Block title
Block content

Münâcât

İçerikler

  1. "Yâ İlâhî ve yâ Rabbî, ben imanın gözüyle ve Kur’ân’ın talimiyle ve nuruyla ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın dersiyle ve ism-i Hakîmin göstermesiyle görüyorum ki, semâvâtta hiçbir deveran ve hareket yoktur ki, böyle intizamıyla senin..." İzah?

  2. "Bu harika yıldızlar, bu acîp güneşler, aylar..." Üstad neden "güneşler" diyor, kaç tane güneş var ki?

  3. "Ey azamet-i kibriyasından ihtifa etmiş." ne demektir? “Şiddet-i zuhurundan gizlenmiş." demekle aynı manaya mı geliyor?

  4. "Güneşin sâir arkadaşları olan yıldızların bir kısmı âhiret âlemlerine bakarlar ve vazifesiz değiller; belki bâki olan âlemlerin güneşleridirler." Burada “bir kısım yıldızlar” diye ayırım yapılmasının hikmetini açıklar mısınız?

  5. "Güneşin sâir arkadaşları olan yıldızların bir kısmı âhiret âlemlerine bakarlar ve vazifesiz değiller; belki bâki olan âlemlerin güneşleridirler." cümlesinin izahı; “ahiret alemlerine bakan yıldızlar” hangileridir?

  6. "Güneşin sair arkadaşları olan yıldızların bir kısmı, ahiret alemlerine bakarlar. Belki baki olan alemlerin güneşidirler." Evrendeki "karadelikler"in ahiret kapısı olduğu söyleniyor; bunu izah eder misiniz?

  7. Yıldızlar için kullanılan "vazifesiz değiller, belki baki alemin güneşleridir." ifadesini nasıl anlamalıyız?

  8. "Hem zîhayatların yaşamasına en lüzumlu rızkı ve istifadece en kolayı ve nefesleri vermek ve nüfusları rahatlandırmak." Buradaki "nüfus"tan kasıt nedir?

  9. Keyfiyetçe birbirinden uzak, mahiyetçe birbirine muhalif olmak ne demektir, açıklar mısınız?

  10. Münacat'ta geçen bulutların acıyıp su göndermesi hadisesini açıklar mısınız? Ayetlerin, yağmurun indirilmesindeki azim tahdişatı neden? Buradaki harika olay nedir? Vakti vaktine gelmesi nedir?

  11. İntizam, Allah'ın varlığının delillerinden midir, nasıl?

  12. "Hem, zeminde kısa bir zamanda hadsiz vazifeler gören ve hadsiz bir zaman yaşayacak gibi istidat ve mânevî cihazât ile teçhiz edilen ve zemin mevcudâtına tasarruf eden insan için, bu tâlimgâh-ı dünyada ve bu muvakkat ordugâh-ı zeminde..." izah?

  13. "Ey şiddet-i zuhurundan gizlenmiş ve ey azamet-i kibriyasından istitar etmiş olan zat-ı akdes!" İzah eder misiniz?

  14. Allah'ın, şiddet-i zuhurundan gizlenmesi; insanın gafleti cihetinden mi, yoksa Cenab-ı Hakk'ın mahiyetinin idrak edilememesi yönünden midir?

  15. Cevşen duasında geçen: "Ey bütün varlıkların hayatları boyunca rahmetine, rızasına ve muhabbetine kavuşmak istediği Matlûb." bölümünü açıklar mısınız? Bu cümlede geçen "bütün varlıkların hayatları boyunca" ifadesinin içinde kafirler de var mı?

  16. "Dağlar dahi, zelzele tesiratından zeminin sükûnetine ve içindeki dahilî inkılâbat fırtınalarından sükûtuna ve denizlerin istilâsından kurtulmasına ve havanın gazât-ı muzırradan tasfiyesine..." Dağların olmadığı düz alanlarda bu işler nasıl oluyor?

  17. "Buradaki dağlara bedel, orada yıldızlar o vazifeyi görürler." cümlesini izah eder misiniz? Dağların yaptıkları bu vazifeleri yıldızların yapacağına dair ayet veya hadis var mıdır?

  18. "Saltanat-ı ulûhiyetini iskat etmemek ve nihayetsiz rahmetini inkâr etmemek ve ettirmemek ve bütün müştak dostlarını mahrumiyet cihetinde düşmanlara çevirmemek noktalarından..." izah eder misiniz?

  19. "Ey şiddet-i zuhurundan gizlenmiş ve ey azamet-i kibriyasından tesettür etmiş zat'ı akdes" deniliyor. “Şiddet-i zuhurundan gizlenmek ve azamet-i kibriyasından tesettür etmek” ne demektir?

  20. "Her bir zerresi, her bir şeyini ve cesedinin teşekkülünü, belki dünyada alâkadar olduğu her şeyini bilecek, görecek, yapabilecek, âdeta ilâh gibi ihatalı bir ilim ve kudreti bulunacak, sonra teşkil-i ceset ona havale edilir..." İzah?

  21. "Serseri tesadüf, kör kuvvet, şuursuz tabiat" Niye tesadüfe serseri, kuvvete kör ve tabiata şuursuz deniliyor; bilgi verir misiniz?

  22. "Ve her bir ferdinde kâinata bakan bütün isimlerin cilveleri bulunmakta, vâhidiyet içinde, senin ehadiyetine işareti olmasın." Buradaki "her bir fert"ten maksat nedir, açar mısınız?

  23. "Ebedinin sadık dostu ebedi olacak." diyor. Burada "sadık" kelimesi niye zikrediliyor? Dostun sadık olmasının ne ehemmiyeti var?

  24. "İnsanları dirilmemek üzere öldürmekle, ebedî bir muhabbet için yaratılmış iken, ebedî bir adâvetle gücendirmek olamaz." İnsan dirilmeyecek olursa nasıl ebedi bir adavet besleyebilir?

  25. "Madem kâinatın en müntehap neticesi hayattır. Ve hayatın en müntehap hülâsası ruhtur. Ve zîruhun en müntehap kısmı zîşuurdur. Ve zîşuurun en camii insandır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  26. "Ve insanlar fıtraten Hâlık'ını pek ciddî severler ve Hâlıkları onları hem sever, hem kendini onlara her vesile ile sevdirir." Bu ifadeye göre kâfirler için durum nedir? Üstad Hazretleri "insanlar" diye genellemiş; "Muvahhidin" olanları mı kastediyor?

  27. "Her bir nev'in, arasıra istimâl için cesedi bulunacağı, rivâyet-i sahihadan anlaşılmakla beraber; ..." Devamıyla izah eder misiniz? Hayvanların ruhlarının bâki kalacağını, cesediyle baki aleme gideceğini nasıl anlamalıyız?

  28. "Her bir nev’in, arasıra istimâl için bir tek cesedi bulunacağı, rivâyet-i sahihadan anlaşılmakla beraber; hikmet ve hakikat, hem rahmet ve rubûbiyet öyle iktiza ederler." Bu cümlede anlatılmak istenen nedir? Her hayvan türü için bir tek ceset mi olacak?

  29. "Her türlü kusurdan münezzehtir o Zat ki, şiddet-i zuhurundan gizlenmiştir." Bu cümleyi açıklar mısınız; rakibi ve zıddı olmadığından, neden gizlensin veya görülmesin?

  30. Cennete gidersem, kedimi orada bulabilecek miyim? Risalelerde sanki sadece ruhen diriltilecekleri anlaşılıyor?

  31. Hayvanların her birinin kendine has ruhu var mıdır, yoksa nevinin ortak bir ruhu mu vardır? Risalelerde nasıl geçiyor acaba?

  32. Münacatın bir bölümünde, hayvanların ruhlarının baki kalacağı, bazı meşhur hayvanların da hem ruh hemde bedenen ahirette hazır bulunacağı gibi bir ifade var, bunu açar mısınız? Hayvanlar ahirette tekrar dirilecek mi?

  33. Üstad, hayvanların ruhlarının baki kalacağını söylüyor. Acaba bu tespit hangi sahih rivayete dayandırılarak söylenmiştir?

  34. Münacat neden üç kitapta tekrar edilmiş ve Musa, İbrahim, Davud, Süleyman ve Muhammed aleyhimüsselamların ismi varken, İsa aleyhisselamın ismi neden yok?

  35. "Kur'andan ve münacat-ı Nebeviye olan Cevşen-ül Kebir'den aldığım bu dersimi, bir ibadet-i tefekküriye olarak, Rabb-ı Rahîmimin dergâhına arzetmekte kusur etmişsem, kusurumun afvı için Kur'anı ve Cevşen-ül Kebir'i şefaatçı ederek..." Üstad kusur mu etmiş?

Yükleniyor...