"Musibetler, dergâh-ı İlâhîye sevk etmek için birer kader kamçısıdır." İzah eder misiniz?
Cevap
Değerli Kardeşimiz;
İnsanların çok azı sevk edici bir kamçı olmaksızın Allah’a yönelebiliyorlar. Bu insan fıtratının bir hakikati olduğu için, Allah, musibetlerle onları hem terbiye ediyor hem de dergâhına sevk ediyor.
Hastalık gelmeden acizliğimizi idrak edemiyoruz, bela gelmeden Allah’a el açıp yardım dilemiyoruz. Sıkıntıya maruz kalmadan kemale eremiyor. Bu durumda devreye kaderin sevk edici kamçısı giriyor ve insanları Allah’a sevk ediyor...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
musibetler Allah tarafından oluyorsa insanın cüzi iradesinin ne önemi var
Musibetlerin gelmesinde insan iradesinin bir etkisi bulunuyor ve bu gerçek ayetlerde şu şekilde ifade ediliyor:
"Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder." Şura, 30
“Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise senin kendi nefsindendi.” (Nisa, 4/79).
Her musibette iki yön vardır. Biri, insanın işlediği suçlardan dolayı gördüğü ceza manasına gelir; diğeri, Allah’ın merhametinin tecellisine bakar.
İnsana bakan yönüyle her musibet ilahî adaletin bir yansımasıdır. Bir ihkak-ı haktır, bir cezadır ve dolayısıyla da bir kefarettir.
Allah’ın rahmetine bakan yönüyle her musibet, bir ilahî lütuftur, bir iltifattır, bir korumadır, bir inayet cilvesidir. Çünkü büyük suçların büyük merkezlerde, ağır ceza mahkemelerinde görülmesi, küçük suçların küçük yerlerde, ilçelerde, nahiyelerde olması bir hukukî kural gibidir.
Bu kaideye binaen, musibetler müminler için küçük bir yer olan dünyada olması, ahiretteki ağır ceza yeri olan büyük mahkemeye bırakılmaması, Allah’ın bu kulları için bir lütfudur, hafif bir ceza ile onları kurtarma operasyonudur.
Diğer taraftan bela kelimesinin sözlük anlamı imtihandır. Musibet ise, isabet eden, başa gelen demektir. Terim olarak BELA, insanların test edilmek üzere tabi tutulduğu imtihanın adıdır. MUSİBET ise, bu imtihanın içerisinde yer alan sıkıntıdır. (bk. el-Müfredât, s. 61)
Araf 182 de ayetlerimizi inkar edenleri bilmedikleri yerden adım adım yıkıma gotururz buyuruluyor ya onlara musibet gelmemesinjn hikmeti nedir 2.) Haşa yuzbindefa haşa Allah zalim mi onların inanmamasını istiyor
Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder." Şura, 30
“Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise senin kendi nefsindendi.” (Nisa, 4/79).
Demişsiniz peygamberler günah işlemediği halde onlara musibet geliyor onu nasıl anlamamiz lazım haşa
"Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder." Şura, 30
Hocam terakkiyat sevap amaçlı da gelir demişsiniz ama başınıza gelen her musibet işlediğiniz günahlardan oturudur manası var herhangi bir buyuruluyor başkalarında hepsi diyor mesela bu hepsi günahlardan ötürü geliyorsa musibetlerin ayette öyle buyuruluyor terakkiyat vs ile nasıl anlamamız lazım hepsi herbirisi manasına takılı kaldım biraz
"Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder." Şura, 30
“Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise senin kendi nefsindendi.” (Nisa, 4/79).
A.) Başımıza gelen fenalık nefsimizdense doğuştan olan hastalıklar nasıl olacak cüzi irademizle ilgili bu ayet günah sevap olarak mi
B.) Birde bakara 150 ile celismez mi başımıza gelenler gunahlarimizdan ötürü mu yoksa imtihandan ötürü mu
İlerde ne yapacağını biliyor şüphesiz ama ilim maluma tabidir birde mesela 3 yaşındaki o çocuk sakatken olebiliyor bu nasıl olur
Musibetler insanı Allah'a sevk etmek içinse günahlarına kefaret oluyorsa mesela bir hastalık musibet gelsin günahlarımıza kefaret olduğu için o zaman ilaç içmememiz mi lazım
Nasıl yani ?