"İkindiden sonra tezahür ettiğinden, o vakti uykuyla geçirmek, o neticeyi görmemek hükmüne geçtiğinden, güya o günü yaşamamış gibi oluyor." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"İKİNCİSİ: Feylûledir ki, ikindi namazından sonra, mağribe kadardır. Bu uyku ömrün noksaniyetine, yani uykudan gelen sersemlik cihetiyle, o günkü ömrü nevm-âlûd, yarı uyku kısacık bir şekil aldığından, maddi bir noksaniyet gösterdiği gibi, manevi cihetiyle de o gün hayatının maddi ve manevi neticesi ekseriya ikindiden sonra tezahür ettiğinden, o vakti uykuyla geçirmek, o neticeyi görmemek hükmüne geçtiğinden, güya o günü yaşamamış gibi oluyor." (Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a, Dokuzuncu Nükte.)
İkindi vakti, ticari hayatın yoğun geçtiği, günlük mahsulatın kaldırıldığı, dar ama çok verimli bir zaman dilimidir. Bu zaman dilimini uyku ile geçirmek maddi açıdan tam bir ziyan ve kayıptır. Böyle bir zaman diliminde uyumak, dini açıdan uygun görülmemiştir.
Sağlık bakımından da bu vakitte uyumak zararlıdır. Bu husus bir hadis-i şerifte şöyle ifade edilmektedir:
"Kim ikindi ile akşam arasında uyur da aklını yitirirse, hiç şaşırmasın (ancak kendini kınasın)." (bk. Kenzu’l-Ummal, h. No. 41362; Aclunî, Keşfu'l-Hafa, II, 284.)
Herkes bu vakitte yatmanın zararını bizzat tecrübe ederek görmüştür. O vakit yatıp da kalkan kimse sersem gibi olur, kendisini bir türlü toparlayamaz.
İkindi vaktinde yapılan ibadet ve zikirlerin fazileti büyüktür. Bu vaktin uyuyarak değil, zikir ve ibadet ile geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Birtakım melekler geceleyin, diğer birtakımı da gündüz vakti birbiri ardınca gelip sizin aranızda bulunurlar. Onlar sabah namazı ile ikindi namazında bir araya gelirler. Geceleyin aranızda kalmış olanlar Allah'ın huzuruna çıkarlar. Allah Teâlâ, kullarının halini çok iyi bildiği halde, meleklere:
-Kullarımı ne halde bıraktınız? diye sorar. Melekler:
-Onları namaz kılarken bıraktık; yanlarına da namaz kılarken varmıştık, derler."
Buhârî, Mevâkît 16, Tevhîd 23,33; Müslim, Mesâcid 210. Ayrıca bk. Nesâî, Salât 21