Block title
Block content

Dördüncü Mes'ele

İçerikler

  1. "Herkesin ve bilhassa Müslümanların başına öyle bir hadise ve öyle bir dâvâ açılmış ki..." Burada özellikle "Müslüman" denilmesinin sebebi ne olabilir?

  2. "İslâm mukadderatıyla alâkadar olan bu dehşetli harb-i umumîden,.." ifadesini nasıl anlayacağız; neden İkinci Dünya Savaşı İslam mukadderatıyla alakadardır?

  3. Dindar insanlar, bilhassa Nur Talebeleri siyasete girip hizmet etmemeli mi?

  4. İkinci Dünya savaşı sırasında müminlerin radyodan savaşı takib etmesi Üstad neden gereksiz görmüştür? Bunun gibi şimdi de dünyadaki hadiselerle ilgilenmek yanlış mı?

  5. On Birinci Şua'nın (Meyve Risalesi) Dördüncü Mesele'sini anlayacağımız bir şekilde izah eder misiniz?

  6. Risalelerde siyasi ve sosyal meselelerden uzak durmamız tavsiye ediliyor. Bu geçmişe ait bir durum mudur, her zaman mı geçerlidir? Arkadaşlarla siyasi meseleleri sık sık konuşuyoruz, gündemi takip ediyorum, ama epey de kafam karıştı, ne dersiniz?..

  7. “Her bir dairede, her bir insanın bir nevi vazifesi bulunabilir. Fakat en küçük dairede en büyük ve ehemmiyetli ve daimi vazife var. Ve en büyük dâirede en küçük ve muvakkat arasıra vazife bulunabilir.” İzah eder misiniz?

  8. "Hattâ bir ehl-i keşif ve tahkik, bir yerde kırk vefiyattan yalnız birkaç tanesi kazandığını sekeratta müşahede etmiş; ötekiler kaybetmişler." cümlesini nasıl anlamalıyız, bunlar cami cemaati miydi?

  9. "İşte o dâvâyı kazandıracak olan hizmetleri ve yüzde doksanına o dâvâyı kaybettirmeyen harika bir dâvâ vekilini o işte çalıştıran vazifeleri bırakıp..." Burada verilen yüzde, Nur talebeleri içinden mi, yoksa Müslümanlar arasından mı?

  10. "Kalbinde zerre miktar imanı bulunan cennete girecektir." mealindeki hadis ile "kırk vefiyattan birkaç kişinin kurtulmasını" -hem de cami cemaati- nasıl tevfik edebiliriz?

  11. "Ve bu asırda, maddiyyunluk tâunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyor. Hattâ bir ehl-i keşif ve tahkik, bir yerde kırk vefiyattan yalnız birkaç tanesi kazandığını sekeratta müşahede etmiş; ötekiler kaybetmişler." Kaynaklarla açıklar mısınız?

  12. Bediüzzaman'ın "kırk vefiyattan birkaçının imanını kurtardığı"nı söylemesine delili nedir, herhangi bir hadis var mı bu konuda?

  13. Kırk kişiden bir kaç kişinin kurtulduğu yazılıyor Risalelerde. Ancak başka bir yerde de "Bu zamanda büyük günahları terk eden ve farzları yapan kurtulur." deniyor; tezat yok mu?

  14. Kırk kişiden bir kişinin imanlı gitmesi şu zamanda da geçerli midir? Hâlâ namaz kılan dindar insan dediğimiz insanlarda öyle davranış ve konuşmalar duyuyoruz, görüyoruz ki, dehşette kalıyoruz...

  15. Kırk Vefiyattan Birkaçı Kurtulmuş, İfadesini Nasıl Anlamalıyız?

  16. Üstadımız, "Kırk vefiyattan birkaç tanesinin kazandığı, diğerlerinin kaybettiğini" söylüyor, burayı nasıl anlamalıyız?

Yükleniyor...