"Dost ve ahbap ise, eğer onlar iman ve amel-i salih sebebiyle Cenâb-ı Hakk'ın dostları iseler, اَلْحُبُّ فِى اللّٰهِ sırrınca, o muhabbet dahi Hakka aittir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"...eğer onlar imân ve amel-i sâlih sebebiyle Cenâb-ı Hakk’ın dostları iseler..."
Burada bahsedilen dostlar, sadece sıradan arkadaşlar değil, aynı zamanda iman eden (Allah'a ve dinin temel esaslarına inanan) ve amel-i salih işleyen (yani Allah'ın razı olacağı güzel işler, ibadetler, ahlaki davranışlar sergileyen) kişilerdir. Bu özellikler, onları "Cenab-ı Hakk'ın dostları" (Allah'ın sevdikleri, veli kulları) kılar.
"...“el-hubbu fillâh” sırrınca"
"el-hubbu fillâh" Arapça bir terimdir ve "Allah için sevgi" anlamına gelir. Bu, bir kişiyi, kendi çıkarları veya dünyevi nedenlerin ötesinde, sırf Allah'a olan inancı ve O'nun rızasını kazanma niyetiyle sevmek anlamına gelir.
"o muhabbet dahi, Hakk'a aittir"
Eğer dostlarınızı, onların imanları ve güzel ahlakları sebebiyle seviyorsanız, bu sevgi aslında o kişilere değil, onların üzerinde tecelli eden Allah'ın sıfatlarına ve onun razı olduğu hallere yönelmiştir. Yani, sevginizin asıl hedefi o insan değil, o insandaki Allah'ın tecellisi ve Allah'a itaatidir. Bu durumda, siz aslında Allah için sevmiş olursunuz.
Allah için sevmek ise bir tür ibadettir. Mesela, bizler Veysel Karani Hazretlerini Allah’ın dostu ve salih bir kulu olduğu için sever ve sayarız. Bu sevmemiz dünya hesabına değil, Allah hesabınadır ve bir çeşit ibadettir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Bu ifadeye göre iman ve amel-i Salih sahibi olmayan insanları sevmemeli miyiz
Hayır, bu ifade iman ve amel-i salih sahibi olmayanları hiç sevmememiz gerektiği anlamına gelmez. İslam düşüncesinde ve bu metnin perspektifinde sevgi katmanlıdır:
İnsani ve Şefkat Temelli Sevgi: Her insan, Allah’ın bir sanatı ve mahluku olduğu için "yaratılandan ötürü" bir şefkat ve nezaketle sevilir. Bu, onların hidayetini istemek ve insani haklarına saygı duymaktır.
Vasıflara Göre Sevgi: Bir insanın imanı olmayabilir ama dürüstlük, yardımseverlik veya çalışkanlık gibi güzel vasıfları olabilir. Bu güzel huylar takdir edilir ve bu yönüyle sevilir. Yani kafirde Müslümanca bir sıfat olabilir bu sıfatı sevmek yanlış değildir bazende Müslümanda kafirce bir sıfat bulunabilir bu da sevilmez. Burada sevgi tavrımız şahsın inancına göre değil sıfatına göre olmalıdır.
"Lillah" (Allah İçin) Sevgi: Bu metin, en yüksek ve en saf sevgi olan "Allah için sevme" (El-hubbu fillah) makamından bahseder. Bu özel sevgi, doğrudan Allah’a bağlılık ve ortak değerler üzerinden kurulur.
Özetle iman sahibi olmayanlara karşı duyulan sevgi, onların yanlış inançlarını onaylamak değil; insanlıklarına değer vermek, acımak ve iyiliklerini istemek şeklindedir. Kötü olan insanın özü değil, sahip olduğu yanlış sıfatlar veya inkardır.