Sorunuz, hem Risale-i Nur’un aile hayatına dair yaklaşımını anlamak hem de günümüz evliliklerindeki pratik sıkıntıları çözmek açısından son derece nitelikli ve yerinde bir sorgulama.

Bediüzzaman Hazretleri’nin bahsettiğiniz ifadede dindarlık ve ahlakın yanına "tam muvafık" şartını eklemesi, İslam fıkhındaki "Kefâet" (denklik) prensibi ve sosyolojik gerçeklerle doğrudan ilgilidir.

1. "Tam Muvafık" Ne Anlama Gelir?

Buradaki "tam" kelimesi, hatasız veya ütopik anlamda kusursuz bir insan arayışını ifade etmez. Zira dünyada kusursuz insan yoktur. Buradaki "tam muvafakat":

Mizaç ve Kafa Yapısı Uyumu: İki insanın dindar olması, mizaçlarının veya hayata bakışlarının %100 uyuşacağı anlamına gelmez. Biri çok hareketli, diğeri çok içe dönük olabilir; biri hayatı çok pratik yaşarken diğeri detaycı olabilir. "Muvafakat", bu farkların bir çatışmaya değil, bir zenginliğe dönüşebileceği uyum zeminidir.

Ahlak ve Dindarlık Dışındaki Müşterekler: Kültür, aile yapısı, eğitim seviyesi ve yaşam tarzı gibi unsurlarda birbirine yakın olmak, evlilikteki sürtüşmeleri en aza indirir.

Kalbi İtminan (İç Huzuru ve Güven): Tam muvafakatin en belirgin ölçüsü, mantık süzgecinden geçtikten sonra kalbin o kişiye ısınması, güvende hissetmesi ve "Evet, ben bu insanla bir ömür yürüyebilirim" huzuruna ermesidir.

2. Maddiyat Hususunda "Denklik" ve Zenginlik Farkı

İslam fıkhında ve sosyolojide erkeğin ve kadının sosyo-ekonomik durumu (maddiyat denkliği) küfüv (denklik) kapsamında değerlendirilir.

Sizin de belirttiğiniz gibi, kız ailesinin erkeğe kıyasla belirgin şekilde zengin olması pratik hayatta bazı riskler doğurabilir:

Yaşam Standardı Farkı: Kızın alıştığı harcama ve yaşam standartları ile erkeğin sunabileceği imkânlar arasındaki uçurum, zamanla beklenti kırıklıklarına ve huzursuzluğa yol açabilir.

Erkeğin Psikolojik Rolü: Erkeğin ailedeki geçim yükümlülüğü ve liderlik hissi, kız tarafının baskın maddi gücü karşısında ezilme veya yetersizlik hissine dönüşebilir.

Aile Müdahaleleri: Maddi güç farkı, tarafların ailelerinin evliliğe müdahale etme riskini artırabilir.

Maddiyata Ne Kadar Pay Verilmeli?

Maddiyatta "tam uygunluk" ararken aşırı zenginlik veya mükemmel finansal şartlar beklenmemelidir. Ancak şu iki şartın varlığı aranmalıdır:

Erkeğin Temel Sorumluluk Gücü: Erkeğin evi geçindirebilecek, helalinden rızık kazanacak gayrete ve imkâna sahip olması.

Kızın Gönüllü Rızası ve İktisat Anlayışı: Kızın, erkeğin mevcut imkânlarına içtenlikle rıza göstermesi, kendi ailesinin imkânlarıyla kıyas yapmayacak olgunlukta ve iktisat şuurunda olması.

Eğer kız bu olgunluktaysa ve erkek de sorumluluk sahibi biriyse, aileler arasındaki maddi seviye farkı bir engel olmaktan çıkar. Ancak kız veya ailesi maddi standartlardan taviz vermekte zorlanacak yapıdaysa, bu durum ileride ciddi bir "uyumsuzluk" (muvafakatsizlik) sebebi olur.

3. Kafa Karışıklığını Gidermek İçin Ölçü Ne Olmalı?

Evlilik kararı alırken süreci üç kademeli bir süzgeçten geçirmek kalbi mutmain kılar:

  1. Olmazsa Olmaz Temel (Temel Direk): Dindarlık, güzel ahlak, dürüstlük ve merhamet.

  2. Muvafakat ve Denklik (Çatı): Mizaç uyumu, kültür yakınlığı, aile yapıları ve yaşam standartlarında makul denklik.

  3. Kalbi İtminan (Karar): İstişareler yapılıp mantıklı gerekçeler oturduktan sonra, kalpte beliren huzur, meyil ve güven hissi.

Özetle; "tam muvafık" ifadesi sizi mükemmeliyetçiliğe veya evlilikten kaçınmaya götürmemeli. Aksine, sırf dindar diye mizaç veya kültür olarak hiç bağdaşamayacağınız biriyle acele karar vermemeniz, hem mantığınızın hem kalbinizin "evet" diyeceği makul bir denkliği gözetmeniz gerektiğini hatırlatan hikmetli bir ölçüdür.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...