Ramazan ayının manevî atmosferini muhafaza etmek için neler yapılabilir?

Ramazan ayının manevî atmosferini muhafaza etmek için neler yapılabilir?
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ramazan’ın manevî havasını korumak ve ibadetlerimizi sürdürebilmek gerçekten büyük bir mesele. Çünkü Ramazan’da kalbimiz yumuşuyor, ruhumuz yükseliyor, ama bayramdan sonra nefis ve şeytan tekrar harekete geçiyor. Bu yüzden, Ramazan sonrası ruhen düşüş yaşamamak için bazı düsturlara sarılmamız gerekiyor.

Ramazan’da elde ettiğimiz manevî havayı korumanın en büyük engeli nefsimiz ve şeytandır. Ramazan’da şeytan zincirliydi ama şimdi serbest! Nefsimiz de eski alışkanlıklarına dönmek isteyecek. Bu yüzden, şuurlu bir şekilde hareket etmeliyiz.

Peki, ne yapabiliriz?

  1. İbadetleri küçültmeden, azaltmadan devam ettirmek:

    • Farz namazları tam vaktinde ve huşu ile kılmaya devam etmeliyiz. Sünnetleri de ihmal etmemeliyiz.
    • Tesbihat ve zikirleri kısa da olsa bırakmamalıyız. Mümkünse uzun ve feyizli olan tesbihatı yapabilsek çok daha güzel olur.
    • Kur’an okumayı günlük bir alışkanlık hâline getirmeliyiz. Mümkünse bir hatim organizasyonuna katılabilsek iyi olur. O zaman nefsimizi de zorlamış oluruz.
  2. Nafile oruçlara devam etmek:

    • Sünnet olan Pazartesi-Perşembe günleri ve Eyyâm-ı Bîyd (hicri ayların ayın 13, 14, 15. günleri) oruçlarını tutmak, Ramazan’ın ruhunu diri tutar.
    • Şevval ayında altı gün oruç tutmak sünnettir ve bir sene oruç tutmuş gibi sevap kazandırır.
  3. Şeytan ve nefsin oyunlarına karşı uyanık olmak:

    • Ramazan’dan sonra rehavete kapılmak, ibadetleri bırakmak, gaflete dalmak en büyük tehlikedir.
    • Şeytan "Artık Ramazan bitti, biraz rahatla." diyerek bizi eski alışkanlıklarımıza döndürmeye çalışacaktır.
    • Nefse ve tembelliğe karşı mücadele için kendimize küçük hedefler koymalıyız. Mesela:
      • Her gün en az 10 dakika Risale-i Nur, bunun yanında başka dini eser okumak,
      • Günlük en az 2 sayfa Kur’ân okumak,
      • Sabah ve yatsı namazlarından sonra tesbihatları aksatmamak.

Üstad'ımızın bayramlar için verdiği şu enfes değerlendirmeye kulak verelim:

"Bunun içindir ki, bayramlarda gaflet istilâ edip gayr-ı meşru daireye sapmamak için rivayetlerde, zikrullaha ve şükre çok azîm tergibat vardır. Ta ki, bayramlarda o sevinç ve sürur nimetlerini şükre çevirip, o nimeti idame ve ziyadeleştirsin. Çünkü şükür nimeti ziyadeleştirir, gaflet ise kaçırır." (Lem'alar, 28. Lem'a, Onuncu Nükte)

Özetle; Ramazan’ın şuurunu kaybetmemek için ilim, ibadet ve içtimai hayat dengesi korunmalıdır. Kur'an, cevşen ve sair dualar ile birlikte Risale-i Nur okuma ve müzakereleri ihmal edilmemelidir. Ramazan sonrası düşüşten korunmak için, "muvazeneli bir ibadet planı" yapmak ve bunu istikrarlı bir şekilde sürdürmek gerekir. Kur’ân ve Nur derslerini bir manevî disiplin çerçevesinde devam ettirmek, gaflete düşmemek için en büyük kalkandır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 799
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...