Block title
Block content

Üçüncü Mevkıf

İçerikler


  1. Allah´ın var ve bir olduğuna iman ediyorum ve anlıyorum. Ama onun esmasından, isimlerinden, sıfatlarından emin olamıyorum. Mesela Rahim, Kerim isimleri; bu konuda yardımcı olur musunuz?

  2. Cenab-ı Hakk'ın isimlerinin cilvelerinin her yerde görünmesini nasıl anlamalıyız, birkaç misal verebilir misiniz?

  3. "Hattâ bir tek zîhayat şeyde, yalnız zahir olarak yirmi kadar esma-i İlahiyenin cilve-i nakşı görünebilir." cümlesindeki "yirmi esma" nelerdir?

  4. "Hakikî hakaik-i eşya, esmâ-i İlâhiyedir. Mahiyet-i eşya ise, o hakaikin gölgeleridir." ifadesini açıklar mısınız?

  5. Allah'ın her şeyi gördüğünü, her şeyi işittiğini, her işe güç yetirdiğine ve yetirebileceğini, her şeyin onun idaresinde olduğunu delilleriyle ispatlar mısınız? Bu konuda hangi risalelerde detaylı bilgi vardır?

  6. "Tanıttırmak ve sevdirmek" meselesi ile "şefkat ve nimetlendirmek" meselesi arasındaki bağlantıyı anlatır mısınız?

  7. "Tanıttırmak ve sevdirmek, elbette meyl-i merhamet ve irade-i nimetten geliyor." cümlesini kendimize göre düşününce; bizim kendimizi tanıttırmak ve sevdirmek isteğimiz hep enaniyetimizden geliyor. Cenab-ı Hakk'a bakan ciheti nasıl anlamalıyız?

  8. "Güzel bir çiçekle ve insan cins-i lâtifinden gayet güzel bir hasnânın suret ve heykelini yapmak istese..." Üstad'ın burada haram bir durumu (güzel bir kadın heykeli yapma) örnek vermesinin hikmeti ne olabilir?

  9. "Cemâl ve kemâl çünkü bizzat sevilirler herşeyden ziyade kendi kendini severler. Hem hüsündür, hem aşktırlar. Hüsün ve aşkın ittihadı bu noktadandır. Cemâl, madem kendini sever, kendini âyinelerde görmek ister." izah eder misiniz?

  10. Üçüncü Mevkıf'ta geçen misaldeki heykelin, ellerini, kucağını ve ceplerini kıymettar nimetlerle doldurdu, şeklindeki ifadenin hakikatı nedir?Ayrıca o çiçeğin suretini kırmızı bir mücevhere taktı, deniyor. Hakikatte çiçek ve kırmızı mücevher nedir?

  11. "Yani, cemâl ve kemâl çünkü bizzat sevilirler herşeyden ziyade kendi kendini severler." Cenab-ı Allah'ın zatını sevdiğini, hatta en çok kendi zatını sevdiğini mi anlamak gerekir? Öyle ise bu sevgi mukaddes bir tabir ile mi isimlendirilir?

  12. "Lâtif, Kerîm isimlerinin arkalarında Vedûd ve Mâruf isimlerini okutuyor ve masnuun lisan-ı hâlinden işitiliyor." cümlesini izah eder misiniz? Özellikle isimlerin bağlantılarını...

  13. "Tezyinden inayetin anlaşılması" ne demektir? İnayet, yardım etmek değil midir? İnayet, kerem, lütuf hep aynı manada mıdır?

  14. "Kemalât-ı zâtiyesi, terahhum ve tahannün ister ve 'Rahman ve Hannan' isimlerini tecelliye sevkeder. Terahhum ve tahannün ise, rahmet ve nimeti göstermekle 'Rahîm ve Mün'im' isimlerini cilveye sevkeder." Rahman ismi Rahim'i de kapsıyor mu?

  15. "O ilim ve hikmet ise, tanzim, tasvir, teşkil fiillerini iktiza ediyor; Musavvir ve Mukaddir isimlerini, masnuun heyetiyle, şekliyle okutturur, gösterir." Önce fiile sonra isme dayanıyor öyle mi?

  16. "Ve o sun' ve inâyet ise, bir ilim ve hikmeti iktiza eder ve ism-i Alîm ve Hakîm'i, o masnuun intizamlı, hikmetli âzâsıyla okutturur." cümlesini izah eder misiniz?

  17. "...bütün zîhayat ve büyük ve küllî mevcudat, ne derece ulvî ve küllî esmâyı okutuyor, kıyas edebilirsin..." Cenab-ı Hakk'a karşı pencereler hükmünde çok vecihlerin olduğu temsili izah eder misiniz? Bir de arkasındaki yedi sahifeyi açıklayabilir misiniz?

  18. "Huriler nev’i ve ruhanîler cemaati ve melek cinsi ve cin taifesi ve insan nev’i, birer güzel şahıs hükmünde tasvir ve tanzim ve icad edilmiştir." Huri, ruhani ve melekler aynı nev kategorisinde midirler?

  19. "Bu dünyada gördüğümüz her şey Esma-i İlahiyenin yansımasıdır ya da bu dünyada gördüğümüz her şeyde Esma-i İlahiye vardır." Bu sözler ne demektir; hangisinin kullanılması doğrudur?

  20. "İşte, hakaik-i eşyanın esmâ-i İlâhiyeye dayandığını ve istinad ettiğini, belki hakikî hakaik, o esmânın cilveleri olduğunu ve herbşeyin çok cihetlerle, çok dillerle Sâniini zikir ve tesbih ettiğini anla." Bu cümleyi açıklar mısınız?

  21. "Ehl-i dalâletin vekili, tutunacak ve dalâletini ona bina edecek hiçbir şey bulamadığı ve mülzem kaldığı zaman şöyle diyor ki:.." diye devam eden paragrafı açıklar mısınız?

  22. "Emellerimiz ve elemlerimizin çarpışması" ne demektir; izah eder misiniz?

  23. "Hem kendi vücudunu yükleyemediği halde, koca dünya yükünü biçare beline ve kafasına yüklenir." cümlesini izah eder misiniz; neden "bel ve kafa" deniyor?

  24. "İptal-i his nevinden, gaflet sarhoşluğuyla muvakkaten hissetmez. Fakat, hissedeceği zaman, yani kabre yakın olduğu vakit birden hisseder." Buradaki "Kabre yakın olma" hangi zamandır; yaşlılık hali mi yoksa sekerat vakti midir?

  25. "Cilve-i esma-i ilâhiyeyi tazelendiren masnuatın, zamanın geçmesiyle vazifelerinin bittiğinden âlem-i gayba geçmelerini adem ile idam tasavvur ederek; ve tesbihat sadalarını zeval ve firak-ı ebedî vaveylâsı olduklarını,.." tesbihat sadaları ne demektir?

  26. "Hem şu haldeki insan, merhamet ve şefkate lâyık değildir. Çünkü kendi kendine bu dehşetli vaziyeti veriyor." Üstad Hazretleri ve diğer mürşitler dalalet yolunda olanlar için çok çabalıyor. Bu iki meselenin değerlendirmesini nasıl yapmak gerekir?

  27. Yaşlılık zamanında, gençliğimde bazı şeyleri yaşayamadığım için içimde ukde kalır mı? "Gayr-ı meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azap çekmektir." cümlesini sindirmem için yardımcı olur musunuz?

  28. "Gayr-ı meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz bir adâvettir." Peki, bunun ahirette de cezası var mı? Yani sadece dünyaya mı bakar bu aşırı muhabbetin cezası? Ve bu halin fıkhen hükmü nedir, haram mı mekruh mu yoksa mübah mı?

  29. "Gayr-ı meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azap çekmektir." cümlesini izah eder misiniz??

  30. "Bir kısmı sizi hiç tanımıyor, tanısa da sizi sevmiyor, sevse de size bir fayda vermiyor; dâimâ hadsiz firâklardan ve ümitsiz dönmemek üzere zevâllerden azab çekiyorsunuz." ifadelerini açar mısınız?

  31. "Hayat ve vücudun yükünü, Onun kudretine, rahmetine teslim edip, kendine yüklemeyip, belki kendisi o hayatına ve nefsine biner hükmünde bir rahat makam bulur." Nefse binmenin tam olarak anlamı nedir, bilgi verir misiniz?

  32. "Fikrin sönük ise; Kur'anın güneşi altına gir, imanın nuriyle bak ki: Yıldız böceği olan fikrin yerine her bir âyet-i Kur'an, birer yıldız misillü sana ışık verir." Bu cümleyi açıklar mısınız?

  33. "Hâlık-ı Rahîminin rahmetinden daha ileri şefkatini sürme." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  34. "İnsanlar, hayvanlar gibi mevcudat başıboş değiller; belki vazifedar memurdurlar, bir Hakîm-i Rahîmin nazarındadırlar. Onların âlâm ve meşakkatlerini düşünüp ruhuna elem çektirme..." İzahı; acılara duyarsız mı kalacağız?

  35. "Sen kendi kafana dünya yükünü yüklettirerek ehvâlini düşünüp merak etme." cümlesini izah eder misiniz?

  36. "Gayr-ı meşru daireye girme. Çünkü o dairedeki bir lezzetin bazan bin elemi var. Hem hakikî ve daimî lezzet olan iltifâtât-ı Rahmâniyeyi kaybetmeye sebeptir." İzah eder misiniz, tövbe edilse de Rahmanî iltifattan mahrum kalınır mı?

  37. Beşerin uzun ve fırtınalı ve dağdağalı olan ebed tarafındaki yolculuğunu gayet derecede teshil eder. Bin, belki elli bin senelik mesafeyi bir günde kestirecek vesaiti gösterir..." cümlelerini devamıyla açar mısınız?

  38. "Ehl-i dalâlet ... Onlara karşı bir hakâret, bir adâvet ettiğinden, elbette semâvât ve zemin, onlara ağlamak değil, belki onlara nefrîn eder." cümlesini nasıl anlamalı, "dalalet ehlinin hakaret ve adaveti" nasıldır?

  39. Bediüzzaman'a göre beşeri aşk nasıl olmalıdır?

  40. Muhabbet bahsinde, sevmeyi Allah hesabına yapmamız gerektiği anlatılırken, İkinci Nükte'de, peder, veled hakkına değinilmiş. Bu bir tezat değil midir?

  41. Asıl lâyık-ı muhabbet olan diğer bir mahbuba perde veya âyine olduğunu göstermekle, muhabbetin yüzü mecazî mahbuptan hakikî mahbuba nasıl çevrilebilir?

  42. Otuz İkinci Söz'deki Muhabbet bahsini örneklerle açar mısınız?

  43. "Hem peder ve valideyi şefkatle teçhiz eden ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenâb-ı Hakkın muhabbetine aittir." Allah adına sevmek nasıl olur? Ta ki zevallerinden sonra üzülmeyelim!

  44. "Zira münakaşa, ya gıbta ve hasedden gelir. Pederde oğluna karşı o yok." Baba oğul arasındaki münakaşaların kaynağı nedir? Üstad'ın dediği ile tam örtüşmeyen durumların kaynağı nedir?

  45. Sevmek gayriihtiyari bir duygu değil midir? Öyle ise anne babamızı, Peygamberimizi ve Allah´ı neden sevmek zorundayız? Neden din bunu bize şart koşmuş?

  46. "O muhabbet ve hürmet, şefkat, Allah için olduğunun alâmeti şudur ki: Onlar ihtiyar oldukları ve sana hiçbir faideleri kalmadığı ve seni zahmet ve meşakkate attıkları zaman, daha ziyade muhabbet ve merhamet ve şefkat etmektir." Açıklar mısınız?

  47. "Madem peder kimseyi değil, yalnız veledinin kendinden daha ziyade iyi olmasını ister. Ona mukabil, veled dahi pedere karşı hak dâvâ edemez." Bu ifadeler hakkında birkaç değerlendirme yapar mısınız?

  48. "Demek pederine isyan eden ve onu rencide eden, insan bozması bir canavardır." cümlesini nasıl anlamalıyız, çocuk hiç mi babasına bir şey diyemez?

  49. Üstad, âyetin beş mertebe hürmet ve şefkate evlâdı davet ettiğini söylüyor. Bu mertebeler nelerdir?

  50. "Kur’ân’ın nazarında valideynin hukukları ne kadar ehemmiyetli ve ukukları ne derece çirkin olduğunu gösterir." cümlesini ve "ukuk" kavramını izah eder misiniz?

  51. İnsan eşine karşı nasıl bir aşk, nasıl bir sevgi beslemeli? Ya da eşine beslediği aşk mecazi aşk mı?

  52. Aşık olmak iradi bir şey olmadığı halde, Said Nursi niçin aşık olmayı iradi bir şeymiş gibi gösteriyor? Hem aşık olmak günah olmadığı halde Said Nursi´nin haram durumlar için kullandığı "zehirli bal" ifadesini kullanmasını nasıl izah edersiniz?

  53. "Dünyayı ve ondaki mahlûkatı mânâ-yı harfiyle sev; mânâ-yı ismiyle sevme. 'Ne kadar güzel yapılmış.' de. 'Ne kadar güzeldir.' deme. Ve kalbin bâtınına, başka muhabbetlerin girmesine meydan verme. Çünkü, bâtın-ı kalb âyine-i Sameddir ve Ona mahsus.." izah?

  54. "Hem ayn-ı muhabbet bir fikirdir." cümlesini açıklar mısınız?

  55. "Hem dünyayı ahiretin mezraası ve esma-i İlahiyenin ayinesi ve Cenab-ı Hakk'ın mektubatı ve muvakkat bir misafirhanesi cihetinde sevmek -nefsi emmare karışmamak şartıyla- Cenab-ı Hakk'a ait olur." cümlesini ve nefs-i emmareyi açıklar mısınız?

  56. "Aynen onun gibi, bütün nimetlere ve meyvelere... eğer Cenab-ı Hakk'ın iltafatatı, rahmeti ve ihsanatının meyveleri..." cümlelerindeki meyvelerden maksat maddilere münhasır mıdır?

  57. "Her bir taife beğendiği elbiseleri ayrı, hoşuna gittiği erzakı ayrı, rahatla istimal edeceği silâhları ayrı ve mizacına deva olacak ilâçları ayrı oldukları halde..." Örnek verir misiniz?

  58. "Bin bir esmâdan yalnız Adl ve Hakem ve Hak ve Rahîm isimlerinin bin bir mertebelerinden,.." İzah eder misiniz, "bin bir mertebe"den kasıt nedir?

  59. "Muzaaf ihtiyaç, iştiyaktır. Muzaaf iştiyak, muhabbettir. Muzaaf muhabbet dahi aşktır. Ruhun tekemmülâtına göre, merâtib-i muhabbet, merâtib-i esmâya göre inkişaf eder." cümlesini izah eder misiniz? Bütün esmaya muhabbet, sıradan insanlar için mümkün mü

  60. Allah insanları ayırmadan hepsini sever mi? Mesela; bir annenin aradaki farka rağmen, tüm çocuklarını sevmesi gibi...

  61. Bizi tecrübe eden Cenab-ı Hakk'a karşı muhabbet nasıl oluşur? Allah´ı çok sevmek istiyorum; Risaleler bu konuda bana yardımcı olabilir mi?

  62. "Nefsine muhabbet ise, ona acımak, terbiye etmek, zararlı hevesâttan men etmektir." Nefsimizi nasıl terbiye edeceğiz, nasıl terbiye tememiz lazım? Zararlı hevesattan nasıl menedeceğiz?

  63. "Ahbaplara muhabbetin ise, madem Allah içindir. O ahbapların firakları, hattâ ölümleri, sohbetinize ve uhuvvetinize mâni olmadığı için, o mânevî muhabbet ve ruhanî irtibattan istifade edersin. Ve mülâkat lezzeti daimî olur." İzah?

  64. "Enbiya ve evliyaya muhabbetin ise: Ehl-i gaflete karanlıklı bir vahşetgâh görünen âlem-i berzah, o nuranîlerin vücutlarıyla tenevvür etmiş menzilgâhları suretinde sana göründüğü için, o âleme gitmeye tevahhuş, tedehhüş değil,.." İzah nasıldır?

  65. "Hattâ dünyada yediğin meyve üstünde söylediğin 'Elhamdü lillâh' kelimesi, Cennet meyvesi olarak tecessüm ettirilip sana takdim edilir. Burada meyve yersin, orada..." Şükr-ü manevi nasıl taam olur?

  66. "İbadette gençlik kuvvetini sarf etmenin neticesi, dâr-ı saâdette ebedî bir gençliktir." Ehl-i cennetin hepsi genç değil midir?

  67. "Onların makamları ayrı ayrı da olsa, yine o mes'ud âileye sâfî olarak lezzet-i sohbeti Cennete lâyık bir hüsn-ü muâşeret sûretinde dâr-ı bekâda ebedî mülâkât ile ihsan eder." cümlesini izah eder misiniz?

  68. "Dünyadaki eski maceraları birbirine mütelezzizane nakletmek." cümlesini izah ederek, varsa ilgili ayet ve hadisleri paylaşır mısınız?

  69. "Valideyn ve evlâda muhabbet-i meşruanın neticesi, nass-ı Kur’ân ile Cenâb-ı Erhamürrâhimîn, onların makamları ayrı ayrı da olsa, yine o mes’ut aileye sâfi olarak lezzet-i sohbeti,.." Devamıyla izah eder misiniz?

  70. "... âdi bir adam, en yüksek bir makama, muhabbet ettiği âli-makam bir zâtın tebaiyetiyle girebilir." cümlesine göre; en yüksek makama çıkmanın yolu tebaiyetten mi geçer?

  71. "'Letâif-i Cennet, cilve-i esmânın temessülâtıdır.' Teemmel!.." cümlesini açıklayarak aklımıza yaklaştırır mısınız?

  72. "Şuhuddan sonra ehl-i şuhudun hüsn-ü cemâli o derece fazlalaşır ki, döndükleri vakit, saraylarındaki aileleri çok dikkatle, zorla onları tanıyabilirler." Buradaki "şuhut ehli" ve "saraylarındaki aileleri" ifadesi, kimler için kullanılmış?

  73. Bir cevabınızdaki "Ailelerden kast edilenler ise, huriler ve gılmanlardır. Yoksa dünyadan gelme hanım ve çocuklarımız değildirler." ifadesinin kaynağı nedir?

  74. Cenab-ı Hakk'ın isimlerini, ağaçta, böcekte, çiçekte, hayvanda, insanda vs. kolaylıkla okuyabiliyoruz. Ama hadiselerde biraz daha müşkil oluyor, belki de hiç okuyamıyoruz. Hadiselerdeki esma tecellilerini Risalelerden yola çıkarak açıklar mısınız?

  75. Bütün esma her eşyada tecelli ediyor mu? Allah'ın tüm isimleri bir eşyada tecelli eder mi?

  76. Risale-i Nur'un birçok yerlerinde iman etmeyenlerin ne kadar zulümatlı ve boğucu hayatları olduklarından bahsediliyor. Ama onlar sanki hayatlarından memnun gibi görünüyorlar. Açıklar mısınız?

  77. Üstad'ın bahsettiği marifetullah, tecrübeyle, yaşayarak ve düşünerek elde edilebilir mi? Marifetullah konusunu biraz açar mısınız?

  78. Cenab-ı Hakk'ın koku ve tatlardaki esmaları hangileridir?

  79. "Sanat eseri olan bir varlığın kendine bakan faydası binde birdir." diyor Üstad. "Bir tek şey binler lisanlarla Allah şehadet ediyor." derken, aynı şey mi anlatılıyor?

  80. İnsan için hayatın her çeşit lezzetini ve keyiflerini tadarak yaşayabilmenin ölçüsü nedir?

  81. Ruh cesede göre soyut, ruha göre de Cenab-ı Hakk'ın isimleri soyuttur. İnsan esmanın tecellisi olurken, o isimler somutlaşıyor mu?

  82. "Muhabbetin cemal, ihsan ve kemal olmak üzere üç sebebi vardır." Deist denen bir grup var. Bunlar, "Allah kainatı yarattı, sonrasına karışmıyor.", diyorlar. Acaba ihsanı reddetmek için mi, sorumluluktan kaçmak için mi bunu yapıyorlar?

  83. Mevcudattaki her şey esmanın tecellisi olduğuna ve her şeyin faili Allah olduğuna göre, mevcudat aslında Allah mıdır? İnsan nedir? Mevcudat nedir? Risale-i Nurlardan örneklerle cevap verir misiniz?

  84. İnsanın ibadetlerinde tecelli eden isimleri, yani hangi ismin hangi ibadetlerde tecelli ettiği konusunda bilgi verir misiniz? Risalelerde bu konu nasıl işleniyor?

  85. İnsan, çocuğuna bakarken hangi esma-i hüsnanın tecellilerini görebilir?

  86. Çok öfkeli bir insanın üzerinde tezahür eden isimler nelerdir? Öfkeyi yerinde kullanıp kullanamaması isimlerin tezahüründe farklılık gösterir mi? Şer ademdir, peki şerri insan işlerken de Allah´ın isimleri tecelli eder mi?

  87. Kainat, Allah'ın isimlerinin gölgelerinin gölgeleridir, deniyor. Neden isimlerin hakiki tecelli edeceği bir alem değil de gölgeli bir alem yaratılmıştır?

  88. Mevcudat, canlı-cansız her şey "abd" midir; ibadet ederler mi?

  89. "Bir elmada kendi nefsine bakan bir yön varsa, mucidi ve sanatkârı olan Allah’a bakan yüzlerce yönü vardır." Bu cümleyi açıklar mısınız; yüzlerce yönü nasıl anlamak lazım?

  90. Aşık olmak, kişinin Allah'a olan samimiyetini, ihlasını bozar mı?

Yükleniyor...