Kâinatın sabit hakikatleri ne manaya gelmektedir? Bu sabit hakikatlerin Cenab-ı Hakk’a istinat etmesini, O’nunla kaim olmasını ve O’na hiçbir cihetle fena ve zevalin arız olmamasını nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hak, inkârı caiz olmayan sabite denir; zıddı batıldır. Verilen bir hüküm vakıa mutabıksa bu hüküm haktır ve sabittir.

Allah’ın bir ismi Hak’tır ve bu isme “değişmekten münezzeh olan, Zatı ile kaim olan, vacib ve değişmez var olan” manaları verilir. Allah’ın zatı vacibdir, ezelî ve ebedîdir; bu vasıflarda bir değişmenin olması düşünülemez. Keza Allah’ın bütün sıfatları sonsuzdur ve mutlaktır; bunlarda da bir değişme olmaz.

“Hattâ muhakkikîn-i evliyanın bir kısmı demişler: Hakikî hakaik-i eşya, esma-i İlâhîyedir. Mahiyet-i eşya ise, o hakaikın gölgeleridir.” Sözler

Bir şeyin Allah’ın ilmindeki haline mahiyet deniliyor, yaratıldığında hakikat oluyor. Muhyiddin Arabî hazretleri bu mahiyetlere ayan-ı sabite demektedir.

Bütün bu mahiyetler İlâhî isimlere dayanırlar. Meselâ bir elma yaratılmadan önce Allah’ın ilminde bütün özellikleriyle mevcuttu. İlâhî ilimdeki bu elma, Rezzak isminin bir gölgesidir, yani ondan haber verir. Yaratıldığında hakikat olur.

Allah’ın zatı ve sıfatları gibi isimleri de haktır, yani değişmekten münezzehtir. Allah daima rızık vericidir. Rızıklarda değişme ve tazelenme olur, ama Rezzak ismi haktır ve hiç değişmez, Yani Allah daima Rezzaktır.

“Hakaik-i sabite-i kâinat” ifadesi bu varlık âleminde daima hüküm süren değişmez kanunları ve icraatları ifade eder. Meselâ bu hakikatlerden birisi şudur: Cenab-ı Hak insanın bütün özelliklerini nutfede, bir ağacın özelliklerini çekirdeğinde, kuşun özelliklerini de yumurtasında, Üstadın ifadesiyle, “manevi kader kalemiyle” yazmıştır. Bu hakikat ilk nutfelerden, ilk çekirdeklerden, ilk yumurtalardan günümüze kadar değişmeden gelmiştir, kıyamete kadar da varlığını muhafaza edecektir. İşte bu hakikat Allah’ın Hafiz ismine dayanmaktadır. Hafiz ismi haktır, değişmekten münezzehtir ve onun tecellileri olan bu muhafaza kanunu da değişmeden devam etmektedir.

Bütün canlı türlerinin şekilleri ilk atalarından beri aynıdır. Onların tamamı Musavvir (suret verici) isminin tecellileridirler. Bu İlâhî isim, yaratılan ilk varlıktan beri hükmünü aynen icra etmekte, her varlığa onun mahiyetine en uygun şekil vermektedir. O halde bütün suretler âleminin hakikati Musavvir ismini dayanmaktadır.

Bütün esmâ tecellileri için aynı hakikat hükmetmektedir.

“Çünkü, bütün hakaik-i mevcudat, ism-i Hakkın şuââtı ve esmâsının tezâhürâtı ve sıfâtının tecelliyâtıdırlar.” Sözler

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...