Kırk Vefiyattan Birkaçı Kurtulmuş, İfadesini Nasıl Anlamalıyız?
Değerli Kardeşimiz;
Müslüman, ümit ve korku arasında yaşar. Başta Efendimiz (s.a.v) olmak üzere bütün Peygamberler ve mürşitler, tebliğlerinde bu ölçüyü temel almışlardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Cennet ve Cehenneme gidenlerin sayısını, bazı rivayetlerde bir deve, bazı rivayetlerde ise bir dananın sırtındaki bir benek ile dana veya devenin tüm diğer tüyleri ile mukâyese eder. Cennete gidenler benek kadar, cehenneme gidenleri ise, tüm tüyler kadardır anlamında ifâde eder. Bir keresinde ise şöyle der: "Benim bildiğimi bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız..." Bunlar birer havf örneğidir. Ancak binlerce de ümit örnekleri de vardır.
Risale-i Nur Külliyatı'na baktığımızda, karşımıza aynı tablo çıkmaktadır. Hep ümit bahşeden ifâdeler ve araya serpiştirilen bir kaç havf örneği.
Kırk vefiyatın imansız mı yoksa günahkar mı gittiği konusuna gelince; ilk bakışta imansız gittiği şeklinde anlaşılmaktadır. Fakat doğrudan cennete gidemeyip, cehenneme gittikten sonra cennete gidenler şeklinde de anlamak mümkündür. Şunu unutmamak gerekir ki bu tespit, belli bir zaman dilimi için ifâde edilmiştir. Tüm zamanları kapsayan ifâdeler değildir. Allah demenin yasak olduğu, dini değerlerin tahrip ve tahrif edildiği ve dinsizliğe prim verildiği bir zaman dilimini kapsayan bir dönem için kullanılan ifâdeler olduğunu unutmamak gerekir.
Kaldı ki, yukarıda ki Hâdistende anlaşıldığı kadarıyla cennete gidenlerin sayısı az, cehenneme gidenlerin sayısı daha fazla olacaktır. Fakat bu tablo bizi ümitsizliğe sevk etmemelidir. On Yedinci Lem'a'da geçen şu ifâdeler bizim için bir ölçü olmalıdır;
"Ey kâfirlerin çokluklarından ve onların bazı hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen ve itikâdını bozan biçare insan! Bil ki, kıymet ve ehemmiyet, kemiyette ve âdet çokluğunda değil.
Hayvânâtın kemiyet ve âdet itibarıyla hadsiz bir çokluğu varken, ona nispeten insan gayet az iken, umum envâ-ı hayvânat üstünde sultan ve halife ve hâkim olmuştur." (1)
Evet, İnsan iman ile değer kazanır. Yoksa şeytanlaşmış bir hayvana inkılap eder. Hayvandan yüz derece aşağı düşer.
Vefat edenlerin çoğunun namazlı olduğu konusu ise, bazı hatıralara dayanmaktadır. Risalelerde böyle bir tespit yoktur. (1)
(1) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a Altıncı Nota
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Bence, ümitsizliğe itmemeli..çünkü zaten kimn kurtulacağı belli değil.. o zaman bu da bizi ümitsizliğe iter.. ama o Allah ki, ona kimi insanlar bahaneler tanrısı diyor..yani bizi affetmek için bahane arıyor ..Bu durum da ümitsizliğe değil, kurtaracak bir amel için koşturmak gerekiyor...
bu zamanda büyük günahlardan uzak duran ve farzları yapan kurtulur deniyor. bizim için inşallah büyük bir müjde. hem kırkta bir meselesi her zaman için geçerli değildir. belli bir zaman dilimi içindir.
Bir de üstadımızın kastomonu Lahikasında dediği gibi,şirketi amali uhreviye sırrı var.1.şuada da nur talebelerinin imanla kabre gireceklerine dair çok ehemmiyetli işaretler var.mesleğimizin kıymetini bilip vazifemizi güzelce yapabilirsek inşaallah korkmamıza gerek kalmayacak.