"Ve bütün hakikatlerin mercii ve güneşi ve hâmîsi olan Hak isminin en büyük bir şuâı, bu hakikat-ı ekber-i haşriye olduğunu, iman ederek senin ibadına ders veriyorlar." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah Hak'tır

''Ve bütün hakikatlerin mercii ve güneşi ve hâmîsi olan Hak isminin en büyük bir şuâı, bu hakikat-ı ekber-i haşriye olduğunu, iman ederek Senin ibâdına ders veriyorlar.'' (Şualar, Üçüncü Şua, Münacat)

Hak kelimesi “gerçek, doğru ve sabit olmak, gerekli ve layık olmak, olabilirlik niteliği taşımak, sürekli var olmak, gerçeğe uygun bulunmak; bir şeyi sabit ve gerekli kılmak” anlamlarında masdar ve bu anlamlara dayalı bir sıfat olup Allah'a nisbet edildiğinde “bizzat ve sürekli olarak var olan, gerçekliği mevcut bulunan, varlığı ve ulûhiyyeti fiilen tahakkuk eden” manasına gelir.

“Allah’ın zatı hak olduğu gibi ondan gelen ve ona rücû eden her şey de haktır; ayrıca emrettiği ve yasakladığı hususlar uyarınca hareket etmek de kullar için bir haktır yani gereklidir.” (bk. İştiḳāḳu esmâʾillâh, s. 178).

Allah’ın zat-ı akdesinin varlığı ve bu varlığa bağlı isim ve sıfatları var oldukça ki ezelden gelip ebede gidiyor. Bu isim ve sıfatların gerekli kıldığı beka alemi de var olacak ve varlığını devam ettirecektir. Bu Hak isminin bir gereği bir iktizasıdır.

Mesela, Rahman ve Rahim olma Allah için bir haktır. Onun daimi ve ezeli bir vasfıdır. Bu iki sıfat ve isim mahlukatın yokluğa ve hiçliğe atılmasına müsaade etmiyor ve onların baki ve ebedi yaşamalarını istiyor. Biçare mahlukatı yokluk kuyusuna atıp hiçliğe göndermek, sonsuz merhamet ve şefkat ile bağdaşmıyor.

Madem sonsuz şefkat Allah için hak bir sıfattır. Öyle ise mahlukatın bekaya mazhar edilmesi de hak bir gereklilik oluyor. Hak isminin haşri iktiza etmesi bu cihetledir. Diğer bütün isim ve sıfatları da bu manada düşünebiliriz.

Özetle; Allah ve sıfatları Hak ise bu sıfatların gerekli kıldığı iktiza ettiği haşir ve beka da haktır. Sıfatların Hak olup haşrin icat edilmemesi mümkün değildir. Çünkü varlıkların ve duygularının hakkı verilmemiş oluyor.

Netice itibariyle;

  1. Hak İsmine İşaret:

    • Allah’ın "Hak" ismi, bütün hakikatlerin kaynağı, doğruluk ve adaletin temelidir. Bu isim, Allah’ın asla yalan söylemeyeceğini ve vaatlerini mutlaka gerçekleştireceğini ifade eder.
    • "Hak" ismi aynı zamanda bütün varlıkların yaratılışındaki hikmeti ve doğruluğu temsil eder. Bu yüzden haşir gibi büyük bir gerçek, Allah’ın Hak isminin bir gereği olarak gerçekleşecektir.
  2. "Hakikatlerin Güneşi ve Hâmîsi":

    • Bütün hakikatler (adalet, doğruluk, hikmet gibi) Allah’ın Hak ismine dayanır. Tıpkı güneşin ışığının her şeyi aydınlatması gibi, Hak ismi de her şeyi doğrulukla kuşatır.
    • Bu nedenle, haşir (öldükten sonra dirilme) de Hak isminin en büyük tecellilerinden biridir. Çünkü bu dünya, geçici bir sınav yeridir ve herkesin yaptıklarının hesabı verileceği bir ahiret hayatına ihtiyacı vardır. Aksi halde, bu dünyadaki adalet tam anlamıyla gerçekleşmez.
  3. "Haşir Hakikati":

    • Haşir kainatın en büyük hakikatlerinden biridir. Çünkü Allah, bu dünyada insanlara bir imtihan ortamı yaratmıştır. Bu imtihanın sonucunda herkesin iyilik ve kötülüklerine göre bir karşılık görmesi gerekir.
    • Eğer haşir olmasaydı, yani ahiret gerçekleşmeseydi, (hâşâ) Allah’ın adalet ve hikmeti eksik kalmış olurdu. Ancak Allah, Hak’tır; hiçbir şeyi eksik bırakmaz. Bu yüzden haşir hakikati kesin bir gerçektir ve buna iman etmek, hakiki imanın temelidir.
  4. "İmanın Ders Vermesi":

    • Bu hakikati insanlara öğreten, peygamberlerdir. Onlar, Allah’ın vaadlerini insanlara bildirir ve ahiretin hakikatini anlatırlar. Çünkü bu, Allah’ın Hak isminin bir gereğidir ve her peygamber bu gerçeği insanlara ders vermiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 424
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...