"Ve hiçbir yıldız yoktur ki, mevzun hilkatiyle, muntazam vaziyetiyle ve nurani tebessümüyle ve bütün yıldızlara mümaselet ve müşabehet..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
''Ve hiçbir yıldız yoktur ki, mevzun hilkatiyle, muntazam vaziyetiyle ve nuranî tebessümüyle ve bütün yıldızlara mümâselet ve müşabehet sikkesiyle senin haşmet-i ulûhiyetine ve vahdâniyetine işaret ve şehadette bulunmasın.'' (Şualar, Üçüncü Şu: Münacat)
Her bir yıldızın ölçülü bir şekilde yaratılmış olması düzenli ve sistemli bir şekilde ve vaziyette bulunması, ışık saçan ve bakıldığında insana huzur ve tebessüm veren bir güzelliğinin olması aynı özelliklerin diğer yıldızlarda da olması yani her bir yıldızın benzer şekilde olması yaratıcılarının bir tek olduğuna işaret edip ispat ediyor.
Yani yıldızların ölçülü, dengeli, sistemli, hassas bir yörünge üzerinde sevk ve idare edilmeleri sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi bir tek Allah tarafından tedbir ve idare edildiklerini açık bir şekilde gösterir.
Bu cümledeki ifadeler, kâinattaki düzenin Allah’ın haşmet-i uluhiyetini (kudretini ve yüceliğini) ve vahdaniyetini (birliğini) nasıl tefsir ettiğine işaret eder. Üzerinde durulan ana kavramlar şunlardır:
Mevzun Hilkat (Ölçülü Yaratılış):
Astronomik gözlemler, yıldızların belirli kütlelere, kimyasal bileşimlere ve fiziki kurallara göre yaratıldığını gösterir. Bu hassas düzen ve ölçü, tesadüfî bir oluşumun mümkün olmadığını ortaya koyar.Muntazam Vaziyet (Düzenli Durum):
Yıldızların galaksiler içinde belli bir düzen içinde konumlanması, yörüngelerindeki hareketlerinin muazzam bir dengeye sahip olması, yaratıcı bir iradenin varlığını haykırır.Mümâselet ve Müşabehet Sikkesi (Benzerlik ve Ortak Mühür):
Alemdeki bütün yıldızlar, atomlardan galaksilere kadar aynı fizik kurallarına tabidir. Hepsi, tek bir yaratıcının mühürlediği bir düzenin parçası gibidir. Bu "sikke" (mühür), Allah’ın bir ve tek olduğunu gösterir.Nuranî Tebessüm (Aydınlatıcı Gülüş):
Yıldızların yaydığı ışık, hem fiziksel anlamda karanlıkları aydınlatır hem de insanın ruhunu yücelten bir güzellik ve estetik sunar. Bu, Allah’ın hem Cemal (güzellik) hem de Celal (yücelik) sıfatlarını yansıtır.
Sonuç olarak: Gökyüzündeki yıldızlar, düzenleri, güzellikleri ve ortak yaratılış kanunlarıyla hem Allah’ın büyüklüğünü hem de birliğini delil olarak ilan eder. Risale-i Nur’un bu ifadesi, kâinattaki düzenin imanî bir tefekküre nasıl kapı açtığını veciz bir şekilde özetler.
''Ve on iki seyyareden hiçbir seyyare yıldız yoktur ki, hikmetli hareketiyle ve itaatli musahhariyetiyle ve intizamlı vazifesiyle ve ehemmiyetli peykleriyle senin vücub-u vücuduna şehadet ve saltanat-ı ulûhiyetine işaret etmesin.'' (bk. age., ay.)
On iki gezegenin bir amaç ve gayeyi takip edecek şekilde, gürültüsüz, sessiz, direksiz ve mutlak bir itaati gösteren uyumluluk içinde hareket etmeleri sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi bir zatın emri ve terbiyesi ile hareket ettiklerini gösteriyor ve onun varlığına ve birliğine işaret ediyorlar.
Yani bu cümle, Risale-i Nur’da, Güneş sistemindeki gezegenlerin (seyyarelerin) Allah’ın varlığına (vücub-u vücud) ve ilahi saltanatına delil olduklarını ifade eden bir hakikati dile getirir. Gezegenlerin düzenli hareketleri, Allah’ın sonsuz kudretine, hikmetine ve hakimiyetine işaret eder.
Bu cümlede, Güneş sistemindeki 12 seyyare Allah’ın vücub-u vücuduna ve saltanat-ı ulûhiyetine delil olarak ele alınmıştır. Burada dikkat çeken unsurlar şunlardır:
Hikmetli Hareket (Fiziki Kanunların Hikmeti):
Gezegenler, Kepler kanunlarına ve Newton’un kütleçekim kanunlarına göre hareket eder. Bu hareketin muazzam bir düzen içinde olması, kör bir tesadüfü imkânsız kılar ve her şeyi kuşatan bir hikmeti gösterir.İtaatli Musahhariyet (Teslimiyet ve Boyun Eğmişlik):
Gezegenler, Allah’ın koyduğu fizik kanunlarına kusursuz bir şekilde itaat eder. Bu, Allah’ın kâinattaki "kudret mührü"nü ve "emir hakimiyetini" gözler önüne serer.İntizamlı Vazife (Düzen ve Görev):
Her gezegen, bir görev üstlenmiş gibidir. Dünya, insan yaşamı için ideal bir ortam sağlarken; Jüpiter gibi gezegenler, asteroitleri yörüngelerinde tutarak Dünya’yı uzaydan gelecek tehlikelerden korur. Bu vazifelerin hikmetle düzenlenmesi, Allah’ın rububiyetini (terbiye ediciliğini) gösterir.Ehemmiyetli Peykler (ehemmiyetli Uydular):
Gezegenlerin çevresinde dönen peykler (mesela Ay), o gezegenlerin sistem içindeki işleyişine katkı sağlar. Ay, Dünya’nın dengesi ve yaşam döngüsü için hayati öneme sahiptir. Bu da Allah’ın yarattığı her şeyin hikmetli olduğunu gösterir.
Sonuç olarak, Güneş sistemi içindeki gezegenlerin hareketlerindeki kusursuzluk, Allah’ın varlığı, birliği ve kudretine apaçık bir delildir. Bu düzen, onun kâinattaki saltanatını (ilahi hakimiyetini) ortaya koyar. Risale-i Nur’un bu ifadesi, astronomi ve imanî tefekkürü bir araya getirerek bir tevhid dersine dönüşmektedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü