Hazreti Ali'nin (r.a) Celcelutiye’de "Risale-i Nur’dan ve ehemmiyetli risalelerinden" aynı numara ile haber vermesi ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"İmam-ı Ali Radıyallahü Anh, Celcelutiye’sinde pek kuvvetli ve sarahate yakın bir tarzda Risale-i Nur’dan ve ehemmiyetli risalelerinden aynı numara ile haber verdiğini, Yirmi Sekizinci Lem’a ile Sekizinci Şuâ tam ispat etmişler. İmam-ı Ali Radıyallahü Anh, Risale-i Nur’un en son risalesini Celcelutiye’de وَاسْمِ عَصَا مُوسٰى بِهِ الظُّلْمَةُ انْجَلَتْ fıkrasıyla haber veriyor." (Emirdağ Lâhikası-I, 93. Mektup)
Bu ifade, Bediüzzaman Said Nursi’nin eserlerinde sıkça başvurduğu ebced ve cifir hesabı ile ilgilidir. "Aynı numara ile" denilerek kastedilen temel mesele, Hz. Ali’nin (r.a.) Celcelutiye kasidesinde geçen bazı ifadelerin sayısal değerinin, Risale-i Nur’daki belirli risalelerin isimleri veya içerikleriyle matematiksel olarak tam örtüşmesidir.
Ebced ve Cifir Uyumu
Ebced hesabında her harfin sayısal bir karşılığı vardır. Risale-i Nur Müellifi, Celcelutiye gibi ilham kaynaklı metinlerdeki kelimelerin toplam sayısal değerini hesaplar. Eğer bu toplam, bir risalenin yazıldığı yıla, risalenin ismine veya o risalenin kaçıncı sırada olduğuna (Mesela 33. Söz gibi) denk geliyorsa, buna aynı numara ile haber vermek denir.
İsim ve Sıra Numarası Tevafuku
Buradaki numara sadece matematiksel bir toplam değil, bazen doğrudan eserin sırasıdır.
Mesela Celcelutiye’deki bir beyit veya kelime grubu ebced hesabıyla "598" sayısını veriyorsa ve bu sayı "Asâ-yı Musa" isminin ebced değerine denk geliyorsa;
Veya kasidede işaret edilen bir bölümün sırası, Risale-i Nur Külliyatı'ndaki o konunun işlendiği risalenin numarasıyla (25. Söz, 10. Söz gibi) aynıysa;
Bu durum, Hz. Ali'nin (ra) o esere yüzyıllar öncesinden aynı numara ile yani aynı sayısal kodla işaret ettiği şeklindedir.
Sarahate Yakın
Metinde geçen "sarahate yakın" ifadesi, bu benzerliğin çok zorlama olmadığını, rakamların birbirini büyük ölçüde veya tam tuttuğunu vurgulamak için kullanılır. Yani rastgele bir benzerlikten ziyade, hesaplandığında net bir şekilde ortaya çıkan bir tevafuk kastedilmektedir.
Özetle Hz. Ali'nin (ra) Celcelutiye'deki şifreli ifadelerinin sayısal karşılığı ile Risale-i Nur’un bölümlerinin isim veya sıra numaralarının birbirine tam uymasıdır. Üstad'ımızın aşağıda bu konuda verdiği beyanat bu konuya İmam-ı Ali'nin ne kadar irtibatlı olduğunun açık bir izahıdır:
"Ve surelerin tâdâdında dahi yine yirmi beşinci mertebede ibareyi değiştirip, baştan başlar gibi بِحَقِّ تَبَارَكَ diyerek Risale-i Nur’un en mübarek ve bereketli olan Yirmi Beşinci Sözün ehemmiyetini gösteriyor. Sonra yirmi altı ve yedide اَبَاذِيخَ بَيْذُوخٍ وَذَيْمُوخٍ بَعْدَهَا der."
"Sonra otuz ve otuz birincide بِبَلْخٍ وَسِمْيَانٍ وَبَازُوخٍ بَعْدَهَا deyip yine ibareyi değiştirip بَعْدَهَا kelimesini zikreder. Gayet zâhir ve kuvvetli bir karine ile, içtihada dair Yirmi Yedinci Sözün Sahabeler hakkındaki çok mühim ve kıymettar zeylini ve Mi’raca dair Otuz Birinci Sözün şakk-ı kamere dair ve ona çok ihtiyaç bulunan ehemmiyetli zeylini بَعْدَهَا kelimesiyle gösterir gibi, kuvvetli işaret eder. Ben itiraf ediyorum ki, ben bu zeyilleri unutmuştum. İmam-ı Ali’nin (r.a.) bu ihtarıyla tahattur ettim. Şakk-ı kameri sabıkan yazdım. Şimdi bu anda Sahabeler hakkındaki zeyli hatırladım." (Şualar, Sekizinci Şua)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü