"Padişah, Peygamberimizin emrine itaat etse ve yoluna gitse halifedir. Biz de ona itaat edeceğiz. Yoksa, Peygambere tabi olmayıp zulmedenler, padişah da olsalar haydutturlar." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Allah’ın kitabına ve Peygamberin (asm) sünnetine uymayan birisi, padişah da olsa kral da olsa haydutturlar ve itaat edilmeyi hak etmezler. Yani müminler ölçüsüz ve mutlak bir şekilde yöneticilere itaat etmekle sorumlu değillerdir.
Üstad'ımızın bu sözü “Padişah halifemizdir ve ulu’l-emre itaat mü’minlere farzdır.” söylemi üzerinden, müstebit de olsa yöneticilere itaatle yükümlü olduğumuz şeklindeki, hemşehrisi hamalları da etkileyen anlayışa bir cevap niteliğindedir.
"Biz Müslümanlar bugüne kadar saltanatla yönetilegeldik, meşrutiyet ise gavur icadı olarak bize geldi” diye, istibdadı şeriata uygun, meşrutiyeti ise şeriata aykırı imiş gibi göstererek, onları meşrutiyet aleyhine kullanması pekâlâ mümkün gözükmektedir.
İşte buna cevaben, istibdat ile meşrutiyet arasındaki tercihin sıradan bir seçim değil, zulmü seçmek ve adaleti seçmek keskinliğinde bir durum olduğunu ortaya koyar ve “Meşrutiyet adalet ve şeriattır.” diyerek, şeriatın belirlediği adalet ölçülerine aykırı düşen istibdat yönetimlerine karşılık, meşrutiyetin meşruiyetini bilhassa vurgular.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü