"Kardeşin hassası ve şartı şudur ki: Hakiki olarak Sözlerin neşrine ciddi çalışmakla beraber..." Böyle ciddi neşreden ve çalışan neden talebe olamıyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Kardeşin hassası ve şartı şudur ki: Hakikî olarak Sözlerin neşrine ciddî çalışmakla beraber, beş farz namazını edâ etmek, yedi kebâiri işlememektir."
"Talebeliğin hassası ve şartı şudur ki: Sözleri kendi malı ve telifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin." (Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas.)
Talebe ile kardeş olma arasındaki ince fark; "Sözleri kendi te’lifi gibi bilip başka hiçbir cemaat, meslek ve meşreble meşgul olmamaktır."
Kardeş ise, "Sözlerin neşrine ciddi manada çalışabilir, ama bunun yanında farklı meslek ve meşreplere gönül verip onları da sadakat ile devam ettirebilir." Bu durum Risale-i Nur davasında tam fâni olamadığını gösterir.
Talebe ise, Risale-i Nur davasında tam fânidir ve bütün gayesi ve himmeti Sözlerin neşrine kilitlenmiştir. Kalbi, aklı, ruhu, Risale-i Nur'da kaybolmuştur. Farklı meslek ve meşreplere hürmet eder, ama onlarla meşgul olmaz.
Kardeş, Üstad'ımızın ubudiyet noktasındaki şahsiyetiyle alakadardır. Talebe, Üstad'ın dellal-ı Kur'an olan şahsiyetiyle münasebettardır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü