"Kardeşin hâssası ve şartı şudur ki: Hakikî olarak Sözlerin neşrine ciddî çalışmakla beraber..." Böyle ciddi neşreden ve çalışan neden talebe olamıyor?

Soru Detayı

"Kardeşin hâssası ve şartı şudur ki: Hakikî olarak Sözler'in neşrine ciddî çalışmakla beraber, beş farz namazını eda etmek, yedi kebairi işlememektir." (Yirmialtıncı Mektub / 4.Mebhas / 10. Mes'ele) 
- Risale-i Nur talebesi olmayan kardeş vasfı taşıyan neden sözleri ciddi neşr eder?
- Böyle ciddi neşreden ve çalışan neden talebe olamaz , hangi engel var?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kardeşin hassası ve şartı şudur ki: Hakikî olarak Sözlerin neşrine ciddî çalışmakla beraber, beş farz namazını edâ etmek, yedi kebâiri işlememektir."

"Talebeliğin hassası ve şartı şudur ki: Sözleri kendi malı ve telifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin."(1)

Talebe ile kardeş olma arasındaki ince fark; "Sözleri kendi telifi gibi bilip başka hiçbir cemaat, meslek ve meşreple meşgul olmamaktır."

Kardeş ise, "Sözlerin neşrine ciddi anlamda çalışabilir, ama bunun yanında farklı meslek ve meşreplere gönül verip onları da sadakat ile devam ettirebilir." Bu durum Risale-i Nur davasında tam fani olamadığını gösterir.

Talebe ise, Risale-i Nur davasında tam fanidir ve bütün gaye ve hedefi Sözlerin neşrine kilitlenmiştir. Kalbi, aklı, ruhu, Risale-i Nur'da kaybolmuştur. Farklı meslek ve meşrepler hürmet eder, ama asla onlarla meşgul olmaz.

Kardeş, Üstadımız'ın ubudiyet noktasındaki şahsiyetiyle alakadardır. Talebe, Üstad'ın dellal-ı Kur'an olan şahsiyetiyle münasebettardır.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...